RSS

32. İstanbul Film Festivali’nde Görülmesi Gereken 25 Film + Bonus

11 Mar

30 Mart – 14 Nisan tarihleri arasında İstanbul’da Atlas, Beyoğlu, City’s, Rexx, Pera Müzesi ve Feriye sinemalarında bu yıl 32.si gerçekleşecek olan İstanbul Film Festivali, 2013 yılındaki seçkisine çok güçlü filmler getirerek festival severlerin iştahını kabartacağa benziyor. Ayrıca Costa Gavras ve Peter Weir de festival kapsamında İstanbul’a geliyorlar. Bu yıl 220’yi aşkın film gösterecek olan İstanbul Film Festivali’nde “Uluslararası Yarışma”, “Yarışma Dışı”, “Sinemada İnsan Hakları Yarışması”, “Türkiye Sineması 2012-2013”, “Hisar Kısa Film Seçkisi”, “Sinema Onur Ödülleri”, “Özel Gösterim: Türk Klasikleri Yeniden”, “Akbank Galaları”, “Ustalar”, “Dünya Festivallerinden”, “Yeni Bir Bakış”, “Ntv Belgesel Kuşağı”, “Mayınlı Bölge”, “Edebiyattan Beyazperdeye”, “Antidepresan”, “Kadın Hikayeleri”, “Gerçek Mucizedir: Carlos Reygadas”, “Çocuk Mönüsü”, “Geceyarısı Çılgınlığı”, “Anılarına” ve “Ben Kentli-Vatandaş Değil Miyim? Barbarlık, Sivil Uyanış ve Şehir” bölümleri bulunmakta.

32. ist film fest

1) Post Tenebras Lux / Karanlıktan Aydınlığa (2012) – Carlos Reygadas (120 dk)

Carlos Reygadas’ın Cannes Film Festivali’nden “En İyi Yönetmen” ödülüyle döndüğü son filmi Post Tenebras Lux, özellikle finaliyle Cannes’da izleyiciyi ikiye bölüp yuhalamalar ve alkışlar arasında kalmasıyla merak ettiriyor. Fragmanından anladığımız kadarıyla Terrence Malickvari bir yapıbozuculuk içerisinde oldukça kasvetli bir atmosfere sahip olan film, Reygadas’ın filmografisinde çok ayrıksı bir yerde duracağa benziyor. Post Tenebras Lux, Reygadas’ın “The Tree of Life” (2011) ı mı olacak, merakla bekliyoruz.

Fragmanı: http://www.youtube.com/watch?v=bvQEmM919iE

Gösterim Tarihleri: 12 Nisan “11.00” (Feriye), 13 Nisan “19.00” (Atlas), 14 Nisan “11.00” (Rexx)

post tenebras

2) Vous n’avez encore rien vu / Henüz Bir Şey Görmediniz (2012) – Alain Resnais (115 dk)

Fransız sinemasının gelmiş geçmiş en önemli yönetmenlerinden biri olan 90 yaşındaki usta Alain Resnais’in son filmini kim beyazperdede izlemek istemez ki? Tiyatro içine tiyatro kurgusuyla oldukça yenilikçi ve özgün bir işe benzeyen film, sinema ve tiyatro aşkıyla dolu bir Alain Resnais güzellemesi olarak izlenmek için sabırsızlandığımız filmlerin başında geliyor. Mathieu Amalric, Michel Piccoli, Sabine Azema, Anne Consigny, Lambert Wilson, Pierre Arditi gibi oyuncuları bir salonun içerisinde sanat aşkıyla görme fikri bile filmi izlemek için çıldırtan etkenlerden.

Fragmanı: http://www.youtube.com/watch?v=lMI-4H1jigU

Gösterim Tarihleri: 31 Mart “11.00” (Atlas), 4 Nisan “19.00” (Feriye), 5 Nisan “11.00” (City’s)

vous navez

3) V tumane / Sislerin İçinde (2012) – Sergei Loznitsa (128 dk)

Cannes Film Festivali’nden “FIPRESCI” ödülüyle dönen V tumane, Ukraynalı yönetmen Sergei Loznitsa’nın son filmi. Fragmanından ve Cannes’dan gelen tepkilerden anladığımız kadarıyla görselliği ve senaryosu çok güçlü bir Rus filmi olan V tumane, 2. Dünya Savaşı sırasında ihanetle suçlanan bir demiryolu işçisinin hikayesini anlatıyor. Bu filmi çekmek için 10 yıl bekleyen Loznitsa filmini “Bu hikayenin odağı aslında savaş değil, kendisini bir anda beklemediği bir durumda bulan bir insan hakkında bu film. In the Fog herhangi bir zamanda herhangi bir yerde geçiyor, yaşanıyor olabilir.” diyerek özetliyor.

Fragmanı: http://www.youtube.com/watch?v=gS6CnNInivw

Gösterim Tarihleri: 30 Mart “21.30” (Feriye), 4 Nisan “13.30” (Rexx), 7 Nisan “11.00” (Atlas)

v tumane

4) Stoker / Lanetli Kan (2012) – Chan-wook Park (98 dk)

Güney Kore sinemasının en iyi yönetmenlerinden Chan Wook-Park’ın ilk defa kendi ülkesi haricinde Hollywood’a iş yapacak olması ister istemez düşündürmüştü. Kendi tarzından ödün verip vermeyeceği ya da Hollywood stüdyolarının Chan Wook-Park’a müdahale edip etmeyeceği, Nicole Kidman, Mia Wasikowska gibi oyuncuların Chan Wook-Park filmine yakışıp yakışmayacağı gibi sorular cevabını bulacak. Chan Wook-Park’ın kareleriyle Clint Mansell’in bestelerinin, oyuncu Wentworth Miller’ın senaryosu üzerinden birleşmesi fikrinin nasıl bir sonuç çıkardığını merakla bekliyoruz.

Fragmanı: http://www.youtube.com/watch?v=JNpDG4WR_74

Gösterim Tarihleri: 12 Nisan “21.30” (City’s), 13 Nisan “21.30” (Rexx), 14 Nisan “21.30” (Atlas)

stoker

5) Before Midnight / Geceyarısından Önce (2012) – Richard Linklater (108 dk)

1995 yılında başlayan “Before Sunrise” ile bilindik aşk filmlerine sıradışı bir yaklaşım getiren Richard Linklater, bunu her 9 senede bir devam ettirerek mükemmel bir “nostalji” duygusu yaratmaya devam ediyor. 2004 yılında “Before Sunset” ile ilk filmin de üstüne çıkan Linklater, yine bir 9 sene sonra Ethan Hawke ile Julie Delpy’yi yeniden buluşturuyor. Hem 18 yıllık bir üçlemeyi sonlandırmak hem de nostalji duygusunu tavan yaptırmak isteyenlere bu filmi kaçırmamalarını öneririm. Zira “9 yıl mantığı” devam eder ve bir 4. film daha olursa, anca 2022’de izleyebileceğiz gibi duruyor.

Fragmanı: http://www.youtube.com/watch?v=XdEVK4208JE

Gösterim Tarihleri: 5 Nisan “21.30” (City’s), 6 Nisan “21.30” (Atlas), 7 Nisan “19.00” (Rexx)

before midnight

6) The Place Beyond the Pines / Babadan Oğula (2012) – Derek Cianfrance (140 dk)

2010 yılında “Blue Valentine” ile hem eleştirmenler hem de izleyici nezdinde beğenilip iyi bir çıkış yapan yönetmen Derek Cianfrance, bu yeni filminde de Ryan Gosling ile yollarını ayırmıyor. Bradley Cooper ve Eva Mendes’in de yer aldığı film, dramatik bir suç gerilimi olarak gösterildiği festivallerde beğenilmesinin yanı sıra estetik fragmanıyla da oldukça göz dolduruyor. Kariyerini komediden sıyırmaya çalışıp önemli bir oyuncu olma yolunda ilerleyen Bradley Cooper ve döneminin en iyi oyuncularından biri olan Ryan Gosling’in performansları ise ayrı bir merak konusu.

Fragmanı: http://www.youtube.com/watch?v=G07pSbHLXgg

Gösterim Tarihleri: 2 Nisan “21.30” (City’s), 3 Nisan “21.30” (Atlas), 4 Nisan “21.30” (Rexx)

the place beyond the pines

7) Closed Curtain / Perde (2012) – Jafar Panahi (106 dk)

“Milli güvenlik ve rejim aleyhine” çalıştığı iddiasıyla 20 yıl film çekmeme ve ülke dışına çıkmama yasağı, 6 yıl da hapis cezası verilen İranlı usta yönetmen Jafar Panahi, 2011’de bir kekin içine gizlenmiş –usb- aracılığıyla ülkeden çıkarıp Cannes’a gönderdiği filmi “This is Not a Film” ile hem kendi durumunu hem de bir ülkenin panoramasını göstermişti izleyicilere. Hala ev hapsinde tutulan Panahi, sinema aşkıyla bir kez daha film çekip yasaklı yollardan izleyiciye bu son filmi “Closed Curtain”i ulaştırıyor. Sinefillere ise tabii ki bu aşkı takdir etmek ve filmi izlemek kalıyor.

Fragmanı: http://www.youtube.com/watch?v=Uax5tK3f13Y

Gösterim Tarihleri: 12 Nisan “19.00” (Atlas), 13 Nisan “13.30” (Rexx), 14 Nisan “16.00” (City’s 2)

closed curtain

8) Mekong Hotel (2012) – Apichatpong Weerasethakul (57 dk)

İleride kuşkusuz sinema tarihinin en özel yönetmenlerinden biri olarak anılacak olan Apichatpong Weerasethakul, 2010’da Cannes Film Festivali’nden “Altın Palmiye” ödülüyle dönen “Uncle Boonmee Who Can Recall His Past Lives” filmiyle yine sinema tarihinin en özel filmlerinden birine imza atmıştı. Şimdi ise 2002 yılında Mekong Nehri’nin kıyısındaki bir otelde hazırladığı, fakat yüksek bütçesi nedeniyle bir türlü gerçekleştiremediği “Ecstasy Garden” projesinin ekibiyle yaptığı provaları kendine has “gerçek-fantezi”, “kurmaca-belgesel”, arasında gidip gelen üslubuyla anlatıyor.

Fragmanı: http://www.youtube.com/watch?v=uqsBI8PiME0

Gösterim Tarihleri: 1 Nisan “13.30” (Atlas), 7 Nisan “16.00” (City’s 2)

mekong hotel

9) Camille Claudel 1915 (2012) – Bruno Dumont (97 dk)

Kendine has aykırı sinemasıyla Fransız sinemasının auteur yönetmenleri arasında yer alan Bruno Dumont, 2011 yılında yine festival kapsamında izleyiciyle buluşan benzersiz filmi Hors Satan’dan sonra bu sefer biyografi sularına dalıyor ve Camille Claudel’in öyküsünü kendine has tarzıyla anlatmaya soyunuyor. Filmografisinde genelde amatör oyunculara yer veren Dumont, bu sefer başrolü Fransız sinemasının önemli aktristlerinden Juliette Binoche’a vererek merakı ikiye katlamış oluyor.

Fragmanı: http://www.youtube.com/watch?v=5DJQmCK6AJw

Gösterim Tarihleri: 9 Nisan “21.30” (Atlas), 10 Nisan “16.00” (Feriye), 11 Nisan “19.00” (Rexx)

camille claudel 1915

10) Great Expectations / Büyük Umutlar (2012) – Mike Newell (128 dk)

Charles Dickens’ın en önemli romanlarından biri olan Great Expectations, sinemaya ve televizyona en çok uyarlanan edebiyat eserlerinden biri. En son 1998’de usta yönetmen Alfonso Cuaron tarafından olabildiğince estetik ve sinematografik bir modern  uyarlaması yapılan film, bu sefer İngiliz yönetmen Mike Newell’ın ellerinde hayat buluyor. Helena Bonham Carter, Ralph Fiennes, Jason Flemyng, Robbie Coltrane, Sally Hawkins gibi önemli oyuncuları kadrosunda barındıran film, yurtdışında çok olumlu yorumlar almasa da her yeni uyarlama gibi izlemek gerekiyor. Tabii ki  David Lean’ın 1946 yapımı Great Expectations’ının seviyesine ulaşmasını dileyerek.

Fragmanı: http://www.youtube.com/watch?v=4M-n8Vi9Feg

Gösterim Tarihleri: 3 Nisan “13.30” (Atlas), 7 Nisan “19.00” (City’s), 8 Nisan “16.00” (Rexx)

great expectations

11) Two Mothers / Yasak Aşk (2013) – Anne Fontaine (111 dk)

Filmlerinde erotizmi fazlasıyla kullanan ve bunu çoğu zaman komedi ve dramayla harmanlayan yönetmen Anne Fontaine, en son “Coco avant Chanel” (2009) ile adını ciddi biçimde duyurmuştu. Son filmi “Two Mothers” ile özellikle Sundance Film Festivali’nde “aile değerlerini tersyüz ettiği” suçlamasıyla karşı karşıya kalarak büyük gürültü kopardı. “Birbirlerinin oğullarına aşık olan iki anne” gibi iddialı ve zor bir konuyu ele alan Fontaine, “ahlaki” açıdan çok yaygara koparacak bir konuyu fragmanda “Perfect Mothers” adıyla vererek bu yangını iyice körüklemişe benziyor. Bizlere de bu tartışmalı filmi izleyip yorumlamak kalıyor.

Fragmanı: http://www.youtube.com/watch?v=tuANHJsKXOU

Gösterim Tarihleri: 1 Nisan “21.30” (City’s), 2 Nisan “21.30” (Atlas), 3 Nisan “21.30” (Rexx)

two mothers

12) Küf / Mold (2012) – Ali Aydın (93 dk)

Geçtiğimiz yıl Venedik Film Festivali’nden “Geleceğin Aslanı” ve Selanik Film Festivali’nden “Gümüş İskender” ödülleriyle dönerek uluslararası arenada başarılı olan Ali Aydın imzalı “Küf”, 2012 yılının en başarılı Türk filmlerindendi. Geçen yıl birkaç festival kapsamında ülkemizde gösterilen Küf, ilk defa İstanbul izleyicisi karşısında görücüye çıkıyor. “Cumartesi Anneleri”ni temel alan öyküsündeki “erkek karakterler” üzerinden  90′lardaki çürümüş, kokuşmuş, “küf”leşmiş sisteme, grenli sinematografisiyle çarpıcı bir bakış atan film, Ercan Kesal, Muhammet Uzuner ve Tansu Biçer’in başarılı oyunculuklarıyla da göz dolduruyor.

Fragmanı: http://www.youtube.com/watch?v=AUb7ghfgqHg

Gösterim Tarihleri: 10 Nisan “19.00” (Beyoğlu)

küf

13) Yozgat Blues (2013) – Mahmut Fazıl Coşkun (96  dk)

İlk filmi Uzak İhtimal (2009) ile hem iyi bir çıkış yapan, hem de Türk sinemasına iyi bir bağımsız film bırakan Mahmut Fazıl Coşkun, ikinci filmi Yozgat Blues ile bir hayli merak ettirici bir işe imza atıyor. Oynadığı filmlerle ve sergilediği performanslarla yakın zamanda önemli oyunculardan biri haline gelen Ercan Kesal’in tam bir karakter oyuncusu edasıyla girdiği tipleme, fotoğraf karelerinde bile inanılmaz ilgi çekici duruyor. Gitmek: Benim Barlon ve Brandom (2008) filmindeki performansıyla hafızalara kazınan Ayça Damgacı’nın da varlığı “Yozgat Blues”u mutlaka izlenmesi gereken bir film haline getiriyor.

Fragmanı: –

Gösterim Tarihleri: 11 Nisan “19.00” (Atlas)

yozgat blues

14) Renoir (2012) – Gilles Bourdos (111 dk)

Son Cannes Film Festivali’nin kapanış filmi olarak gösterilen “Renoir”, ünlü empresyonist ressam Pierre-Auguste Renoir ile film yapımcısı oğlu Jean Renoir’in, kızıl saçlı bir esin perisi yüzünden birbirleriyle çatışmalarını ele alıyor. Savaştan yaralı olarak Jean ise bu esin perisi sayesinde güçlü bir sinemacıya dönüşecektir. Sanat aşkıyla yanıp tutuşan bir Fransız filmi izlenimi veren Renoir, geride kalan 2012 yılının merak edilen filmlerinden.

Fragmanı: http://www.youtube.com/watch?v=BENkbm28gNQ

Gösterim Tarihleri: 9 Nisan “21.30” (Feriye), 12 Nisan “13.30” (City’s), 13 Nisan “21.30” (City’s 2)

renoir

15) Soğuk / Cold (2012) – Uğur Yücel (105 dk)

Geçtiğimiz günlerde Berlin Film Festivali’nde dünya prömiyerini yapan “Soğuk”, Uğur Yücel’in yönetmenliğini yaptığı 4 film içerisinde kuşkusuz çok farklı bir noktada duracakmış gibi duruyor. Yazı Tura (2004)’nın minimalist anlatısıyla Ejder Kapanı’nın sinematografik gücünün birleşimi bir film gibi gözüken Soğuk, başrolünde hiç tanınmadık bir yüz olan Cenk Medet Alibeyoğlu’nu oynatarak da Uğur Yücel’in sinemasındaki -star odaklı- cast seçimini yapıbozumuna uğratıyor.

Fragmanı: http://www.youtube.com/watch?v=blMANBlM7G4

Gösterim Tarihleri: 13 Nisan “13.30” (Atlas)

soğuk

16) Apres mai / Aşk Kokusu (2012) – Olivier Assayas (122 dk)

Fransız sinemasının önemli yönetmenlerinden biri olan Olivier Assayas, 2010 yılında 3 bölümlük mini dizi halinde tasarladığı 334 dakikalık “Carlos”taki mükemmel yönetmenliği eşliğinde toplamda 15 ödül alarak yeni filmi için heyecanlandırmaya başlamıştı. İşte o beklenen film olan Apres mai, 60’lı yılların sonlarında çıkan öğrenci isyanları ekseninde 70’lerin Fransa’sına gençlik üzerinden bir bakış atıyor. Venedik Film Festivali’nden “En İyi Senaryo” ödülü ile dönen film, aynı zamanda Assayas’ın “L’eau froide” (1994) sinin devamı olmasa da uzantısı niteliği taşımakta.

Fragmanı: http://www.youtube.com/watch?v=Eeuku4vzPkg

Gösterim Tarihleri: 31 Mart “13.30” (Atlas), 1 Nisan “13.30” (City’s), 3 Nisan “19.00” (Rexx)

apres mai

17) Goltzius and the Pelican Company / Goltzius ve Pelikan Kumpanyası (2012) – Peter Greenaway (128 dk)

“The Cook, the Thief, His Wife & Her Lover” (1989) gibi unutulmaz filmleriyle tabuları yıkan öncü yönetmenlerden Peter Greenaway, merakla beklenen bu son filminde seks, din ve sanatın iç içe geçtiği katmanlı bir biyografi filmi sunuyor. Roma İnternet Eleştirmenleri tarafından geçen yıl “En İyi Film” seçilen bu Greenaway filmi, Goltzius’un altın cinsel tabuyu  (zina, ensest, aldatma, pedofili, fahişelik ve ölüsevicilik) sergilemesini konu alıyor.

Fragmanı: http://www.youtube.com/watch?v=mb6BxnQIGIM

Gösterim Tarihleri: 31 Mart “19.00” (Atlas), 1 Nisan “13.30” (City’s 2), 6 Nisan “21.30” (Rexx)

Goltzius_and_the_Pelican_Company

18) 7 Cajas / 7 Kasa (2012) – Juan Carlos Maneglia, Tana Schembori (105 dk)

Örneklerine çok sık rastlamadığımız Paraguay sinemasının geçen yıl en çok konuşulan filmi olan 7 Cajas, sıkı bir kovalamaca-gerilim filmi çekmek için büyük bütçeli patlamalara ve arabalı takip sahnelerine gerek olmadığını, Paraguay’da gişe rekoru kırarak kanıtlamıştır. Slumdog Millionaire (2008) ile karşılaştırılan ve benzeştirilen film, yabancı olduğumuz ve çok örneğini görmediğimiz bir ülke sineması adına kazançlı bir seçim gibi duruyor.

Fragmanı: http://www.youtube.com/watch?v=WQvbEjk5Ivg

Gösterim Tarihleri: 30 Mart “13.30” (Rexx), 1 Nisan “16.00” (City’s), 2 Nisan “21.30” (City’s 2)

7 cajas

19) Paradise: Hope (2013) – Paradise: Faith (2012) – Paradise: Love (2012) – Ulrich Seidl (100 – 113 – 120 dk)

Avusturyalı provokatör yönetmen Ulrich Seidl, en son 2007’de en garip denemelerden biri olan “Import/Export” ile karşımıza çıkmıştı. Bu 5 yıllık aranın acısını ise üç filmle birden çıkıp “Cennet Üçlemesi”ne imza atarak sinefilleri bayağı doyuracağa benziyor. Aynı ailedeki üç kadının çıktığı üç farklı tatili, üç farklı film eşliğinde irdeleyen Seidl, karakterlerin kendi cennetlerini aramasını cesur bir şekilde izleyiciye aktarıyor gibi duruyor. Paradise Faith’in Venedik’te, Paradise: Hope’un Cannes’da, Paradise: Love’ın ise Berlin’de yarışması da filmin temasındaki ” 3 farklı” işlevini festivaller üzerinden bile yerine getirmesini sağlıyor.

Fragmanı: http://www.youtube.com/watch?v=k2aGxW7La14 , http://www.youtube.com/watch?v=pYOddVREv80 , http://www.youtube.com/watch?v=6aojDDC5rmM

Gösterim Tarihleri: Paradise: Hope (4 Nisan “13.30” City’s, 5 Nisan “19.00” Atlas, 7 Nisan “16.00” Rexx), Paradise: Faith (3 Nisan “13.30” City’s, 4 Nisan “19.00” Atlas, 5 Nisan “19.00” Rexx), Paradise: Love (2 Nisan “13.30” City’s, 3 Nisan “19.00” Atlas, 4 Nisan “19.00” Rexx)

paradise hope

paradise faith

paradies love

20) The ABCs of Death / Ölümün Alfabesi (2012) – 26 yönetmen (129 dk)

Festivalin bu yılki “Geceyarısı Çılgınlığı” bölümünün en ağır topu olarak görülen Ölümün Alfabesi, 26 farklı yönetmenin 26 farklı ölüm hikayesiyle gösterildiği Toronto Film Festivali’nde çok konuşulmuştu. Aralarında Xavier Gens, Simon Rimley, Nacho Vigalondo, Ben Wheatley gibi yönetmenlerin de bulunduğu filmin her bölümü, kendilerine alfabenin bir harfi verilen ve o harfle başlayan ölümlü bir hikaye anlatan farklı yönetmenler tarafından çekilmiş. Fragmanıyla oldukça sinir bozucu, kahkaha attırıcı ve şok edici gözüken film “gore film” sevenlerin mutlu ayrılacağı bir filme benziyor.

Fragmanı: http://www.youtube.com/watch?v=UFgrFENQ4oQ

Gösterim Tarihleri: 5 Nisan “00.00” (Beyoğlu), 6 Nisan “00.00” (Atlas)

the abcs of death

21) Byzantium / Bir Vampir Hikayesi (2012) – Neil Jordan (118 dk)

Neil Jordan, 1994 yapımı “Interview with the Vampire” (1994) ile sinema klasikleri arasına bir vampir filmi kazandırmasının 19 yıl sonrasında yine aynı sulara geri dönerek bu sefer anne-kız vampirlerin hikayesini anlatıyor. 200 yıllık bir süre içerisinde geçen “Byzantium”, kanlı, gotik ama aynı zamanda melankolik bir vampir filmi vadediyor gibi duruyor. Sinefillere de Byzantium’u izleyip vampir filmleri içerisinde nasıl bir konumda durduğunu analiz etmek kalıyor.

Fragmanı: http://www.youtube.com/watch?v=MEAGYNhAlSQ

Gösterim Tarihleri: 11 Nisan “21.30” (City’s), 12 Nisan “21.30” (Rexx), 14 Nisan “19.00” (Atlas)

byzantium

22) House with a Turret / Kuleli Ev (2012) – Eva Neymann (81 dk)

Eva Neymann’ın ikinci kurmaca filmi olan “Kuleli Ev”, Andrei Tarkovsky´nin Solaris’ (1972) inin senaryosunu da kaleme almış olan Ukraynalı Yahudi yazar Friedrich Gorenstein´ın bir öyküsüne dayanıyor. Bu hikayeyi filme çekmek isteyenler arasında zamanında senarist / aktör Yuri Klepikov ile usta yönetmen Andrei Tarkovsky’nin de bulunması filme olan merakın artması konusunda büyük bir etken. Bir çocuğun gözlerinden başkalarının acılarına karşı hissizleştirilmiş bir toplumun panoramasını “siyah-beyaz” bir film ile irdeleyen Neymann’ın Tarkovsky etkisi yaratıp yaratamayacağını görmek için izlenmeli.

house with a turret

Fragmanı: http://www.youtube.com/watch?v=2Z48zpgbEWU

Gösterim Tarihleri: 11 Nisan “16.00” (Atlas), 12 Nisan “19.00” (Feriye), 14 Nisan “19.00” Rexx

23) Hayatboyu / Lifelong (2013) – Aslı Özge (108 dk)

İlk filmi Köprüdekiler (2009) ile iyi bir çıkış yapan yönetmen Aslı Özge, yeni filmi “Hayatboyu”nun dünya prömiyerine Berlin’de gerçekleştirdi. Birbirlerinden kopamadıkları için duygusal sıkışıklık yaşayan bir çift olan Can ve Ela’nın çoktan parçalanmış olan ilişkisini irdeleyen film, gelen eleştirilere bakılırsa güçlü oyunculuk performanslarıyla, stilize ve etkileyici sinematografisiyle, hikayesine cesur yaklaşımıyla konuşuluyor. Sinefillere de festival kapsamında mutlaka görülmesi gereken Türk filmleri hanesine yazmak kalıyor.

Fragmanı: http://www.youtube.com/watch?v=MBe4FL-jSbk

Gösterim Tarihleri: 9 Nisan “19.00” Atlas

hayatboyu

24) Upstream Color / Gizli Kimya (2012) – Shane Carruth (96 dk)

2004 yılında çektiği inanılmaz düşük bütçeli bilimkurgu filmi “Primer” ile Sundance Film Festivali’nde “Jüri Büyük Ödülü”nü kucaklayan bağımsız yönetmen Shane Carruth, ikinci filmi Upstream Color ile de çok konuşulacağa benziyor. İnsanoğlunun kökenlerini ve aşkın entrikalarını keşfe çıkan korkunç bir olaylar dizisiyle bütünleşmiş karmaşık bir aşk hikayesi anlatan film, Carruth’un kendine has anlatım tarzıyla Sundance’dan yine boş çıkmadık ve “Jüri Özel Ödülü”ne layık görüldü.

Fragmanı: http://www.youtube.com/watch?v=5U9KmAlrEXU

Gösterim Tarihleri: 30 Mart “16.00” (Feriye), 5 Nisan “16.00” (Rexx), 6 Nisan “19.00” (City’s 2)

upstream color

25) Final Cut: Ladies and Gentlemen / Bayanlar ve Baylar (2012) – György Palfi (85 dk)

Hukkle (2002) ve Taxidermia (2006) gibi arıza filmlerin Macar yönetmeni György Palfi, bu sefer sinema tarihine eşsiz bir armağan hediye ediyor gibi gözüküyor. 3 yıldır bu filmin kurgusuyla uğraşan Palfi, sinema tarihinde yer etmiş 450’den fazla filmi kolajlayarak yepyeni, eğlenceli ve özgün bir aşk hikayesi çıkarmış. “Üstün adam ile üstün kadının aşk hikayesi nasıl olur?” düşüncesi üzerinderin ilerleyen Palfi, Marcello Mastroianni’den Greta Garbo’ya, Brad Pitt’den Audrey Tautou’a kadar uzanan benzersiz bir deneyim vadediyor.

Fragmanı: http://www.youtube.com/watch?v=J1hCCRWhOvg

Gösterim Tarihleri: 30 Mart “11.00” (Atlas), 31 Mart “11.00” (Rexx), 9 Nisan “13.30” (City’s)

final cut

Bonus: Vesikalı Yarim (2012) – Ömer Lütfi Akad (88 dk)

İstanbul Film Festivali, her yıl Groupama işbirliği ile bir Türk sinema klasiğini restore ettirerek izleyicilere yeniden sunuyor. Bu yıl ise Türk sinemasının öncüsü büyük usta Ömer Lütfi Akad’ın bir sinema klasiği olan “Vesikali Yarim” yepyeni kopyasıyla gösterilerek bir nostalji imkanı sunulacak. Hem de Feriye Sineması’nda! Sinefiller ve nostalji severler kaçırmamalı!

Fragmanı: http://www.youtube.com/watch?v=HBRhxrXS8pQ

Gösterim Tarihleri: 11 Nisan “21.30” (Feriye)

vesikalı yarim

Reklamlar
 

Etiketler: , , , , , ,

One response to “32. İstanbul Film Festivali’nde Görülmesi Gereken 25 Film + Bonus

  1. how where to buy instagram likes

    Ocak 23, 2014 at 9:05 pm

    Way cool! Some extremely valid points! I appreciate you writing thius artice
    and also the rest of the site is extremelyy good.

     

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: