RSS

Aylık arşivler: Kasım 2013

4. Malatya Uluslararası Film Festivali Değerlendirmesi

Bu yıl dördüncüsü düzenlenen Malatya Uluslararası Film Festivali, İstanbul, Adana, Antalya ve Ankara odaklı festivallere alternatif, küçük bir Anadolu festivali olarak çıkmıştı yola. Fakat gelinen nokta gösteriyor ki, Malatya’daki bu mütevazi festival dört yıl içinde diğer  büyük festivallerin kalitesine ve dolgun programına daha şimdiden ulaştı. Kısa sürede önemli bir festival olmayı başarması, bu yıl farklı bölümlerde 130’a yakın film göstermesi, festival filmlerini öğrenci 3 tl, tam 4 tl gibi oldukça uygun bir fiyattan satışa çıkararak Malatya’da sinema bilinci aşılamaya çalışması gibi faktörler Malatya’nın sadece kayısı ile değil, film festivaliyle de özdeşleşmeye başlanmasını sağladı.

4. malatya uluslararası film festivali

Festivalin bu yılki Ulusal Uzun Metraj Yarışma Filmleri kategorisinde yarışan 9 filmden 7’sini daha önceki festivaller sayesinde izlemiştim. Yozgat Blues ve Saroyan Ülkesi izlemediğim filmler arasındaydı ki, festivalden “En İyi Film”, “En İyi Yönetmen” ve “SİYAD Özel Ödülü” ile dönen Yozgat Blues’u izleme şansı buldum. Taşrada hayatlarını sürdüren üç insanın (hatta dört) hikayesini ince bir mizahi yaklaşımla anlatan film, naif ve etkileyici olmayı başarıyordu. Kusursuzlar filmindeki rolüyle “En İyi Kadın Oyuncu” ödülüne layık görülen İpek Türktan Kaynak’ın, Antalya’da haketmesine rağmen alamadığı ödüle Malatya’da kavuşması sevindiriciydi. Karnaval ve Eve Dönüş: Sarıkamış 1915 filmlerinde başarılı performanslar sergileyen Serdar Orçin, Eve Dönüş’teki rolüyle “En İyi Erkek Oyuncu” ödülüne layık görüldü. Eleştirmenlerin genelde çok sevdiği, sinefillerin gönlünü kazanan Gözümün Nuru’nun herhangi bir ödüle layık görülmemesi, jürinin dinamiklerine göre tahmin edilir bir karardı fakat yine de üzdü. “En İyi Senaryo” ödülünü, kurmacalar içerisinde yarışan tek belgesel olan Saroyan Ülkesi’nin kazanması ise çoğu kişiyi şaşırttı. Aslında Saroyan Ülkesi’ni izlemek üzere yola çıkmıştım fakat serviste daha önce herhangi bir filmini izlemediğim ve kendisinden haberdar olmadığım yönetmen Rachid Djaidani ile tanıştım. Yönetmenin sempatik tavırları, cana yakın yaklaşımı ve İstanbul’da film çekmeyi çok istediğini söylemesi, Uluslararası Uzun Metraj Yarışma Filmleri arasında yarışan filmi Kendini Tut / Hold Back’i merak etmeme neden oldu. Maalesef Saroyan Ülkesi ve Hold Back aynı seanstaydı. Saroyan Ülkesi’nin Aralık ayında Başka Sinema kapsamında vizyona girecek olmasını göz önünde bulundurarak tercihimi Hold Back filminden yana kullandım. Tamamen plansız, programsız bir şekilde oluşan bu durumdan ziyadesiyle memnun kaldım, çünkü Hold Back’i çok sevdim. Film, Dogme95 normları içerisinde modern bir Romeo-Juliet hikayesini sade ama etkileyici bir şekilde anlatarak ırkçılığı ve inanç sistemini eleştiriyordu. Hold Back’in de yarıştığı Uluslararası Uzun Metraj Yarışma Filmleri bölümünde “En İyi Film” ödülü In Bloom’a giderken, The Lunchbox ve Omar filmleri de “Jüri Özel Ödülü”ne layık görüldü.

yozgat blues

Kısa filmlere çok değer veren biri olarak Ulusal Kısa Film Yarışması ve Ulusal Kısa Film Gösterim Seçkisi’ndeki tüm filmleri izledim. “En İyi Kısa Film” ödülünü kazanan Ömer Günüvar’ın “Yaşam Merkezi” adlı filmi, AVM’de temizlik işçisi olarak çalışan yaşlı bir adamın hayatını, Zeki Demirkubuz filmlerinin arabeskliğinde ve sahiciliğinde, sade ama etkili bir şekilde anlatıyordu. Orijinal bir ekran personasına sahip olan ve sima olarak Tuncel Kurtiz’i andıran Mehmet Kireçtepe’nin performansı, filme güç katan en büyük etkendi. Jüri Özel Ödülü’ne layık görülen, Umut Subaşı’nın yönettiği “Ü.N.K” ise, çocuk sahibi olamayan bir çiftin öyküsünü üç noktanın içerisinden gösteren deneysel bir çalışmaydı. Anlatım biçimini farklı ve yenilikçi bulsam da, Umut Subaşı’nın, Eren Çukurluöz ile birlikte yönettiği ve Altın Koza’da “En İyi Kısa Film” ödülüne layık görülen “Eksik”i, kişisel olarak daha çok beğenmiş ve çarpıcı bulmuştum. Yarışma filmleri içerisinde en başarılı bulduğum kısa ise, Altın Portakal’dan ve İzmir Kısa Film Festivali’nden “En İyi Kısa Film” ödülleriyle dönen, Onur Yağız’ın yönettiği “Patika”ydı fakat film Malatya’dan eli boş ayrıldı.

Le Passe, Inside Llewyn Davis, Only Lovers Left Alive, Closed Curtain, The Congress, Omar, The Lunchbox, A Touch of Sin gibi bu yılın önemli sinema örneklerinin Malatya Park ve Yeşil Sinemaları’nda izleyiciyle buluşması ise ayrı önemliydi. Hemen hemen her birinde salonda büyük bir doluluk oranı mevcuttu ve popüler sinema haricinde filmleri vizyonda izlemesi oldukça zor olan Anadolu insanı da sinemada bu filmlerle buluşup festival heyecanını yaşayabildi. Kemal Sunal anısına düzenlenen “Kemal Sunal Sergisi” ve “Hababam Sınıfı Anılarında Kemal Sunal Minder Sohbetleri” ise festivalin güzel ve önemli anlarındandı.

Ödül öncesindeki kırmızı halı seremonisinde, halından geçen herkesin sıra sıra dizilen halk tarafından alkışlanması, Anadolu insanına özgü samimi bir karşılama olarak akıllarda kaldı. Kişisel gözlemlerime dayanırsak, halkın festivalde çok fazla ünlü isim görmediklerinden dolayı bir miktar hayal kırıklığına uğradıklarını söyleyebilirim. Her sene daha da büyüyen festivalin, ilerleyen senelerde bu konuda adımlar atacağına inancım tam. Ödül törenine geldiğimizde ise Vali Vasip Şahin’in protokol konuşması yapmaması ve bunun üzerine sunucu Korhan Abay’ın “Siz hiç Cannes’da Nice belediye başkanının konuşma yaptığını gördünüz mü?” demesi salonda gülüşmelere neden oldu ve alkışlandı. Bir festival daha geldi geçti, 5. Malatya Uluslararası Film Festivali’ni şimdiden özler olduk.

 
Yorum yapın

Yazan: Kasım 26, 2013 in Özel Dosyalar

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , ,

29. Independent Spirit (Bağımsız Ruh) Adayları Açıklandı

Bu yıl 29.su düzenlenecek olan, Amerikan bağımsız sinemasının Oscar’ları olarak bilinen Bağımsız Ruh ödülleri adayları açıklandı. Ödüller 1 Mart 2014 tarihinde yapılacak ödül töreninde açıklanacak.

independent spirit awards

En İyi Film: 12 Years a Slave, All is Lost, Frances Ha, Inside Llewyn Davis, Nebraska

En İyi Yönetmen: Shane Carruth (Upstream Color), J.C. Chandor (All is Lost), Steve Mcqueen (12 Years a Slave), Jeff Nichols (Mud), Alexander Payne (Nebraska)

En İyi Erkek Oyuncu: Bruce Dern (Nebraska), Chiwetel Ejiofor (12 Years a Slave), Oscar Isaac (Inside Llewyn Davis), Michael B. Jordan (Fruitvale Station), Matthew McConaughey (Dallas Buyers Club), Robert Redford (All is Lost)

En İyi Kadın Oyuncu: Cate Blanchett (Blue Jasmine), Julie Delpy (Before Midnight), Gaby Hoffmann (Crystal Fairy), Brie Larson (Short Term 12), Shailene Woodley (The Spectacular Now)

En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu: Michael Fassbender (12 Years a Slave), Will Forte (Nebraska), James Gandolfini (Enough Said), Jared Leto (Dallas Buyers Club), Keith Stanfield (Short Term 12)

En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu: Melonie Diaz (Fruitvale Station), Sally Hawkins (Blue Jasmine), Lupita Nyongo’o (12 Years a Slave), Yolonda Ross (Go for Sisters), June Squibb (Nebraska)

En İyi Senaryo: Blue Jasmine, Before Midnight, Enough Said, The Spectacular Now, 12 Years a Slave

En İyi Görüntü Yönetimi: Sean Bobbitt (12 Years a Slave), Benoit Debie (Spring Breakers), Bruno Delbonnel (Inside Llewyn Davis), Frank G. DeMarco (All is Lost), Matthias Grunsky (Computer Chess)

En İyi Kurgu: Upstream Color, Museum Hours, Frances Ha, Une Noche, Short Term 12

En İyi İlk Film: Blue Caprice, Concussion, Fruitvale Station, Una Noche, Wadjda

En İyi İlk Senaryo: In a World, Don Jon, Nebraska, Afternoon Delight, The Inevitable Defeat of Mister and Pete

En İyi Belgesel: 20 Feet from Stardom, After Tiller, Gideon’s Army, The Act of Killing, The Square

En İyi Yabancı Film: A Touch of Sin, La vie d’Adele, Gloria, The Great Beauty, Jagten

John Cassavetes Ödülü: Computer Chess, Pit Stop, This is Martin Bonner

Robert Altman Ödülü: Mud

 
Yorum yapın

Yazan: Kasım 26, 2013 in Haberler

 

Etiketler: , , , ,

Yaşam Merkezi (2013)

4. Malatya Uluslararası Film Festivali’nin Ulusal Kısa Film Yarışması bölümünde “En İyi Kısa Film” ödülüne layık görülen 20 dakikalık “Yaşam Merkezi”nin yönetmenlik koltuğunda Ömer Günüvar otururken, başrolünde Mehmet Kireçtepe yer alıyor.

yaşam merkezi

Malatya’da izleme şansı bulduğum “Yaşam Merkezi”, AVM’de temizlik işçisi olarak çalışan yaşlı ve yalnız bir adamın işten çıkarılmaya kadar giden süreç içerisindeki hayatını ele alıyor. Filmin açılışında genel planda bir AVM görüntüsünün üzerine oldukça basit ve sade fontlarla “Yaşam Merkezi” yazısının gelmesi, amatör bir kısa filmle karşılaşacağım hissi uyandırmıştı bende. Çünkü çok fazla kısa film izleyen biri olmama rağmen, kötü kısa filmlerin bile açılış jeneriği yazısına çok fazla özendiğini, en azından profesyonel bir iş gibi gözükmeye çalıştığını gözlemlemişimdir hep. Fakat bu basit ve sade fontun amacını film bitince daha iyi anladım doğrusu. Film, sinematografik olarak da açılış jeneriğinin izlediği yolda giderek mümkün olduğunca iddiasız bir tutum sergiliyor.

yaşam merkezi2

Ömer Günüvar’ın yaklaşımını Zeki Demirkubuz arabeskliğinde ve gerçekçiliğinde bulduğumu söyleyebilirim, zira Demirkubuz’unda “Yeraltı” filmine kadar sinematografiyi ikinci planda bırakıp karakterin içinde bulunduğu drama ve olay örgüsüne yüklendiği bilinen bir gerçektir. Ömer Günüvar da “Yaşam Merkezi”nde aynı formül üzerinden giderek karakterini müthiş bir doğallıkla canlandıran Mehmet Kireçtepe’ye ve onun çevresinde gelişen olay örgüsüne odaklanıyor. Filme cep telefonu vesilesiyle dahil olan arabesk şarkı, “Üçüncü Sayfa” filmini anımsatırken, kırık dökük, yaşanmışlık akan mekan ve eşya seçimleri de Demirkubuz filmlerinin sahiciliğine uyum sağlıyor. Mehmet Kireçtepe’ye burada ayrı bir parantez açmak gerekiyor, zira orijinal bir ekran personasına sahip olduğunu düşündüğüm oyuncu, yüzü itibariyle de Tuncel Kurtiz’i anımsatıyor. Karakterin içinde bulunduğu ruh halini, çıkmazı keskin yüz ifadesiyle doğal ve etkili bir şekilde hissettiriyor. Kireçtepe’nin, “Hak İş”in düzenlediği “emek” temalı kısa film yarışmasında “En İyi Erkek Oyuncu” ödülü aldığını da belirtelim.

yaşam merkezi 2

Açılış jeneriğindeki basitlik ve doğallık böylelikle film içerisinde tutarlı bir şekilde kendini göstermiş oluyor. AVM görüntüsüyle başlayan film, karakterin AVM’den çıkmasıyla bitiyor ve filmin bütününde kurduğu tutarlılık, açılış-kapanış sekansı dengesinde de uyum sağlamayı başarıyor.

Yaşam Merkezi, bildiğim kadarıyla en son geçtiğimiz günlerde İstanbul Kısa Film Festivali kapsamında gösterildi. Başka festivallerde gösterimine denk gelirseniz filme bir şans vermenizi öneririm.

 
1 Yorum

Yazan: Kasım 26, 2013 in Film Kritikleri

 

Etiketler: , , ,

Patika (2013)

Onur Yağız’ın yönettiği 23 dakikalık kısa film “Patika”, geçtiğimiz ay 50. Altın Portakal Film Festivali’nde “En İyi Kısa Film” ödülünü Gülistan Acet’in “Karpuz Cenneti” filmiyle paylaşarak dikkat çekmişti. Birkaç gün önce ise İzmir Kısa Film Festivali’nde hem “En İyi Kısa Film”, hem de “SİYAD En İyi Kısa Film” ödüllerine layık görüldü. Adana Altın Koza Film Festivali ve Malatya Film Festivali’nde ise finale kaldı.

patika

Bir baba-oğul hikayesini ele alan film, yeşilin ve bisikletin hakim olduğu bir hikayeye sahip. Sinematografik açıdan oldukça doyurucu ve özenli olduğunu düşündüğüm Patika, baba ve oğulun hikayesini naif bir anlayışla resmediyor. Uçsuz bucaksız bir patikada bisikletle giden çocuk, bisikleti babasıyla dönüşümlü olarak kullanıyor, Çocuk, bir yere kadar bisikletle gidiyor, babası yürüyor; babası bisiklete geçince çocuk yürüyor. Çocuk, bisiklete babasıyla beraber binmek istemesine rağmen, babası “bisikletin ikisini birden taşımayacağını” söylüyor. Çocuğun babasıyla diyalog kurma ve birlikte zaman geçirme çabaları sonuçsuz kalıyor.

patika1

Taşrada geçen hikaye, bir çocuğun umutlarıyla, korkularıyla, istekleriyle dolu hayatını ve babasıyla iletişim kurmak için verdiği mücadelesini anlatmakta başarılı bir görsel yapı kuruyor. Finaline kadar açık alanda, bir taşra atmosferinde vuku bulan olay örgüsü, finalde kendini kapalı mekana, baba-oğulu yakınlaştıran basit ama naif bir gölge oyununa bırakıyor. Bir bakıma “hayallerinizi gerçekleştirmek için mücadelenin peşini bırakmayın, gerekirse küçük ama tatlı hileler tasarlayın” diyor. Hemen hemen her baba-oğul arasında ya çocukken, ya gençken, hatta yetişkinken kuşak çatışmasının getirdiği iletişim kuramama, anlaşmazlık, sevgi eksikliği gibi durumlar olmuştur. Dolayısıyla filmin anlatmak istediği ana cümle, filmle ve karakterlerle özdeşleşmeye müsait bir kapı aralıyor.

patika2

Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde yoğun program içerisinde kaçırdığım Patika’yı izleyebilmek için yönetmeni Onur Yağız’dan rica etmiştim, sağ olsun göndermişti. Kendisinin benden ricası ise filmi yazmadan önce “iki kere izlemem” idi. Filmi bir kere izlemiştim fakat daha sonra Malatya Film Festivali ve İstanbul Kısa Film Festivali’ndeki gösterimlerine de denk gelince “Patika”yı toplamda üç kere izlemiş olarak ricasını fazlasıyla yerine getirmiş oldum sanırım.

Patika, 2013 yılı içerisinde izlediğim kısalar arasında en iyilerden biri. Gördüğünüz herhangi bir festivalde ya da gösterimde kaçırmayın derim.

 
2 Yorum

Yazan: Kasım 25, 2013 in Film Kritikleri

 

Etiketler: , ,

4. Malatya Uluslararası Film Festivali Ödülleri Açıklandı

Bu yıl dördüncüsü düzenlenen Malatya Uluslararası Film Festivali ödülleri, Malatya Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleşen ödül töreniyle sahiplerini buldu.

4. Malatya Uluslararası Film Festivali ödül töreni

En İyi Film: Yozgat Blues

En İyi Yönetmen: Mahmut Fazıl Coşkun (Yozgat Blues)

En İyi Erkek Oyuncu: Serdar Orçin (Eve Dönüş: Sarıkamış 1915)

En İyi Kadın Oyuncu: İpek Türktan Kaynak (Kusursuzlar)

En İyi Senaryo: Lusin Dink (Saroyan Ülkesi)

Jüri Özel Ödülü: Hayk Kirakosyan (Eve Dönüş: Sarıkamış 1915)

SİYAD Özel Ödülü: Yozgat Blues

Kemal Sunal Halk Jürisi Ödülü: Eve Dönüş: Sarıkamış 1915

En İyi Kısa Film: Yaşam Merkezi

Kısa Film Jüri Özel Ödülü: Ü.N.K

Uluslararası En İyi Film: In Bloom

Uluslararası Jüri Özel Ödülü: The Lunchbox / Omar

 
Yorum yapın

Yazan: Kasım 23, 2013 in Haberler

 

Etiketler: , , , , , , , , , ,

4. Malatya Uluslararası Film Festivali Ödül Tahminleri

Bu yıl dördüncüsü düzenlenen Malatya Uluslararası Film Festivali’nin kazananları bu akşam düzenlenecek ödül töreniyle sahiplerini bulacak. Ulusal Uzun Metraj ve Ulusal Kısa Metraj Yarışma Filmleri ve festivalin bu yılki genel yapısını değerlendireceğim ayrıntılı bir yazıyı daha sonra kaleme alacağım. İzlediğimiz 9 yarışma filminin hem jüri dinamiklerine göre alacakları ödül tahminlerimi, hem de kendimce hak ettiğini düşündüğüm kişisel tahminlerimi sıralıyorum.

4. malatya film festivali

Kristal Kayısı’yı Kim Alır?

En İyi Film: Yozgat Blues

En İyi Yönetmen: Mahmut Fazıl Coşkun (Yozgat Blues)

En İyi Erkek Oyuncu: Ercan Kesal (Yozgat Blues)

En İyi Kadın Oyuncu: İpek Türktan, Esra Bezen Bilgin (Kusursuzlar)

En İyi Senaryo: Yozgat Blues

En İyi Kısa Film: Patika

Kısa Film Jüri Özel Ödülü: Mod

Kristal Kayısı’yı Kim Almalı?

En İyi Film: Kusursuzlar

En İyi Yönetmen: Ramin Matin (Kusursuzlar)

En İyi Erkek Oyuncu: Ercan Kesal (Yozgat Blues)

En İyi Kadın Oyuncu: İpek Türktan (Kusursuzlar)

En İyi Senaryo: Gözümün Nuru

En İyi Kısa Film: Patika

 

 
1 Yorum

Yazan: Kasım 21, 2013 in Haberler

 

Etiketler: , , , , , ,

Fil’m Hafızası Sunar: High Tension Night hosted by Dünay Kılıç “23 Kasım Cumartesi”

Düzenlediği nitelikli kısa film gösterimleriyle adından sıkça söz ettiren ve keşfetmenin keyfini takipçilerine yaşatan Fil’m Hafızası, yine özel bir seçkiyle sinefillerin karşısında.

Fil’m Hafızası ekibinin Kasım ayı teması: Gerilim. Birçok uluslararası festivalden prestijli ödüller kazanmış gerilim temalı kısa filmler High Tension Night’ta.

Ülkemizin genç ve yetenekli yönetmenlerinden Dünay Kılıç’ın ev sahipliği yapacağı High Tension Night 23 Kasım Cumartesi akşamı Ortaköy’ün renkli ve enerjik mekânı Bloom’da.

high tension night
Hem Dünay Kılıç’la, hem diğer sinefillerle tanışma ve sohbet etme imkânı bulacağınız gecede sürpriz oyunlar, ödüllü yarışmalar ve gösterimin sonunda müthiş bir parti ile eğlenceye doyacaksınız. Etkinliğin mekân sponsorluğunu Bloom, medya sponsorluğunu Beyogluin.com ve 2f Magazine üstlenirken, dünyanın önde gelen özel medya eğitim kurumlarından SAE Enstitüsü proje desteği sağlıyor.

High Tension Night hosted by Dünay Kılıç biletlerini Biletix web sitesinden, satış noktalarından ve etkinlik akşamı mekan girişinden temin edebilirsiniz. Bu özel etkinlik için biletler sınırlı sayıdadır.

PROGRAM
20:00 Kapı Açılış
21:00 Kısa Film Seçkisi (1. Bölüm)
22:45 Soundtrack Quiz
22:00 Ara
22:15 Kısa Film Seçkisi (2. Bölüm)
23:00 Movie Karaoke
23:30 Soundtrack Party

Bilet Fiyatları
Biletix: 23,5 TL
Kapıda: 28,5 TL
Biletix hizmet bedeli ve kredi kartı komisyonu dahildir.

KISA FİLM SEÇKİSİ

Grey Matter (2012)

ABD / James B. Cox / 16′

Stephen King’in aynı adlı öyküsünden uyarlanan filmde geçirdiği kazanın ardından kolunu, ruh sağlığını ve sonunda da kendisini kaybeden asker babasıyla başa çıkmaya çalışan genç Issac’in inanamadığı ve inandıramadığı korkunç sonla yüzleşmesine tanıklık ediyoruz.

grey matter

Le Lac Noir (2011)

İsviçre-Fransa / Victor Jaquier / 19′

Balıkçı Jean, Karagöl’ün kenarında hafızasını kaybetmiş, yaralı haldeki Madeleine’i bulur ve onu kulübesine getirir. Madeleine’in gizemli geçmişi ve tekrarlanan kabuslarına aldırmadan geçen beş yılın ardından bir gün beklenmedik bir ziyaretçi her şeyi değiştirecektir.

le lac noir

Yours Truly (2011)

Singapur / Elvira Kusno & Ian Salim / 16’

Evlere çiçek dağıtarak hayatını sürdüren Todi, bir gün evine çiçek götürdüğü Kayla ile yakınlaşmaya başlar. İçe dönük karakteriyle bu ilişkide kendine bir ses bulmaya çalışan Todi, Kayla’nın bu konuda kendisine hiç benzemediğini keşfedecektir.

yours truly

The Small Assassin (2011)

ABD / Chris Charles / 16’

Ray Bradbury’nin aynı adlı hikayesinden uyarlanan filmde, Alice ve David kısa süre önce ilk çocuklarını dünyaya getirmiştir. Doğum sonrası strese giren Alice, bebeklerinin onları öldüreceğini düşünmeye başlar. David karısının akıl sağlığının yerinde olup olmadığından ve söylediklerinin gerçekliğinden emin olmak zorundadır.

the small assassin

The Heat (2013)

Polonya / Bartosz Kruhlik / 24’

Michael ilk kez buluşacağı Anne’le ormanın kıyısındaki göle gider. Derken gizemli bir telefon konuşmasından sonra Anne ortadan kaybolur. Michael kız arkadaşının dönmesini beklerken yanına bir yabancı çıkagelir. Yabancının tekinsizliği Michael’ı korkutur…

the heat

Microcassette Recorder (2010)

Türkiye / Dünay Kılıç / 14’

Uzun zamandır görüşmeyen arkadaşlar bir gece Hakan’ın evinde buluşurlar. Evde eski bir kayıt cihazı bulan Seçkin, Hakan’ı eski bir anısını anlatmaya zorlar. Tolga ve Seçkin bu hikayeyi dinlemeye can atmaktadır ancak neyle karşılaşacaklarını bilselerdi bu kadar hevesli olmazlardı.

microcasette recorder

http://www.filmhafizasi.com/

 
Yorum yapın

Yazan: Kasım 19, 2013 in Haberler

 

Etiketler: , , , , , , , , , ,