RSS

La vie d’Adele / Blue is the Warmest Colour (2013)

02 Eki

Tunuslu yönetmen Abdellatif Kechiche’nin yönettiği, Cannes Film Festivali’nden “Altın Palmiye” ile dönen ve seks sahneleri nedeniyle hala tartışılmaya devam edilen La vie d’Adele, kuşkusuz yılın en çok merak edilen filmiydi. Filmekimi kapsamında izleme şansı bulduğumuz bu 180 dakikalık film, aldığı ödülü sonuna kadar hak etmesinin yanı sıra, Kechiche’nin filmografisinin de açık ara en iyi filmi.

blue is the warmest colour

Lise ikinci sınıf öğrencisi olan Adele’nin (Adele Exarchopoulos), cinsel yönelimini keşfedişini ve mavi saçlı lezbiyen Emma (Lea Seydoux) ile yaşadığı tutkulu aşkı anlatan film, Kechiche’nin büyük önem verdiği ayrıntılarla dramatik yapısı oldukça kuvvetli bir sinemasal güce sahip. Adele’nin, gerçek cinsel eğilimini keşfetmeden hemen önce okuldaki bir erkekle yaşadığı flört anındaki gerçekçi gözlemler (otobüs ve sinema sahneleri) ve ardından gelen cinsel ilişkideki cesur tavır, Kechiche’nin hem senaryo yazımında hem de yönetmenlikte ne kadar usta olduğunu gözler önüne seriyor.

Adele ve Emma’nın ilk göz göze geldiği sahnedeki slow-motion çekim tekniği ile müziğin bileşimi sahneye etkili bir duygusal boyut kazandırırken, biçimsel açıdan Xavier Dolan’ın yakın zamanlı 167 dakikalık başarılı LGBT sineması örneği Laurence Anyways’i (2012) hatırlatıyor. Eşcinsel bardaki tanışma sahnesinde ise adeta yakın plan patlamasına başvuran Kechiche, çerçevenin arka planını yer yer sıfırlayarak dizi sinematografisi boyutuna indirgiyor ve Adele’deki ilk eşcinsel duygunun her anını “bakış odaklı” biçimde gözlemlememize olanak sağlıyor. Emma’nın mavi saç rengini değiştirmesinden sonraki olay örgüsü içerisinde Adele’nin masmavi denize uzanarak Emma’nın saçlarının sıcaklığını araması (mavi sulara vuran güneş ışığının Adele’nin suratında parlaması fikri olağanüstü!) ve finale doğru Adele’nin giydiği mavi elbise filmin metaforik anlatısını doruğa çıkardığı anlardan. İki aile arasındaki sınıfsal farklılığın “makarna ve istiridye”, “ticaret ve sanat” karşıtlıklarıyla sunulması da takdire şayan!

la vie dadele

Kechiche, Adele karakterine gerçekçi bir kimlik giydirerek onu olabildiğince salaş ve dağınık gösteriyor. Saçlarının yağlı ve dağınık, bazen ağzına girmiş halini resmediyor. Yemeğin ağzının kenarlarına bulaşmasını, dilini çıkararak yemeği ve parmağını yalamasını, yanağındaki tüyleri, burnunun akmasını, hepsini kadraja alıyor. Fakat tüm bunlara rağmen Adele’nin güzel yüzünü ve hafif aralık dudaklarını da sürekli ön plana çıkararak masumiyetini vurguluyor. Geçtiğimiz günlerde vizyona giren, One Direction ve Twilight gençliğine hitap eden The Mortal Instruments: City of Bones (2012) filminde Lily Collins’e “aralık dudak erotizmi” üzerinden yaklaşılan yapay fetişizm, burada Adele Exarchopoulos’un doğal, güçlü ve gerçekçi oyunculuğu sahnesinde rahatsız etmiyor, aksine Adele’nin doğal görünümüne güç katıyor. Büyük ihtimal Cannes kuralları gereği “En İyi Kadın Oyuncu” ödülünü alamaması üzücü, zira ödülün sahibi Berenice Bejo “Le Passe”de (2013), Adele’nin performansının yarısı kadar bile güçlü bir performans sergilemiyor.

Filmin çok konuşulan ve tartışmalar yaratan 10 dakikalık seks sahnesi, Adele Exarchopoulos ile Lea Seydoux’un sahnelerin zorlayıcılığı açısından Abdellatif Kechiche’yi suçlayıp “Bir daha asla onunla çalışmayız” söylemlerine kadar varmıştı. Bu bağlamda kısmen de olsa oyunculara hak vermek mümkün, çünkü seks sahneleri Ang Lee’nin “Lust, Caution!”da (2007) pornografi suçlamalarıyla karşı karşıya kalan sahnelerinden en az 10 kat daha “hardcore” ve genç oyuncular için oldukça zorlayıcı sahneler. Fakat sahnelerin duygusal, tutkusal ve sansasyonel boyutu açısından Kechiche’ye hak vermemek mümkün değil, zira vizyonsuz bir yönetmenin elinde “cinsel istismar” suçlamasına kadar varabilecek sahneler Kechiche’nin elinde filme bir araç değil amaç olarak hizmet ediyor. Bu sahnelerin daha “soft” olarak kullanılması ve kırpılması filmin gücünü ve etkisini yarı yarıya indirebilir, şok edici etkisini fazlasıyla azaltabilir, hatta Altın Palmiye’den de edebilirmiş!

blue is tthe warmest colour 2

Abdellatif Kechiche’nin detaycı ve özenli yönetmenliği – senaryosu, Adele Exarchopoulos – Lea Seydoux ikilisinin güçlü oyunculukları, etkileyici sinematografisi ve müzikleri ile La vie d’Adele, dramatik, estetik, kışkırtıcı, seksi ve cesur bir LGBT başyapıtı olmasının yanı sıra kanımca 2013’ün en iyi filmi.

5 / 5

Reklamlar
 
 

Etiketler: , , , , , ,

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: