Bachelorette (2012)

Leslye Headland’ın ilk yönetmenlik denemesi olan “Bachelorette” (Bekarlığa Veda), bugüne kadarki erkek egemen bekarlığa veda partilerini tersine çevirip, yakın zamanda izlediğimiz “Magic Mike” (2012) gibi bu sistemi kadınlar üzerinden inşa ediyor. Fakat kadın egemen bir parti zihniyeti çizerken bunu tıpkı erkeklerde olduğu gibi birebir uygulaması, feministleri kızdıracak bir “kadın filmi”ne dönüşmesine neden oluyor.

l_1920849_2581e9f7

Evlenmek üzere olan Becky (Rebel Wilson), lisedeyken kendisiyle “domuz surat” diye dalga geçen üç eski lise arkadaşını nedimeleri olması için düğününe davet ediyor. Evlenme çağına çoktan gelmelerine rağmen oldukça sorumsuz, “seks ve uyuşturucu” ikileminde bir hayat geçiren Regan (Kirsten Dunst), Gena (Lizzie Caplan) ve Katie (Isla Fisher), eskiden çok uğraştıkları “domuz surat” Becky’nin kendilerinden önce mutluluğa ulaşmasıyla kendilerine gelmeye ve sorumluluk altına girmeye çalışıyorlar. Bunun için bir “bekarlığa veda partisi” düzenleyen üçlü, bunu eline yüzüne bulaştırınca durumu düzeltmek için çabalamaya başlarken, bir yandan da kişisel sorunlarıyla boğuşacaklardır.

Bu tür filmlerin vazgeçilmez üçlüsü olan “seks-küfür-uyuşturucu” formülünü “romantik-komedi” yapısıyla harmanlayıp, kadın egemen bir dünyaya uyarlayan film, türün getirdiği tüm klişeleri birer birer uygulamaktan çekinmiyor. Hal böyle olunca başından sonuna kadar her hamlesi tahmin edilen basit bir “karakter komedisi” olmaktan ileriye gidemiyor. “The Hangover” (2009)’daki üçlü Phil, Stu ve Alan’ın yerini burada “sürtük” lakaplı Regan, Gena ve Katie alıyor. Aradaki tek fark ise “The Hangover”da uyandıktan sonra oluşan olaylar zinciri “Bachelorette”de yerini “uykusuzluk”a bırakıyor zira, geceden sabaha kadar halletmeleri gereken bir görev var bu sefer.

bachelorette07

Kirsten Dunst’ın “seks”, Lizzie Caplan’ın “küfür”, Isla Fisher”ın ise “uyuşturucu” üzerine kurulan karakterleri, “klasik formül”ü yerine getiriyor ve akılda kalıcı bir üçlü yaratmayı başarıyor. Bu üçlünün ortak noktası ise “cinsel yaşamın sıradanlığı”, “orta yaş krizi” ve “kimlik arayışı” oluyor. Steven Soderbergh’in “Magic Mike” (2012)’da yaratmış olduğu “striptizci erkekler talep eden kadın toplum” fikrine benzer bir yapı olan “kadınların bekarlığa veda partisi”, bu özgünlüğünü “kendini iyi hisset finali”, “seks ve küfür komedisi”, “karton karakterler”, “bayat espriler” gibi noktalarda kaybederek iyicene sıradanlaşıyor ve film bittiğinde geriye pek elle tutulur bir şey kalmamasına neden oluyor.

2 / 5

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s