RSS

12. Filmekimi’nde Mutlaka Görülmesi Gereken 15 Film

14 Eyl

28 Eylül – 6 Ekim tarihleri arasında İstanbul’da Atlas, Beyoğlu ve Nişantaşı City’s sinemalarında bu yıl 12.si gerçekleşecek olan Filmekimi, 2013 yılındaki seçkisine çok güçlü filmler getirerek festival severlerin iştahını kabartmaya devam ediyor. Bu yıl 37 film gösterecek olan Filmekimi’nde, Avrupa’nın çeşitli festivallerinden ödüllü çok önemli filmlerin yanı sıra, Türkiye’de vizyona girmeyen Sen Aydınlatırsın Geceyi de yer alıyor.

12. filmekimi

Filmekimi’nin yolunu aylardır gözleyen sinefiller için yol gösterecek bir rehber olmasını amaçlayarak program içerisinde “kesinlikle görülmesi gerektiğine inandığım 15 film” listesini ele aldım. İyi okumalar ve festivalde iyi seyirler!

1) Moebius (2013) – Kim Ki-Duk (89 dk)

Kim Ki-Duk’un her yeni filmi kuşkusuz sinefiller için ayrı bir önem arz etmekte. Bir önceki filmi Pieta (2012) ile eski filmlerindeki şiddet dozunu tekrar gün ışığına çıkaran Kim Ki-Duk, Moebius ile bunu devam ettirerek hem Kore’de sansür tartışmaları yaratarak zar zor gösterim izni koparabilmesiyle, hem de bu sefer Bin-jip (2004)’i de geçerek tamamen diyalogsuz bir filme imza atması nedeniyle izlenmeli.

Fragmanı: http://www.youtube.com/watch?v=4ttdRp39fH8

Gösterim Tarihleri: 1 Ekim Salı “16.00” (Nişantaşı City’s), 3 Ekim Perşembe “16.00” (Beyoğlu), 4 Ekim Cuma “19.00” (Atlas), 6 Ekim Pazar “16.00” (Beyoğlu)

moebius

2) Heli (2013) – Amat Escalante (105 dk)

Sangre (2005) ve Los Bastardos (2008) filmleriyle sinemada gerçekçilik ve şiddetin dozajını yükselterek şok edici ve arıza filmlerin yönetmeni olarak anılan Amat Escalante’nin, bu yıl Cannes Film Festivali’nden “En İyi Yönetmen” ödülüyle döndüğü bu filmi kaçırmak elbette festival kurtlarına yakışmaz! Fragmanıyla yine çok arıza bir filmin sinyallerini veriyor.

Fragmanı: http://www.youtube.com/watch?v=tUY5kZmgxpc

Gösterim Tarihleri: 28 Eylül Cumartesi “19.00” (Atlas), 1 Ekim Salı “16.00” (Beyoğlu), 5 Ekim Cumartesi “13.30” (Nişantaşı City’s), 6 Ekim Pazar “19.00” (Beyoğlu)

heli

3) Only Lovers Left Alive / Sadece Aşıklar Hayatta Kalır (2013) – Jim Jarmusch (123 dk)

Jim Jarmusch’un, Dead Man (1995)’den bu yana çektiği en iyi film olduğu söylenen Only Lovers Left Alive, sinefillerce merakla beklenen filmlerin başında gelmekte. Oldukça estetik ve postmodern bir vampir filmi görünümü veren ve hem Jim Jarmusch, hem de Tilda Swinton hayranlarını son derece heyecanlandıran bu filmi elbette kaçırmıyoruz!

Fragmanı: http://www.youtube.com/watch?v=n6WYqY4YSYk

Gösterim Tarihleri: 29 Eylül Pazar “21.30” (Atlas), 30 Eylül Pazartesi “19.00” (Nişantaşı City’s), 4 Ekim Cuma “16.00” (Beyoğlu), 6 Ekim Pazar “16.00” (Atlas)

only lovers left alive

4) La vie d’adele / Blue Is the Warmest Colour / Mavi En Sıcak Renktir (2013) – Abdellatif Kechiche (179 dk)

Popülerliği nezdinde bu yılın “Amour”u olarak nitelendirebileceğimiz La vie d’adele, Abdellatif Kechiche imzalı 3 saatlik bir eşcinsel sinemasının Cannes’da “Altın Palmiye” almasıyla hala konuşulmaya devam ediyor. Filmin başrol oyuncularının, 10 dakikalık sevişme sahnesinden ötürü Kechiche hakkında ağır sözler söylemelerine rağmen, kendisiyle verdikleri samimi pozlar arasındaki çelişki, bu işin reklam koktuğunu düşündürüyor. Bunun kararını elbette, yılın en merak edilen bu filmini izleyerek vereceğiz.

Fragmanı: http://www.youtube.com/watch?v=hbohNo3cs1c&feature=youtu.be

Gösterim Tarihleri: 28 Eylül Cumartesi “21.30” (Atlas), 29 Eylül “Pazar” “16.00” (Nişantaşı City’s), 30 Eylül Pazartesi “21.30” (Beyoğlu), 2 Ekim Çarşamba “16.00” (Atlas)

la vie d'adele

5) A Field in England / Büyülü Tarla (2013) – Ben Wheatley (90 dk)

 Baştan sona kült bir korku olması üzerine tasarlanmış Kill List (2011) ile dikkatleri üzerine çeken İngiliz yönetmen Ben Wheatley, yine fragmanından kült bir psikedelik gerilim olacağı izlenimini veren ve Karlovy Vary Festivali’nden “Jüri Özel Ödülü” ile dönen siyah-beyaz A Field in England ile merak ettiriyor. İngiltere’nin kırsalında halüsinasyonlar, kan, kara mizah, delilik ve mantarlarla dolu bir “trip filmi” olarak ifade edilen film, 2013’ün sürpriz “kült film”i olabilir. Dikkat!

Fragmanı: http://www.youtube.com/watch?v=cRRvzjkzu2U

Gösterim Tarihleri: 28 Eylül Cumartesi “16.00” (Atlas), 29 Eylül Pazar “11.00” (Beyoğlu), 3 Ekim Perşembe “13.30” (Beyoğlu), 5 Ekim Cumartesi “16.00” (Nişantaşı City’s)

a field in england

6) When Evening Falls on Bucharest or Metabolism / Bükreş’e Gece Çöktüğünde ya da Metabolizma (2013) – Corneliu Porumboiu (89 dk)

Romanya sinemasının çıkış yapan önemli yönetmenlerinden Corneliu Porumboiu, kuşkusuz 12:08 East of Bucharest (2006) ve Police, Adjective (2009) filmleriyle hem ödüle doydu hem de sinefiller tarafından takip edilen yönetmenler listesine girdi. Minimalist sinemasını etkileyici ve zekice bir mizahla harmanlayan Porumboiu’nun bu filmi için tam sinefillerin ağzına layık olduğu söyleniyor. O vakit kaçırmıyoruz elbet!

Fragmanı: http://www.youtube.com/watch?v=2DLMlRIGvZo

Gösterim Tarihleri: 28 Eylül Cumartesi “11.00” (Nişantaşı City’s), 30 Eylül Pazartesi “11.00” (Beyoğlu), 2 Ekim Çarşamba “13.30” (Beyoğlu), 5 Ekim Cumartesi “13.30” (Atlas)

When_Evening_Falls_on_Bucharest_or_Metabolism

7) Fruitvale Station / Son Durak (2013) – Ryan Coogler (84 dk)

Sundance’den Büyük Jüri ve İzleyici ödülü, Cannes’dan ise Gelecek ödülüyle dönen Fruitvale Station, bu yılın Beasts of the Southern Wild’i olacak gibi duruyor. Şimdiden Oscar’larda adı geçen son derece güçlü ve vurucu bir bağımsız yapım olduğu söylenen film, akıllarda iz bırakacak kadar güçlü bir film olacak mı, izleyip göreceğiz.

Fragmanı: http://www.youtube.com/watch?v=ZxUJwJfcQaQ

Gösterim Tarihleri: 29 Eylül Pazar “19.00” (Beyoğlu), 30 Eylül Pazartesi “13.30” (Beyoğlu), 3 Ekim Perşembe “21.30” (Atlas), 5 Ekim Cumartesi “11.00” (Nişantaşı City’s)

fruitvale station

8) Ain’t Them Bodies Saints / Ölümsüz Aşk (2013) – David Lowery (105 dk)

Sundance’dan “En İyi Görüntü” ödülüyle dönen Ain’t Them Bodies Saints, bu yılın en çok merak edilen filmlerinden biri. Özellikle western kalıbına duygusal yaklaşımıyla nasıl bir farklılık getireceği ve Casey Affleck – Rooney Mara ikilisinin performansları merak konusu.

Fragmanı: http://www.youtube.com/watch?v=ga0c0v-stK0

Gösterim Tarihleri: 29 Eylül Pazar “19.00” (Nişantaşı City’s), 1 Ekim Salı “11.00” (Nişantaşı City’s), 5 Ekim Cumartesi “21.30” (Beyoğlu), 6 Ekim Pazar “19.00” (Atlas)

ain't them bodies saints

9) The Congress / Son Şans (2013) – Ari Folman (120 dk)

Waltz with Bashir (2008) ile büyük bir çıkış sağlayan İsrail’li yönetmen Ari Folman, farklı animasyon tekniğine The Congress’te de devam ediyor ve bu sefer Stanislaw Lem’in kült bilimkurgu romanı “Gelecekbilim Kongresi”nin serbest bir uyarlamasını yapıyor. Robin Wright’ın kendini oynamasıyla ve farklı senaryosuyla dikkati çeken film, özellikle fragmanı izlendiğinde görsel açıdan verdiği doygunlukla izlenmeyi hakediyor.

Fragmanı: http://www.youtube.com/watch?v=sfc9Lzap8-M

Gösterim Tarihleri: 28 Eylül Cumartesi “16.00” (Nişantaşı City’s), 1 Ekim Salı “19.00” (Atlas), 2 Ekim Çarşamba “19.00” (Beyoğlu), 3 Ekim Perşembe “11.00” (Nişantaşı City’s)

the congress

10) Le passe / The Past / Geçmiş (2013) – Asghar Farhadi (130 dk)

A Separation (2011) ile belki de son yıldaki yönetmen çıkışlarının en büyüklerinden birini gerçekleştiren Asghar Farhadi, bu sefer Berenico Bejo ve Tahar Rahim gibi Fransız oyuncuları bünyesine katarak yine senaryosu çok güçlü bir filmle dönüyormuş izlenimi veriyor. Cannes’dan “En İyi Kadın Oyuncu” ödülüyle dönen film, bu yılın en çok merak edilenlerinden. Kaçırılmamalı!

Fragmanı: http://www.youtube.com/watch?v=6pg1lyP_vcQ

Gösterim Tarihleri: 30 Eylül Pazartesi “13.30” (Atlas), 1 Ekim Salı “21.30” (Nişantaşı City’s), 3 Ekim Perşembe “21.30” (Beyoğlu), 4 Ekim Cuma “21.30” (Atlas)

le passe

11) La danza de la realidad / The Dance of Reality / Gerçeğin Dansı (2013) – Alejandro Jodorowsky (130 dk)

Gerçeğin Dansı, benim otobiyografik romanımın bir uyarlaması, kendi sinemamın bir rönesansı. Bana kalırsa bu film, zihinsel bir atom bombası gibi. Kendimi yeniden keşfetmek için çocukluğumun dibine iniyorum, büyüdüğüm yere geri dönüyorum.” Alejandro Jodorowsky

Jodorowsky sinemasının müdavimleri için kuşkusuz çılgınca beklenen bu film, Jodorowsky’nin “derin tarihi” üzerine bir zihin egzersizi olmasıyla sinefilleri mest edeceğe benziyor.

Fragmanı: http://www.youtube.com/watch?v=I8FlkeueV2s

Gösterim Tarihleri: 30 Eylül Pazartesi “13.30” (Nişantaşı City’s), 1 Ekim Salı “21.30” (Atlas), 2 Ekim Çarşamba “21.30” (Beyoğlu), 3 Ekim Perşembe “13.30” (Atlas)

the dance of reality

12) Tian zhu ding / A Touch of Sin / Günahın Dokunuşu (2013) – Jia Zhang-ke (133 dk)

Nuri Bilge Ceylan’ın en sevdiği yönetmenler arasında yer alan ve günlüklerinde sürekli bahsettiği yönetmen Jia Zhang-ke, sıkı sinefillerin gözden kaçırmadığı bir isim. Taşra sinemasına aşina olan yönetmen, Cannes’dan bu yıl “En İyi Senaryo” ödülüyle dönen filmi A Touch of Sin ile Çin’in Twitter’ı sayılan Weibo’da denk geldiği dört gerçek olayı ele alarak dört farklı hikaye anlatıyor. Bizlere de tabii ki bu filmi kaçırmamak düşüyor.

Fragmanı: http://www.youtube.com/watch?v=8u7NlLcBwGA

Gösterim Tarihleri: 29 Eylül Pazar “16.00” (Beyoğlu), 30 Eylül Pazartesi “21.30” (Atlas), 1 Ekim Salı “11.00” (Beyoğlu), 2 Ekim Çarşamba “16.00” (Nişantaşı City’s)

tian zhu ding

13) Sen Aydınlatırsın Geceyi / Thou Gild’st the Even (2013) – Onur Ünlü (107 dk)

Ülkemizde bilinçli olarak vizyona sokulmayan ve Türkiye’nin her tarafında isteğe göre gösterim düzenleyerek izleyiciyle buluşan Sen Aydınlatırsın Geceyi, hem Onur Ünlü sinemasının en iyi örneği, hem de şimdilik 2013’ün en iyi Türk filmi. Türk sinemasında minimalist sinema anlayışıyla fantastik sinema kalıplarını birleştirerek devrimci bir film modeline ulaşan filmin, Toronto gösterimlerinde biletlerinin kapışılması ve konulan ek gösterimlerinin de biletlerinin bitmesi, yurtdışında da ulaştığı başarıyı gösteriyor.

Fragmanı: http://www.youtube.com/watch?v=yeibu2aqO5M

Gösterim Tarihleri: 28 Eylül Cumartesi “21.30” (Beyoğlu), 4 Eylül Cuma “16.00” (Atlas)

sen aydınlatırsın geceyi

14) Soshite Chichi Ni Naru / Like Father, Like Son / Benim Babam, Benim Oğlum (2013) – Hirokazu Kore-eda (120 dk)

Cannes’da bu yıl “Jüri Ödülü” ile dönen Like Father, Like Son, “bebeklerin hastanede karışması ve geçen yıllar” temalı konusuyla Yeşilçam filmlerimizi hatırlatsa ve ismiyle de Hirokazu Kore-eda’nın “Babam ve Oğlum”u (2005) gibi düşünmemize yol açsa da, şimdiden birçok kişiyi etkilemiş gözüküyor. Japon sinemasının konuya olduğu kadar sinematografiye de önem verdiğini düşünürsek, drama açısından bu yılın “Amour”u (2012) olabilme potansiyeli taşıdığını söyleyebiliriz.

Fragmanı: http://www.youtube.com/watch?v=6UHWBCMfgN0

Gösterim Tarihleri: 29 Eylül Pazar “21.30” (Beyoğlu), 2 Ekim Çarşamba “11.00” (Atlas), 3 Ekim Perşembe “19.00” (Atlas), 5 Ekim Cumartesi “19.00” (Nişantaşı City’s)

like father, like son

15) Jeune & Jolie / Young & Beautiful / Genç ve Güzel (2013) – François Ozon (95 dk)

Geçen yıl “Dans la maison” (2012) ile sinefilleri ve eleştirmenlerin gönlünü adeta fetheden yönetmen François Ozon, bu yeni filmini  “4 mevsim ve 4 şarkıyla 17 yaşındaki bir kızın çağdaş portresi” olarak tanımlıyor. Konu itibariyle Luis Bunuel’in “Belle de jour”unu (1967) anımsatan film, Ozon’un bu sefer neler yaptığını ve genç Fransız aktris Marine Vacth’ın performansını merak edenler için izlenmeli.

Fragmanı: http://www.youtube.com/watch?v=m9lLtOxlQDY

Gösterim Tarihleri: 30 Eylül Pazartesi “16.00” (Atlas), 3 Ekim Perşembe “19.00” (Nişantaşı City’s), 4 Ekim Cuma “21.30” (Beyoğlu), 5 Ekim Cumartesi “19.00” (Atlas)

jeune jolie

Bu filmlere dikkat;

Gloria (2012) – Sebastian Lelio

3x3D (2013) – Jean Luc-Godard, Peter Greenaway, Edgar Pera

Les salauds (2013) – Claire Denis

As I Lay Dying (2013) – James Franco

The Broken Circle Breakdown (2012) – Felix van Groeningen

 
1 Yorum

Yazan: Eylül 14, 2013 in Özel Dosyalar

 

Etiketler: , , , , , ,

One response to “12. Filmekimi’nde Mutlaka Görülmesi Gereken 15 Film

  1. ali altunoz

    Ekim 5, 2013 at 9:12 pm

    When Evening Falls on Bucharest or Metabolism / Bükreş’e Gece Çöktüğünde ya da Metabolizma),
    Bu filmin yapımcısının ya da yönetmenin kiminle nası bi ilişkisi var bilmiyorum ama bu kadar kötü bir filmi tıklım tıklım salon izleyicisinin önüne getiren, bütün salona küfrettiren ve herkesin 2 saatini çalan kişilere burdan saygılar!! sunuyorum.

     

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: