RSS

Hitchcock (2012)

28 Mar

Büyük üstad Alfred Hitchcock hakkında yapılacak bir film hangi sinemaseverin ilgisini çekmez ki? Üstelik sinema tarihine yön veren filmlerden biri olan Psycho (1960)’nun çekildiği dönemi ele alıyorsa. Dolayısıyla proje açıklandığında sinefilleri heyecanlı bir bekleyiş sarmıştı. İlk sarsıntı ise, Anthony Hopkins’in Hitchcock’tan çok, Süleyman Demirel’e benzeyen makyajı ile gelmişti. İkinci sarsıntı ise filmin ta kendisi oluyor ve “tv filmi” kalıbının ötesine geçemeyen bir yapımla karşılaşıyoruz.

hitchcock

“Hitchcock”, 1959 yapımı “North by Northwest”in galasıyla açılıyor. Film oldukça olumlu eleştiriler alıp beğenilince, Hitchcock yeni bir proje arayışına girişiyor. “Psycho” adlı romanı uyarlamaya karar verince çevresinden ve yapımcılardan oldukça olumsuz tepkilerle karşılaşıyor. O dönemde filmin sinemaya getireceği birçok yenilik, yetki mecraları tarafından kabul edilemez görülerek sansür kurulu harekete geçiyor. Hitchcock’un basın toplantısında insanlara dağıttığı fotoğraflar ise “Gerçekten bunun filmini yapmayı mı düşünüyorsunuz?” dedirtecek kadar ters tepiyor. Her şeye rağmen Hitchcock, Anthony Perkins (James D’Arcy), Janet Leigh (Scarlett Johansson) ve Vera Miles (Jessica Biel) ile beraber projeye başlamaya karar veriyor. Ya vezir ya da rezil olacağı bu projenin böylelikle yapım aşamasına tanık oluyoruz.

Hitchcock’u baştan aşağı sorunlu bir film olarak tanımlamak mümkün. Zira “Alfred Hitchcock” hakkında yapılacak bir filmin “Film, Yönetmen, Erkek Oyuncu, Kadın Oyuncu, Senaryo, Kurgu, Sinematografi” gibi dallarda ödül törenlerinde adaylık alması elbette her sinefilin bekleyeceği bir şey. Fakat filmin sadece “Makyaj” dalında adaylık alması ve çok beklenen “Erkek Oyuncu” adaylığını neredeyse hiçbir mecrada alamaması bir hayal kırıklığı olarak nitelendirilebilir. Anthony Hopkins, daha çok Demirel’e benzeyen makyajıyla Hitchcock’u anca karikatürize edebiliyor. Kendisini sonuna kadar izlettiriyor izlettirmesine fakat bu dünyanın en nev-i şahsına münhasır insanlarından Hitchcock’un bir yansıması olduğundan gerçekleşiyor, Hopkins’in oyunculuğundan değil. O yüzden ilerleyen zamanlarda çekilecek muhtemel bir Hitchcock biyografisinde her yerde adaylık ve ödül alacak bir oyunculuk geldiğinde Hopkins ve Jones’un performansları hatırlanmak istenmeyecek kötü bir tecrübeye dönüşecektir.

anthony hopkins hitchcock

Filmin senaryo kısmı ise hayli sorunlu bir hal alıyor. Hitchcock’un Psycho’yu çekme süreci, eşi Alma Reville (Helen Mirren)’in başka bir erkekle vakit geçirmeye başlamasıyla paralel bir şekilde ilerliyor. Bu sırada Hitchcock’un kişisel buhranlarının anlatıldığı sahneler de Alma’nın kendisini aldatıp aldatmadığıyla ilişkili olarak perdeye yansıyor. Hatta film, Psycho’nun ünlü duş sahnesinin çekiminin başarısının bu “aldatma” yanılsamasının yansıttığı buhrandan geldiğini öne sürecek kadar ileri gidiyor. Bu bağlamda aynı tarihli tv yapımı “The Girls” (2012)’ün de The Birds (1963)’ün çekim sürecini anlatırken Hitchcock’u kötü niyetli bir sapık gibi göstermesindeki özgüvene değinmek gerekiyor.

hitchcock scarlett johansson

Hitchcock’un elbette takıntılı bir yönetmen olduğunu biliyoruz. Fakat nereden çıkıyor bütün bunlar? Nasıl oluyor da Alfred Hitchcock gibi bir yönetmen oyuncusuna cinsel saldırıda bulunacak, onu taciz edecek, psikolojik ve fiziksel işkence uygulayacak bir adam olarak resmedilebiliyor? Bu özgüven nereden geliyor? Hitchcock filminde Alfred Hitchcock, filminin başarısı için uğraşan, istediği sonucu alabilmek için defalarca çekim yapan biri olarak resmedilirken, The Girl’de ise filmini umursamayıp sadece oyuncusuna işkence çektirmek için çekimleri tekrarlatan biri olarak gösteriliyor. Dolayısıyla The Girl’i sansasyonel kalmaya çalışan başarısız bir tv filmi girişimi olarak adlandırmak mümkün. Üstelik tipi Hitchcock olmaya müsait en son kişi olan Toby Jones’un varlığı gerçekten şaka gibiyken. Mavi gözlü Hitchcock mu olur?

toby jones hitchcock

Hitchcock filminin de “tv filmi” standartlarını aşamamasındaki en büyük etkenlerden biri atmosfer. Capcanlı renklerle örülü, şıkır şıkır bir Hitchcock biyografisi ne derece önem arz edebilir ki? Üstelik sorunlu bir senaryoya ve karikatürize bir oyunculuğa sahipken. Ayrıca Psycho’nun en çok önem arz eden ve 7 gün sürüp 70 kamera kullanıldığı söylenen duş sahnesinin o zorlu çekim süreci basit bir sahneyle geçiştirilicekse “bir filmin çekim süreci” üzerine film yapmanın mantığı nedir diye sorguluyor insan. Film, bir sonraki Hitchcock filmi The Birds’i müjdeleyen son karesiyle hoş ve zeki bir sahne yaratsa da film çoktan bitmiş oluyor.

2 / 5

Reklamlar
 
Yorum yapın

Yazan: Mart 28, 2013 in Film Kritikleri

 

Etiketler: , , , , , ,

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: