Skyfall (2012)

 23. Bond filmi Skyfall’ın esas yıldızının yönetmen Sam Mendes ve görüntü yönetmeni Roger Deakins olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Daha önce hiçbir Bond filminde aksiyondan çok görselliğin bu denli ön plana alındığı kuşkusuz görülmemiştir.

MI6 ciddi bir saldırıya uğrar ve kurumun değerleri temelden sarsılır. M’e karşı sadakat testinden geçen ajan James Bond kişisel bedelleri ağır olsa da, tehdidi bulup her ne pahasına olursa olsun yok etmelidir. Zira MI6’yı ciddi riske sürükleyen isim Silva adında gözü kara, gizemli bir adamdır…

İstanbul’daki açılış sekansı, Şangay’da geçen renk oyunlarıyla süslü tüm sahneler (mesela Bond düşmanıyla dövüşürken fonda deniz anaları falan var!), Adele’nin Skyfall şarkısı, Javier Bardem’in nev-i şahsına münhasır müthiş kötü adam kompozisyonu ve her zamanki gibi Bond’a en çok yakışan isim Daniel Craig, filmin artı yönleri. Skyfall, konusuyla da çoğu Bond filminden ayrılıyor çünkü bu sefer teknolojik silahlarla dünyayı yok etmek isteyen, savaş çıkarmak isteyen insanlar yok. Oldukça kişisel bir hikaye var karşımızda.

Skyfall, Quantum of Solace’dan ileride, Casino Royale’den ise bir tık geride bir film. Skyfall’ın İstanbul ve Adana’da çekilen 15 dakikalık açılış sekansı da aksiyonel anlamda oldukça doyurucu. Ülkemizde bu kadar güzel bir aksiyon sekansı çekilmesi açısından da oldukça önemli. Casino Royale’den sonra en iyi açılış sekansı olduğunu söylememiz yanlış olmaz. İkinci yarı itibariyle ise Roger Deakins’in kadrajlarıyla Bond dünyasının bir anda western filmine geçmiş hissiyatı yaratması önemli. Esas şok ise Bond ve düşmanı Silva arasında geçen, eşcinsel açılımlar hissettiren şu cümlede gizli. Silva: Her şeyin bir ilki vardır.(Bond’un bacağına dokunur) Bond: “İlk defa olduğunu nereden biliyorsun?” Silva: “Oh, Bay Bond!”. 23 film boyunca Bond’un ilk defa böyle bir cümle kurması kuşkusuz Bond tarihi açısından devrimci bir yöne sahip. Bond kızı mı dediniz? Bu konuda hayal kırıklığına uğramanız muhtemel. Şangay sahnelerinde yer alan Berenice Marlohe’un filmdeki varlığı oldukça kısa.

 Skyfall ile birlikte son üç Bond filmini ele alırsak, hiç olmadığı kadar “kişisel” bir Bond serisinin devam ettiğini söyleyebiliriz. 1987 ve 1989’da Timothy Dalton’un getirmeye çalıştığı ama o zamanlar tutulmayan Bond yorumunun günümüzde Daniel Craig sayesinde çok iyi işlediği bir gerçek. Yeni Bond’u asıl güçlü kılan da bu zaten.

4 / 5

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s