RSS

Altın Koza Günlükleri – 1

20 Eyl

21. Adana Altın Koza Film Festivali, 15 Eylül Pazartesi günü başladı. Halit Refiğ’in Gurbet Kuşları filmi festival kapsamında gösterilen ilk filmlerden olurken, Güliz Sağlam’ın çok beğenilen Ahmet Uluçay belgeseli “Tepecik Hayal Okulu” da gösterilen filmler arasındaydı. Uzun yıllardır kayıp olan ve bulunduktan sonra Erden Kıral’ın “Kayıp çocuğumu bulmuş kadar sevindim” dediği filmi Bereketli Topraklar Üzerinde, Charlie Chaplin’in sevilen filmlerinden The Great Dictator ve Laurence Olivier’in 1948 tarihli klasiği Hamlet, sinemada nostalji hissi yaşamak isteyenleri sevindirdi. Ülkemizde vizyona giren Berlin Altın Ayı ödüllü Black Coal, Thin Ice kaçıranlar için bir daha gösterilirken, bu yıl Cannes Film Festivali’nde yarışıp merakla beklenen Deux Jours, Une Nuit ve Maps to the Stars filmleri de Filmekimi’nden önce Altın Koza’da Türkiye prömiyerini gerçekleştirdi.

16 Eylül Salı günü festivalin “Ulusal Yarışma” bölümü filmleri gösterilmeye başlanmış oldu. Yarışma filmlerinden ilk olarak Görkem Şarkan’ın İstanbul Film Festivali’nden “En İyi İlk Film” ödülüyle dönen Nergis Hanım filmi galasını yaptı. Festivalin ikinci gününde sadece bir tane yarışma filmi olması sebebiyle ilgiler daha çok Cannes Film Festivali’nde gösterilen ve Türkiye prömiyeri yapan filmlere kaydı. Andrei Zyvagintsev’in “En İyi Senaryo” ödülüyle döndüğü Leviathan, ikinci büyük ödül olan “Grand Prix”i kazanan Alice Rohrwacher imzalı Le Meraviglie ve Abderrahmane Sissako’nun filmi Timbuktu filmlerine ilgi büyüktü. İlk filmi Die Fremde ile ilgi çeken yönetmen Feo Aladağ’ın Berlin Film Festivali’nde Altın Ayı için yarışan ikinci filmi Zwischen Welten (Ayrı Dünyalar) da festival kapsamında gösterimini yaptı.

Festivalden Notlar

Deux Jours, Une Nuit

Dardenne Kardeşler’in Cannes’dan mutlaka bir ödülle dönmesi beklenen fakat festivalden ödülsüz ayrılan son filmleri Deux Jours, Une Nuit, yine belgesel gerçekçiliği etkisi altında 17 kişinin vicdani bir karar ekseninde şekillenen hikayelerini anlatıyor. Hikaye kurgusu açısından Sidney Lumet’in başyapıtı 12 Angry Men’i anımsatan film, güçlü dramatik karşıtlıklarıyla, ahlaki ve vicdani hesaplaşmalarıyla, ana karakterini sürekli takip eden kamera kullanımıyla Dardenne’lerin iyi işleri arasına adını yazdırıyor. Cannes’da kadın oyuncu kategorisinde en başta favoriler arasında gösterilen Marion Cotillard’ın ödülü niye alamadığı ise açıklığa kavuşmuş oluyor, zira filmdeki diğer tüm oyuncuların gerçekçiliği karşısında Cotillard seçiminin filme yer yer yapaylık kattığını ve inandırıcılık sorunlar yaşattığını söylemek mümkün. Yönetmenlerin Rosetta (1999)’sındaki gibi tanınmadık bir yüzün başrole seçilmesi filmin etki gücünü daha da arttırabilirmiş izlenimi veriyor.

Zwischen Welten

Sibel Kekilli’nin başrolde oynadığı Die Fremde (Ayrılık) filmi ile yönetmenliğe adım atan ve aslen oyunculuktan gelen Feo Aladağ, ikinci filmi Ayrı Dünyalar’da Almanya ve Afganistan sınırı arasındaki askerler üzerinden güçlü bir gerilim duygusu yaşatmayı başarıyor. Göçmenlik, kadın üzerindeki baskılar, savaşın anlamsızlığı, insan hayatının ikinci plana atılması gibi konular hakkında söyleyecekleri olan film, sınır askerleri arasındaki çatışma – dostluk ikilemi ekseninde dönen yan hikayesiyle Chan Wook-Park’ın Joint Security Area (1999)’sı tadında nüanslar yakalamayı başarıyor ama bu sahneler ne yazık ki kısa sürüyor. Genel olarak bir Alman yüzbaşı ve onun çevirmenliğini yapan Afgan bir genç arasında dramatik çatışmasını kurmaya başlayınca ortaya sonucunu tahmin ettiğimiz, benzerlerini daha önce gördüğümüz bir anti-savaş filmi çıkıyor. Yine de özellikle etkileyici birkaç patlama sahnesiyle Feo Aladağ’ın aksiyon sahnelerine hakimiyeti dikkat çekiyor ve savaş-aksiyon-drama kombinasyonundan akıllara bir diğer kadın yönetmen Kathryn Bigelow’u getiriyor.

Leviathan

Cannes Film Festivali’nde Kış Uykusu’nun en büyük rakibi olarak lanse edilen ve “En İyi Senaryo” ödülüne layık görülen Leviathan, Rus yönetmen Andrei Zyvganitsev’in The Return (2003)’den bu yana en iyi filmine imza attığı oldukça güçlü bir yapım. Bürokrasi ve mülkiyet üzerine şekillenen senaryosunu güçlü diyaloglarla destekleyen film aynı zamanda Zyvganitsev’in en konuşkan filmi. Açılış ve kapanış sekanslarının mükemmel uyumu “Leviathan” metaforuyla birleşince ortaya The Tree of Life (2011)’ın insanoğlunun kökenine yolculuk yaptığı mitolojik dokunuşları anımsatan bir tablo çıkıyor. Filmdeki çok sayıda karakterlerden her birinin özenle yazılması ve oldukça başarılı performanslarla canlandırılması, diyaloglarda yoğun şekilde hissedilen Çehov esintileri, hikayeye zekice iliştirilen mizahi dokunuşlar ve masa başında sarhoş bir şekilde tartışan insanlar akıllara Kış Uykusu’nu getiriyor.

Le Meraviglie

Cannes Film Festivali’nde Kış Uykusu’nun kazandığı Altın Palmiye’den sonraki ikinci büyük ödül olan “Grand Prix”i kazanan Alice Rohrwacher imzalı Le Meraviglie, festivalde eleştirmenlerin yarısının 1, yarısının ise 4 puan verdiği bir filmdi. Filmin tam da  bu şekilde izleyiciyi net şekilde ikiye böleceğini söylemek mümkün. Arıcılıkla uğraşan bir ailenin kız çocuklarının hikayesi etrafında şekillenen ve klasik bir ergenlikten büyümeye geçiş hikayesi barındırdığını söyleyebileceğimiz film, Monica Bellucci’nin yer aldığı sahnelerde iyice deneysel bir yapıya bürünerek “büyülü gerçekçilik” tadı yakalamaya çalışıyor fakat hikayenin içerisine girebilmenin büyük bir sabır gerektirdiği de gerçek. Bu yüzden Kış Uykusu, Leviathan ve Deux Jours, Une Nuit gibi filmlerle kıyasladığımızda epey vasat bir film olan Le Meraviglie’nin ikinci büyük ödülü almasının tartışmalar yaratacağı kesin.

Reklamlar
 
Yorum yapın

Yazan: Eylül 20, 2014 in Festivaller

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , ,

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: