RSS

18. London Turkish Film Festival 2. Gün

23 Şub

18. Londra Türk Film Festivali’nin 2. günü itibariyle Türk filmleri gösterilmeye başlandı. 3 Mart’a kadar Rio Cinema, ICA ve Cine Lumiere olmak üzere 3 farklı sinema salonunda gösterilecek Türk filmlerine yoğun ilgi gün itibariyle başladı. Günün programında “Saklı Bahçede Aşk”, “Geriye Kalan”, “Can”, “Jin” ve “Araf” filmleri vardı. “Jin” filminin gösteriminden sonra yönetmen Reha Erdem ile “soru-cevap” etkinliği yapıldı. Türk katılımcıların yanı sıra birçok İngiliz sinemaseverin Türk filmlerine yoğun ilgi gösterdiğini söyleyebiliriz. Her film çıkışında izleyiciler tarafından filmler 10 üzerinden puanlanmakta ve bu puanların sonucunda belirlenecek olan “İzleyici Ödülü”nün hangi Türk filmine gideceği merak konusu.

504419436355

TÜRK FİLMLERİNİN GÖSTERİMİNİN ÖNCESİNDE BAZI TÜRK KISALARI DA GÖSTERİLİYOR

Festival kapsamında gösterilecek ve yabancı izleyicilerin beğenisine sunulacak uzun metraj kurmaca ve belgesel Türk filmlerinin yanı sıra, toplamda 9 Türk kısasına da yer veriliyor. Gösterilecek Türk kısaları;

Bir Kurabiye Masalı (2012) – İlkyaz Kocatepe (15 dakika)

Sehven (2012) – Tunç Erenkuş (11 dakika)

Landescapes (2012) – Damla Kırkalı (13 dakika)

Ayna (2011) – Bedirhan Sakçı (11 dakika)

İstirahat Odası (2012) – Hakan Burcuoğlu (20 dakika)

Vardiya 12-48 (2012) – Fatih Özdemir (10 dakika)

Türkçe: Pekiyi (2012) – Murat Bayramoğlu (27 dakika)

Kafes (2012) – Oğuzhan Akalın (12 dakika)

Kadife Çoraplar (2012) – A. Baturay Tavkul (6 dakika)

Festival kapsamında gün itibariyle gösterilen ilk Türk kısası ise Çiğdem Vitrinel’in “Geriye Kalan” filminin öncesinde gösterilen  Fatih Özdemir’in yönettiği, Ercan Kesal ve Nazan Kesal’in oynadığı  “Vardiya 12-48” filmi oldu.

vardiya-12-48

JİN GÖSTERİMİ SONRASI REHA ERDEM SÖYLEŞİSİ

Londra prömiyerini gerçekleştiren ve merakla beklenen bir başka Türk filmi olan “Jin”in gösterimine ilgi oldukça yoğundu. Gösterim sonrasında ise Reha Erdem hem Türk hem de İngiliz sinemaseverlerin sorularını yanıtladı.

“Filmlerimde hayvanların çok yeri var. İnsanların insanlık dışı ve zavallı durumlarına en büyük şahit olduklarını düşünüyorum.”

“Bu bir film. Gerçeğe çok yakın olan ama gerçekçi olmayan.”

“Jin, Türkiye’de yaşayanlar için bildiğimiz bir konuyu anlatıyor fakat başka bir taraftan bakıyor. İşin bu tarafını görmüyoruz. Dağda kalsa kalamayan, inse inemeyen bir insanın hikayesi bu. “

“Bağımsız sinema demek, hiçbir kırmızı çizgi yok demektir.”

“Arzumuz gerçekçi bir sinema değil. Filmlerde hayat akışına uymuyor, akışı kendimize uyduruyoruz. Yalancı sinemayı seviyoruz”

“Benim filmlerimde sembol yoktur. Ne, nasıl görünüyorsa o kadardır.”

“Bu filme tarafsız demek beni çok üzer. Böyle bir meselede “tarafsızım” demek bana çok alçakça geliyor. Filmde “hayatın tarafı”, “Jin’in tarafı” anlatılıyor.

859765_546621515360783_1773865221_o

Reklamlar
 

Etiketler: , , ,

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: