Interstellar: Yıldızlararası Bir Başyapıt

Aylardır merakla beklenen ve hakkında olumlu – olumsuz tartışmaların başladığı Interstellar nihayet vizyona girdi. En son 2012’de The Dark Knight Rises ile Batman üçlemesini sona erdiren Nolan’ın yeni filminin yılın “sinema olayı” olması bekleniyordu. Beklenildiği gibi de oldu. Interstellar, şimdiden bilim kurgu türünün zirvesi olan 2001: A Space Odyssey (1968) ve geçen yılın en dikkat çekici filmi olan Gravity (2013) ile karşılaştırılmaya başlandı bile. Christopher Nolan’ın yine kardeşi Jonathan Nolan’la beraber senaryosuna imza attığı yapımda Amerikalı teorik fizikçi Kip Thorne senaryo danışmanı ve yürütücü yapımcı olarak yer alıyor. Interstellar’ın bilim insanlarından övgüler toplaması ise bu işbirliğinin başarıya ulaştığını kanıtlıyor, zira geçen yıl Gravity bilimsel gerçeklerle bağdaşmadığı gerekçesiyle bazı önemli bilim insanlarından veto yemişti. Cuaron’un deyimiyle “düşüncelerle dolu bir eğlence treni” olan Gravity’e kıyasla Interstellar’ın eğlenceyle hiç ama hiç işi yok! Bu yüzden Inception (2010) ve Gravity’e kıyasla popüler izleyici kitlesi nezdinde aynı oranda beğenilmeme riskini de içinde barındırıyor.

interstellar8

Nolan, bilimsel metotları, fiziksel teorileri ve düşünsel yapıyı birleştirerek paralel evren, kuantum fiziği, zaman kayması, beşinci boyut, solucan deliği ve yerçekimi gibi kavramlar üzerinden destansı bir uzay yolculuğu hikayesi tasarlıyor. 169 dakikalık süresinin ilk 45 dakikasını taşrada konumlandırarak finale doğru daha da anlam kazanacak olan dramatik hikaye şablonunu oluşturuyor. Normalde Nolan’ın tarzı olmayan ve bu kısımlara belgeselvari bir şekilde ara ara iliştirilen konuşma görüntüleri de finale doğru epik bir anlam kazanıyor. Bu 45 dakikalık “dünya” sürecinden sonra Cooper (Matthew McConaughey) haricinde uzay yolculuğuna çıkacak diğer karakterlerin tanıtılmaması, uzay aracına biniş, hazırlanma vs. gibi eylemlerin gösterilmemesi ve dünya – uzay arası geçişin aniden gerçekleşmesi ilginç ve klişelere yaslanmayan, radikal bir karar olmuş.

Interstellar için Nolan’ın en duygusal filmi demek doğru tabir olacaktır. Bu duygusallığını da büyük oranda baba – kız arasındaki dramatik omurgadan ve Hans Zimmer’ın adeta filmin duygusuna yeni bir boyut kazandıran etkileyicilikteki müziklerinden alıyor. Nolan, görecelik kavramı üzerinden dünya ve başka gezegenler arasındaki yıllara yayılan zaman farklılığını odak noktasında tutarak yarattığı çatışmanın derinleşmesine olanak sağlıyor. Dr. Mann (Matt Damon) karakterinin dahil olduğu bölüm hikaye içinde hikaye oluştururken farklı katmanlara kapı aralayan kurgusu ekseninde bir nevi başrol içinde farklı bir başrol daha yaratmış oluyor.

Interstellar-2014-Movie-Image

Nolan, Memento (2000)’dan beri beraber çalıştığı Oscar ödüllü görüntü yönetmeni Wally Pfister’ın bu yıl Transcendence (2014)’i yönetmesi üzerine Tinker Tailor Soldier Spy (2011) ve Her (2013) filmlerinin görüntü yönetmenliğini yapan Hoyte van Hoytema ile çalışmış. Bu iki filmle atmosfer yaratma başarısını kanıtlayan ve aksiyondan uzak, daha minimalist bir sinematografi anlayışı olan Hoytema, Interstellar’a çok fazla şey katmış. Pfister’in Inception’da görsel şaşaaya ve biraz da popüler izleyiciyi mest etme üzerine dayanan görsel yapısı Interstellar’da  yerini Hoytema’nın IMAX ve Panavision kameralarla yarattığı sade ama iddialı, hiçbir anında şov yaptığı hissedilmeyen , güçlü bir gerçekçilik duygusuna kapıldığımız tercihlerine bırakmış. Neredeyse içinden geçtiğimizi hissettirecek kadar gerçekçi  “kara delik” yaratımları, yıldızlararası yolculuk yaptığımıza inandıran uzay görüntüleri, farklı coğrafi özelliklere sahip gezegen tasvirleri ve özellikle “beşinci boyut” sekansındaki hipnotik etki yaratan muazzam tasarımıyla görsel efektler çok başarılı.

Nolan’ın özellikle Inception’da son 45 dakikasını katmanlı bir paralel kurgu şaheserine çevirdiği formül, Interstellar için de geçerlilik kazanıyor. Nolan filmlerinin vazgeçilmezi olan “bellek – kurgu ilişkisi” özellikle ‘beşinci boyut’ sekansında kendini gösterirken, Zimmer’ın müzikleri eşliğinde hipnotik bir etki yaratıyor. Duygusal derinliğiyle Spielberg’in Artificial Intelligence (2001)’ının etkisini yakalarken, düşünsel yapısıyla ve uzay gerçekliği konusundaki teorileriyle Kubrick’in başyapıtı 2001: A Space Odyssey  ile aynı kanaldan gidiyor. Kubrick’in 2001’i vizyona girdiğinde epey eleştiri almış fakat ilerleyen yıllarda filmin bilime ve insanlığa dair günümüz gerçeklerini çok önceden gözler önüne sermesiyle “zamanının ötesinde” bir filme dönüşmüştü. Bu bağlamda Interstellar’ın sunduğu gelecek tasviri ve teorilerin ilerleyen yıllarda nasıl bir gerçekliğe dönüşeceği bilinmez ama zamanla çok daha değer kazanacağı aşikar.

interstellar.black_.hole_

Son 3 yılda birbirinden iyi performanslara imza atarak kariyerinin zirvesini yaşayan Matthew McConaughey yine çok başarılı ve kesinlikle film için doğru bir başrol tercihi. Filmin duygusunu çok iyi yakalıyor ve dramatik sahnelerde oyunculuğu iyice yükseliyor. Anne Hathaway, Matthew’ın yanında iyi bir partner olarak üzerine düşeni yaparken, Jessica Chastain ve Casey Affleck kendilerine ayrılan süre içerisinde tutarlı bir performans sergiliyorlar. Belki McConaughey gibi yükselmelerine olanak tanıyacak sahneleri yok fakat filme yakışıyorlar. Michael Caine ve Ellen Burstyn kısa rolleriyle yıllar geçse de etkileyiciliklerden hiçbir şey kaybetmediklerini yine kanıtlıyorlar. Filmin oyuncu kadrosunda adı yazmasına rağmen varlığı karşımıza çıktığı anda sürpriz hissiyatı yaratan Matt Damon ise bildiğimiz Matt Damon. Oyunculuğundan ziyade ismiyle ve karizmasıyla filmdeki “sürpriz karakter” işlevini başarıyla yerine getirmiş oluyor.

Christopher Nolan, Inception gibi bir başyapıtın ardından Batman serisine yakışmayan bir final olan The Dark Knight Rises’a imza atarak hayranlarını üzmüştü. Interstellar ise Nolan’ın yeni başyapıtı olarak hem kendini affettirmesini sağlıyor hem de sinema tarihinin en iyi bilim kurgu filmleri arasına adını yazdıran özel bir film olmayı başarıyor.  Dehasını bir kez daha kanıtlayan Nolan’dan yeni başyapıtlar bekliyoruz!

9.7 / 10

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s