Parker (2013)

Her sene minimum 2-3 farklı filmi vizyona giren ve  “çöp aksiyonların unutulmaz oyuncusu” kimliğini her geçen gün daha çok üzerine giyen Jason Statham, 2013 için sezonu “Parker” ile açıyor. Kariyerine baktığımızda Guy Ritchie haricinde “iyi bir yönetmen” ile çalışmadığı görülen (Michael Mann’in “Collateral” (2004) ‘i sayılmaz, zira  tek bir sahnede gözüküyordu) Statham, bu sefer “An Officer and a Gentleman” (1982), “The Devil’s Advocate” (1997) ve “Ray” (2004) gibi iyi işlere imza atmış Taylor Hackford yönetmenliğinde bildiği sularda yüzmeye devam ediyor.

parker

Merhametli oluşu ve ahlaki değerleriyle ön plana çıkan yetenekli bir hırsız olan Parker (Jason Statham), sevgilisinin babası Hurley (Nick Nolte)’nin yönlendirmesiyle bir çetenin soygun işine dahil olur. Soygunu başarılı bir şekilde gerçekleştirmelerine rağmen çete üyeleri Parker’a ihanet eder ve onu ölüme terk ederler. Parker, intikamını almak için geri dönecek, bu sırada yolu orta yaş bunalımlarındaki emlakçı Leslie Rodgers (Jennifer Lopez) ile kesişecektir.

Boş vakit geçirmek isteyen ve sinemayı bir eğlence aracı olarak gören kitlenin kuşkusuz en sevdiği isimlerden biri Jason Statham. Günümüzün bir nevi Sylvester Stallone’si ya da Jean Claude-Van Damme’ı olarak adlandırmamız da mümkün. Salt aksiyon içeren filmleri üzerinde taşıdığı “kaslı, güçlü ve güvenilir erkek” figürü, onu hem erkeklerin özendiği hem kadınların arzuladığı bir “sembol” haline getiriyor. Statham bu imajını Parker’da da başından sonuna koruyor, elbette kötü adamların cezasını kesiyor ve finalde karizmasını tavan yaptıran bir “artistik çekim”le noktayı koyuyor.

statham

“Parker”, Jason Statham’ın son dönemde oynadığı “çöp aksiyon”ların 1-2 kademe üzerinde bir iş. Fakat hepsi bu kadar. Taylor Hackford’ın, ilk kez aksiyon filmine soyunan bir yönetmen olarak iyi bir iş çıkardığını söylemek mümkün. En azından görsel yapı üzerinde daha çok durmuş, aksiyon sahnelerini kanlı ve gerçekçi çekmiş, Jennifer Lopez’in karakteri üzerinden aksiyona yer yer komedi de aşılamak istemiş. Fakat tabii ki bunları yaparken tüm klişeleri kullanmış ve düz bir intikam hikayesi yolu izlemiş. Bu o kadar düz bir yol ki, tek bir sürpriz ya da entrikaya başvurulmadan başladığı gibi biten bir yol…

Filmde kuşkusuz en çok göze çarpan şey, ilk 45 dakikaya kadar filmde varolmayan Jennifer Lopez’in ekrana geldiği her görüntüde kalçasına odaklanılması. Hatta vücudunu da sergilemesi ve seyircinin daha net bir şekilde Lopez’in kalçasına odaklanabilmesi için de dünyanın en klişe formülü uygulanmış. “Üzerindekileri çıkart, dinleme cihazı olmadığından emin olmam lazım.” Asıl şaşırtıcı olan ise Taylor Hackford’un, ilk defa çektiği bir aksiyon filminde Lopez’in kalçalarına ihtiyaç duyması. Hatta hızını alamamış ve Statham’ın bile kalçasına bir ara odaklanmış. Jason Statham ile Jennifer Lopez arasındaki uyumsuz kimya ise kuşkusuz her karede hissediliyor. Fakat bu uyumsuz kimyanın getirdiği garip bir çekimden dolayı yer yer tebessüm edebiliyorsunuz.

statham&lopez

Birkaç iyi artısı olmasına rağmen tahminimce Statham hayranlarının bile evde arkadaşlarıyla birlikte “Jason Statham günü” yapalım dediklerinde akıllarına gelen ilk 5 filmden biri olmayacaktır “Parker.” Belki Lopez’in kalçasına göz atmak için bir ara bakabilirler ama hepsi o kadar!

2 / 5

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s