RSS

Sen Aydınlatırsın Geceyi (2013)

18 May

Türk sinemasında farklı bir ekol oluşturmaya çalışan (belki de oluşturan) yönetmenlerden biri olan Onur Ünlü’nün “absürt” ve “kara mizah” denemesi filmleriyle kendi çapında büyük bir hayran kitlesi oluşturduğu kesin. Bu kitlenin büyük bir kısmı “Leyla ile Mecnun” adlı Tv dizisinden dolayı gelmiş olsa da, Ünlü’nün sinemadaki işlerini takip eden kitle için de tuhaf bir filmografi mevcut. “Sen Aydınlatırsın Geceyi” bilinçli olarak vizyona sokulmayıp isteğe bağlı olarak gösterimi yapılan bir film olarak “Onur Ünlü” farklılığının son ürünü.

sen aydınlatırsın geceyi

Öncelikle bu “farklı olmak” ve “farklı olma çabası” kelimeleri üzerine düşünmek gerekiyor. Onur Ünlü bundan birkaç sene önce televizyondaki bir demecinde “İnsanları eğlendirmek için arada sırada böyle şeyler çekiyoruz. Sinema o kadar önemli bir şey değil yani.” diye bir cümle kurmuştu. Kuşkusuz yedinci sanat olan sinemayı büyük bir bağlılıkla ve aşkla sevenlerin nefret edeceği türden bir cümleydi bu. Daha sonra Ünlü, toplamda 6 filmi olmasına rağmen basına hep filmlerini bir eksik olarak lanse ettirdi. Güneşin Oğlu, Onur Ünlü’nün 3. filmi olmasına rağmen “Onur Ünlü’nün 2. filmi”, Beş Şehir, 4. filmi olmasına rağmen “Onur Ünlü’nün 3. filmi” yazısıyla afişlerde yer aldı ve böyle devam etti. Kuşkusuz Ünlü, 2008 yılında çektiği “Çocuk” filmini filmden saymıyordu! Peki bu farklı olmanın mı, yoksa farklı olma çabasının bir sonucu muydu? Ve en son “Sen Aydınlatırsın Geceyi”nin gösterimlerinin birinde Ünlü filmlerinin “absürt” sıfatına girmediği söyledi, ki oysa filmleri hakkında hangi eleştiri yazısını okursanız okuyun “absürt” sıfatını en az bir kere göreceğiniz bir gerçek. “Absürt”ün kelime anlamını bilen herkes Onur Ünlü filmlerini “absürt” olarak nitelerken, Ünlü niye “Benim filmlerim absürt değil” diyordu? Bunlar konuşulup düşünülecek, ya da kestirip atılarak önemsenmeyecek şeyler. Velhasıl, Onur Ünlü bir şekilde sinema camiasında gündemde kaldı, kalmaya da devam ediyor ve azımsanmayacak da bir hayran kitlesine sahip.

Polis (2007) reklam ve klip estetiğinin ana konuyu dağıttığı ve “absürt” olacağım derken potansiyeli iyiyken alaşağı olmasına neden olan bir filmdi. Çocuk (2008) pek ciddiye alınmayan, çizgi film estetiğinde yetersiz bir denemeydi. “Fantastik mavra” olarak tanımlanan (zira bu tanımı google’a yazdığınızda karşınıza Güneşin Oğlu’ndan ve Onur Ünlü’den başka sonucun çıkmayacağına emin olabilirsiniz!) Güneşin Oğlu (2009) ise türlü absürtlüklerin kol gezdiği, bana kalırsa Tv dizisi kıvamında sadece “fantastik” bir denemeydi. Beş Şehir (2010) içinde en az absürt ögeler yer alan Onur Ünlü filmi olarak 5 hikayeyi birleştiren “arabesk” bir denemeydi ve başarılıydı da. Celal Tan ve Ailesinin Aşırı Acıklı Hikayesi (2011) absürt olayların yer aldığı bir “kara mizah” denemesiydi. Hikayesi diğer filmlere oranla daha derli topluydu fakat yine de iddia edildiği üzere çok zekice değildi. Sen Aydınlatırsın Geceyi (2013) ise kuşkusuz Onur Ünlü’nün açık ara en iyi filmi. Kişisel görüşüme göre ise “tam bir başarı” sayılabilecek tek filmi.

sag1

Sen Aydınlatırsın Geceyi, ütopik bir kasaba tasviri içerisinde özel güçleri olup sıradan insanlarmış gibi yaşayan bir sürü karakterler geçidini içinde barındırıyor. Çeşitli süper kahraman filmlerindeki “süper güç”lerin kolaj olarak bir yansımasını kasabadaki köylülerin üzerinde görüyoruz. Ünlü, “Beş Şehir” filminden bu yana ilk defa “absürt mizah”ı geride bırakarak, “absürt dram”ı odak noktasına alıyor ve bunu “noir” dokusuyla birleştirerek filmin tamamına yayıyor. Öyle ki, filmin gösteriminde Ali Atay ve Demet Evgar’ın karakterlerinin tanıştığı sahneye kadar (ki yaklaşık 40 dakikalık bir süreç) izleyicilerin güldüğü tek bir sahne hatırlamıyorum. Nadine Labaki’nin “Caramel” (2007)’inin şarkısı “Mreyte Ya Mreyte” ise film boyunca birçok kez karşımıza çıkarak filmin dokusuna ve atmosferine duygusal anlamda fazlasıyla güç katıyor.

“Fantastik sinema” türünü birçok açıdan yapıbozumuna uğratan Onur Ünlü, filmi sanatsal ve entelektüel açıdan Türkiye sinemasında görülmemiş bir kalıba sokuyor. Öyle ki, taşra dokusu, çizgi roman estetiği, arabesk anlatısı ve kahvehane kültürü, filmin afişindeki “İnsan endişeden yaratılmıştır” sözünü desteklercesine hareket ediyor. Süper kahraman filmi, kıyamet filmi, intikam filmi, kara film türlerini “absürt” ve “melankolik” olarak yorumlayan Ünlü, tür filmlerini postmodern bir açılımla tek bir pota altında birleştiriyor. Bunu yaparken de hem şok edici, hem de naif olmayı başarabiliyor. Filmin siyah-beyaz olma tercihi ise Onur Ünlü sinemasında (kendisi her ne kadar “Ben sadece siyah-beyaz bir film çekmek istedim” dese de) ilk defa “farklı olma çabası” olarak değil, filmin hikayesi gerektirdiği için olduğu hissiyatı veriyor. Çünkü filmde herkes dertli, herkes endişeli ve ne olursa olsun sıkıntılar bir türlü bitmiyor. Tek sorun ise, süper güce sahip olan çok fazla karakterin bulunduğu kasabada bu karakterlerden birkaçını çıkardığınızda hikayenin hiçbir şey kaybetmeyecek oluşu. Bazı karakterler, sanki daha fazla süper kahramanın, daha fazla özel gücün gösterilmesi için hikayeye eklenmiş hissiyatı vermiyor da değil. (Mesela Cengiz Bozkurt ve Tansu Biçer’in karakterleri) Renksiz bir filmde daha fazla renk ya da daha fazla sıkıntı hikayeye hizmet ediyor mu? Yoksa sadece göze hoş geldiği için mi hikayede bulunuyor?

sag2

Son zamanlarda kendini tekrar ediyor hissiyatı veren Ali Atay, içsel yolculuğu ekseninde melankolisi oldukça sağlam bir karaktere güçlü bir şekilde hayat vererek bu düşünceyi silip atıyor. Aşk üçgeni hikayelerinin “iki kadın” formülünü dolduran Demet Evgar ve Damla Sönmez ise filmin kadın karakterleri olarak kariyerlerinin en farklı performanslarından birini veriyorlar. Ahmet Mümtaz Taylan, Cengiz Bozkurt, Ercan Kesal, Nadir Sarıbacak, Tansu Biçer, Serkan Keskin ve Ezgi Mola gibi oyuncular da eklenince seyir zevki tadından yenmiyor.

Not: “Sen Aydınlatırsın Geceyi” gösterimlerinin ardından yapılan soru-cevapların %70’inin filmle ilgili değil de “Leyla ile Mecnun” ile ilgili olması bence çok can sıkıcı bir durum. Ortada güçlü bir sanat eseri varken ve onun gösterimine gelinmişken durmadan Tv dizisinden bahsedilmesinin hoş bir ortam oluşturmadığı kanaatindeyim.

4 / 5

Reklamlar
 

Etiketler: , , , , ,

One response to “Sen Aydınlatırsın Geceyi (2013)

  1. melisafilm

    Aralık 26, 2013 at 6:45 pm

    Süpermen olsan da bitmiyor bu dertler, hele kadınlar yeterince süper değilse:) Sinematografisi ve izlemesi çok zevkli bir filmdi, büyülendik de geldik.

     

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: