Killing Them Softly (2012)

2000 yılında “Chopper” ile büyük bir çıkış yapan, 2007’de ise “The Assassination of Jesse James by the Coward Robert Ford” ile sinemasının doruk noktasını oluşturup postmodern bir başyapıt yaratan Andrew Dominik, kuşkusuz 2000 sonrası ortaya çıkan yönetmenler kuşağının “ustalık kumaşı” bulunan “stilize” isimlerinden biri. Fakat bu stilizelik Dominik’in “narsisizm” patlaması yaşamasıyla birleşince, büyük şeyler söylüyor gibi gözüken ve bunu izleyicinin alacağı “şiddetsel orgazm”ın tavan yapması için tasarlandığı apaçık belli olan iki sahneyle destekleyip kendine aşırı güvenen, kibri büyük bir film ortaya çıkıyor.

kts

Mafyanın kaçak kumar oynatan batakhanesinin soyulmasıyla başlıyor her şey. Batakhanenin patronu Markie (Ray Liotta), daha önce kendi oyununu soydurduğunu birkaç kişiye ağzından kaçırmıştır. Bu seferki soygunla bir alakası yoktur, zira soyguncular bu soygunun Markie’ye patlayacağını bildiğinden rahattır. Batakhanesi ikinci kere soyulan Markie baş şüpheli durumuna düşer. Mafya ise sorgulama yapma ve cezasını kesmek için insanları “kibarca öldüren” tetikçi Jackie Coogan’ı (Brad Pitt) görevlendirir. İki soyguncuya ise Coogan adım adım yaklaşmaktadır.

Killing Them Softly, Michael Mann’in suç-ganster filmlerine benzer bir yapının sanatsal ve stilize bir ivmeyle harmanlanarak Tarantino-vari diyaloglarla “kara-komedi”ye öykünmüş hali. Asıl derdi ise stilize bir suç-ganster filmi olmak değil, bunu olabildiğince sert ve ağır bir dille politikleştirebilmek. Bu amaç doğrultusunda filmde hikayenin hemen her alanında ya televizyonda “Barrack Obama” ve “George W. Bush”un görüntülerini görüyoruz ya da hikaye kurgusu içerisine serpiştirilmiş olarak konuşmalarını duyuyoruz. Hal böyle olunca karakterler de “kör göze parmak” misali “başkan”ın, “halk”ın, “bankalar”ın filmdeki yansımasına bürünüyor.

kthom

Popülist izleyicilerin büyük bir çoğunluğunun filmin tamamını getiremeden salondan dışarı çıkacağı apaçık ortada. Çünkü Killing Them Softly her ne kadar eleştirisini popülist bir tabanda açık ve net bir şekilde yapsa da, hikaye kurgusu açısından popülist izleyiciyi etkisi altına almaktan olabildiğince uzak. Çünkü Tarantino filmlerinin akıcı kurgusal düzlemi ve eğlenceli yapısı burada yok. İşte tam bu noktada Dominik, biri dayak diğeri de ölüm olarak üzere iki sahneyi stilizeleştiriyor, filmin biçemine yediriyor ve izleyicinin “şiddetsel orgazm”ının tavan yapmasına oynuyor. Şiddet sahnelerinin aşırı gerçekçi ve kanlı bir biçimde çekildiği malum. Fakat yönetmen Dominik olunca bu tarz hamleler zaten bekleniyordu. O yüzden Michael Winterbottom’un “The Killer Inside Me” (2010) sindeki o şok edici, gerçekçi şiddet sahnesinin etkisini bende yaratamadığını söyleyebilirim.

Andrew Dominik, bir önceki filminde sinematografik açıdan bir şaheser yaratmasına rağmen bu filmde genelde karakterlerini bol diyaloglara ve dolayısıyla tek mekanlarda bolca “yakın plan” ve “göğüs plan”lara mahkum ediyor. Fakat “kült film” duruşu veren “açılış sekansı”, “stilize öldürme sahneleri” ve “gerilimli soygun sahnesi” filmdeki durgun görsel yapıyı hareketlendirip “gösterişçi” ve “narsist” bir biçeme kavuşturuyor. Bu narsistlik Andrew Dominik tarafından film boyunca devam ediyor. İzleyiciye zaten bildiği şeyleri tekrar tekrar, uzun uzun anlattıkça anlatıyor. Aralara stilize sahnelerini yerleştirip “film böyle yapılır” gibi bir hava veriyor, sonra tekrar anlatmaya başlıyor ve finalde artık herkesin dillerine peleşenk olan “Amerika bir ülke değil, bir şirket” sözcüğünü söyleterek  “bu dünyaları ben yarattım” havasına bürünüyor.

sthom

Killing Them Softly, Brad Pitt’in kültleşmeye yakın karakteri “Coogan” ile, “stilize öldürme sahneleriyle”, “suç-gangster” filmleri yapısını hem minimal hem popülist kavramlarla donatıp türün tüm kalıplarıyla oynamasıyla, “politika”yı gangster filmi ve kara komedi modelinin içerisine hikaye kurgusu üzerinden inşa etmesiyle hatırlanacaktır. Fakat bu “hatırlanma”nın Andrew Dominik’in ilk iki işi kadar “bütün” bir şekilde değil de, filmin bazı sahneleriyle akıllarda kalacak olması belli bir oranda “geri adım” olarak nitelendirilebilir.

2.5 / 5

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s