El Cuerpo (2012)

2010’da “Los ojos de Julia” ile ilk sinema filmi senaryosunu yazarak yeteneğini kanıtlayan Oriol Paulo, “El Cuerpo” ile bu sefer senaristliğinin yanında, yönetmenlikteki başarısını da ortaya koyarak İspanyol sinemasının gelişiminde önemli bir isim olacağının sinyallerini veriyor.

elcuerpo2

Oldukça zengin ve hırslı bir işkadını olan Mayka’nın (Belen Rueda) cesedi morgdan kaybolmuştur. Olayı araştıran polis memuru Jaime (Jose Coranado), eşini kaybettikten sonra girdiği travmanın izlerinden kurtulmak ve hala mesleğinde iyi bir polis olduğunu kanıtlamak için cesedi bulmakta kararlıdır. Bunun üzerine Mayka’nın yaşça küçük eşi Alex’i (Hugo Silva) büroya çağırtır ve sorgulama başlar.

Genelde korku, gerilim ve polisiye türünün içerisinde kendine yer bulan intikam filmleri, özellikle Güney Kore sinemasının 2000 sonrasında yaptığı çıkışta büyük pay sahibi olan bir tema. Bilmece usulü bir senaryo, nefes nefese bir kurgu, dramatik açıdan derinlikli karakterler ve şok final şeklinde vuku bulan bu alt tür, hem sanatsal, hem de popüler izleyici kitlesini genel anlamda memnun eden filmler ortaya çıkardı. Oriol Paulo ise “Güney Kore intikam filmi kalıbı”nın İspanyol şubesi olarak nitelendirebileceğimiz “El Cuerpo” ile son yılların en güçlü polisiye gerilimlerinden birine imza atıyor. El Cuerpo’nun, sürekli Avrupa ve Uzakdoğu’nun yaratıcı işlerini yeniden çevrim olarak kopyalayıp uyarlayan Hollywood’un yakın zamanda dikkatini çekeceği kesin.

elcuerpo1

Tik, tak!

Yeşil ve gri tonların ağırlıkta olduğu güçlü bir gece sinematografisi ekseninde çoğunluğu kapalı mekanlarda geçen film, sürekli yaptığı geriye dönüşlerle hikayesinin dramatik yönünü geliştirerek neden-sonuç ilişkisi yaratmaya çalışıyor. Bunu yaparken de her seferinde çok daha fazla soru işareti ortaya çıkarıyor, merak duygusunu sürekli maksimum seviyede tutuyor, kurduğumuz teorileri teker teker çökertiyor ve finaliyle adeta doruk noktasına çıkarak hem tüm soruları cevaplandırıyor, hem de güçlü etkisini bittikten sonra da hissettiriyor.

 Bazı filmler, senaryonun doruk noktasının oluşturduğu güçlü cümlelerle hatırlanır. Incendies’in (2010) en vurucu cümlesi nasıl “Bir artı bir hiç, bir eder mi?” ise, El Cuerpo’yu izleyenler de kuşkusuz “Tik tak!” sözcüğünü hafızalarından çıkaramayacaklardır.

4 / 5

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s