2012 Yılının En Kötü 15 Türk Filmi

2012’yi geride bırakırken birçok güzel filme, başyapıta tanık olduğumuz kadar yığınla kötü film de izledik elbet. Bu yıl vizyona giren 60 Türk filmi içerisinden ne yazık ki yine en az “15 kötü film” çıkabilecek kadar bir liste vardı. Umarız 2013 sonunda bu sayı daha da azalır diye ümit ediyoruz fakat özellikle bazı filmleri gördükçe ve bunların serileştirildiğini düşündükçe her sene en az “15 kötü film” izleyecekmişiz gibi gözüküyor.

Not: Sıralama öylesine yapılmıştır.

1) Süpertürk (2012) – Tamer Karadağlı

Zaten çok az sayıda olan Türk fantastik sinemasının ne kadar gelişmediğini gösteren Süpertürk, “ciddisini yapamıyoruz, o zaman mizahını yapalım” düşüncesiyle gülünç bir Türk Superman’i yaratıyordu. Fakat işin “mizah” kısmını da beceremeyince, Müjdat Gezen’in Homoti (1987)’si kadar hatırlanmak istenmeyecek bir şeye! dönüşüyordu.

superturk

2) Van Gölü Canavarı (2012) – Mehmet Bükülmez

Van Gölü Canavarı’nı da sinemamızda “komedi”den ziyade yeni bir akım olmaya başlayan “güldürmeyen güldürü”nün demirbaş örnekleri arasında anmak mümkün. Vasat ötesi espriler, ol(a)mayan hikaye örgüsü, kötü oyunculuklar. Kısacası “güldürmeyen güldürü”de olması gereken her şey var.

van

3) Moskova’nın Şifresi: Temel (2012) – Adem Kılıç

İkinci bir Recep İvedik vakası olarak yorumlayabileceğimiz “Temel”in, ikinci macerası da çok geçmeden gösterime girdi. Üçüncüsünün de çıkacağını tahmin etmek dünyanın en kolay işi olsa gerek. Tabii ki zeka içeren diyaloglar minimumda olmak üzere “hatırlanmak istenmeyen filmler” rafına kaldırıldı.

moskova

4) Laz Vampir Tirakula (2012) – Metin Koç, Ulaş Zeybek

“Türkiye’de bir vampir filmi çekelim, bu vampir laz olsun, Drakula’yı da Tirakula yapalım” = Laz Vampir Tirakula’nın ortaya çıkış mantığı. Bu mantıkla ortaya çıkan bir filmden tabii ki güçlü bir komedi beklemiyoruz. Ama birazcık da olsa gülmek hakkımızdı diyerek nice “Laz Kurtadam”lara diyoruz.

laz-vampir-tirakula_338358

5) Bana Bir Soygun Yaz (2012) – Biray Dalkıran

“Araf”, “Cennet” ve “Cehennem” üçlemesiyle “korku” kulvarında şansını deneyip “ultra başarısız” bir üçlemeye imza atan Biray Dalkıran, bu sefer şansını komedide denemek istiyor, fakat tutmayan maya yine tutmuyordu. Karton ve şapşal karakterleri eşliğinde ülkemizde sayısı artmaya başlayan Guy Ritchievari “kara komedi” denemelerinin kuşkusuz en kötüsüydü.

bana bir

6) Oğlum Bak Git (2012) – Kamil Çetin

Kısa sürede popüler kültür haline gelen gereksiz bir söz ya durumu sürü psikolojisi etkisiyle abartmakta ülke olarak üstümüze yok. Hal böyle olunca, abartılmasına bir türlü anlam veremediğim “Oğlum Bak Git”in basılan t-shirtlerinden sonra sinema filminin çıkması da kaçınılmazdı. Sonuç, tabii ki bir daha görmek istemeyeceğimiz kadar vahim.

oglum-bak-git-sinema-filmi_324328

7) Çanakkale Çocukları (2012) – Sinan Çetin

Sadece bu senenin en kötü Türk filmleri arasında değil, en kötü Türk savaş filmleri arasında yer alacak Çanakkale Çocukları, vizyona girmeden önce paylaşım sitesi “youtube”a konan 2,5 dakikalık abartı ötesi küfür sahnesiyle tepkileri çekmişti. Açıkçası filmin kötü olduğunu anlamak için sadece bu sahneyi izlemek bile yeterliydi.

çanakkale-çocukları-afiş

8) Evim Sensin (2012) – Özcan Deniz

“Beni Mahsun’la değil Chaplin’le kıyaslayın” diyen Türk sinemasının medar-ı iftiharı yönetmenlerinden Özcan Deniz’in “Evim Sensin”i, hem “A Moment to Remember” (2004)’ı, hem de “Beni Unutma” (2011)’yı taklit eden bir uyarlamaydı. İki filmin çeyreği kadar bile başarılı olmayı beceremiyordu ama Issız Adam (2008) gibi popülerliğini sonuna kadar kullandı. Sonuç: 2 milyonun üzerinde izleyici, dillere peleşenk olan bir “türkü” ve sinemasal olarak bir “hiç”.

Evim-Sensin_40c31c19-e54e-4473-a366-498d7dd6672d_1

9) Öz Hakiki Karakol (2012) – İbrahim Güler

Öz Hakiki Karakol, güldürmeyen skeçleriyle uzaya uzaya 85 dakikalık bir “güldürmeyen güldürü”ye dönüşüyor ve akılda kalıcı hiçbir sahne veya sekans yaratamadan süresini tamamlıyordu. Böylelikle 2012’nin en etkisiz komedilerinden birine dönüşüp listede yer bulması kaçınılmaz oluyordu.

3261-oz-hakiki-karakol-asayis-berkemal-aga

10) El Yazısı (2012) – Ali Vatansever

El Yazısı, aslında listedeki diğer filmlere göre daha iyi niyetli bir film olsa da, kanımca listede olmayı hakediyordu. Dizi mantığını ön planda tutan görsel yapısını yine dizi dramatizmiyle tamamlayan film, akılda kalmayacak karakterlere ve vasat esprilere sahipti.  ‘Crowdsourcing’ yöntemiyle internetten destekçileri tarafından para toplanan film, tüm iyi niyetine rağmen, vasat senaryosuyla hatırlanmayacak bir “ilk film”e dönüşüyordu.

el-yazisi-2012

11) Kaos: Örümcek Ağı (2012) – Cem Gül

Türk aksiyon – ajan sineması içerisinde oldukça “gülünç” bir örnek olarak akıllarda kalacak olan Kaos: Örümcek Ağı; uyumsuz müzikleriyle, figüranımsı oyunculuklarıyla, Jason Statham filmlerine benzetilmeye çalışılan yalapşap kurgusuyla, Amerikan 3. sınıf aksiyon örneği gibi duran bir işi, Türkiye’de 1. sınıf aksiyonmuş gibi sunmaya çalışmasıyla senenin en kötü Türk yapımlarından biri olmayı başarıyor.

kaos

12) Vücut (2012) – Mustafa Nuri

Yine bir “ilk film” olan “Vücut”, porno endüstrisi, saykodelik bir aşk hikayesi ve şişmanlık derken yönünü yitiriyor, hiçbirisini tam olarak anlatamayan vasat bir “öğrenci projesi” dolaylarında geziniyordu. Sinematografik olarak ilgi çekici hiçbir görseli de bulunmayınca 2012’nin başarısız Türk filmleri arasında kendine yer buluyordu.

vücut

13) Berlin Kaplanı (2012) – Hakan Algül

“Eyvah Eyvah”da oluşturulan “aile şablonu” ve “dramaturji” mantığı tutar düşüncesiyle ortaya çıkarıldığı her halinden belli olan Berlin Kaplanı, Eyvah Eyvah’ın “Almancı” şubesi olmaya çalışıyordu. Fakat işin ne “komedi” tarafındaki, ne de “drama” tarafındaki maya tutmuyor, birkaç sahnesi haricinde sevimsiz bir filme dönüşüyordu.

berlin

14) N’apcaz Şimdi (2012) – Özgür Özberk

Oyuncu Özgür Özberk’in ilk yönetmenlik denemesi N’apcaz Şimdi?, bir nevi “ölüm komedisi” şeklinde kurgulanmıştı. Teker teker aptal, sakar, saçma şekillerde ölen insanlara bir bir gülmemiz beklenirken, oradan oraya koşuşturan karakterler, açılıp kapanan kapılar içerisinde geriye hiçbir şey kalmıyordu. Oyunculuktan yönetmenliğe geçen kişilerin genelde ciddi işler çıkarıp yönetmenliği kanıtlama isteği yaygın olsa da, Özgür Özberk’in bir “ilk film” olarak neden böyle bir komedi filmini seçtiğini anlamak güç.

napcaz

15) D@bbe: Bir Cin Vakası (2012) – Hasan Karacadağ

Hasan Karacadağ tarafından bir üçlemeye döndürülen D@bbe’nin bu şimdilik son halkası, “gerçek cin görüntüleri kullandık”, “Ceyda T. vakası”, “gerçek bir hikaye” gibi söylemlerle medyaya malzeme olup prim yapma peşindeydi. Seri ilerledikçe, seriye olan ilgi ve beğeni de düşünce, Karacadağ “Paranormal Activity”vari bir D@bbe girişiminde bulundu. Sonuç: Gereksiz şekilde süresi uzadıkça uzayan film, son yarım saatinde toparlasa da, vasat bir “buluntu film” örneğine dönüşüyordu.

dabbe

Reklamlar

One comment

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s