RSS

14. !f İstanbul Film Festivali’nde Görülmesi Gereken 15 Film

02 Şub

12 Şubat – 22 Şubat tarihleri arasında İstanbul’da “Cinemaximum Fitaş”, “Cinemaximum Budak” ve “Cinemaximum Kanyon” sinemalarında bu yıl 14.sü gerçekleşecek olan !f İstanbul Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali, 2015 yılındaki seçkisine çok güçlü filmler getirerek festival severlerin iştahını kabartmaya devam ediyor. Ayrıca Kanadalı yönetmen Guy Maddin festival kapsamında İstanbul’a gelecek ve Melis Behlil’in moderatörlüğünde yapılacak olan “Geçmişin Büyüsü: Sessiz Sinema, Sürrealizm ve Yasaklanmış Odalardan Hikâyeler” başlıkla sohbete katılacak. Bu sohbet, 14 Şubat Cumartesi günü SALT Beyoğlu’nda gerçekleşecek. Bu yıl 42 ülkeden 115 filmin gösterileceği !f İstanbul’da “Keş!f”, “Digitürk Galaları”, “!f music”, “Aşk & Başka Bi’ Dünya”, “Gökkuşağı”, “Sanat Hayat İçindir!”, “Ev”, “Karanlık ve Köşeli”, “!f Kült”, “Özel Gösterimler”, “Aziz(e)ler, Şairler ve Meczuplar” ve “!f Kısalar” bölümleri bulunmakta.

fotoblok_poster_genel_pers

!f İstanbul’a gitmek isteyenler için yol gösterecek bir rehber olmasını amaçlayarak program içerisinde “kesinlikle görülmesi gerektiğine inandığım 15 film” listesi oluşturdum. İyi okumalar ve festivalde iyi seyirler!

1) Birdman (2014) – Alejandro Gonzalez Inarritu (119 dk)

“Oyun kendimin deforme olmuş, meczup bir haline dönüşmeye başladı.” (Filmden)

Alejandro Gonzalez Inarritu’nun son harikası olan Birdman, Emmanuel Lubezki’nin akıl almaz başarıdaki görüntü yönetimi, enfes tek plan sekansları, bu tek planların harika bir kurgu eşliğinde sanki 120 dakika boyunca tek bir plandan oluşuyormuş gibi bağlanışı, Antonio Sanchez’in adeta trans etkisi yaratıp filme güç katan müzikleri, Inarritu’nun her bir kareye aşırı hakim yönetmenliği, Michael Keaton, Edward Norton ve Emma Stone’un güçlü oyunculukları ve çeşitli filmlere ya da karakterlere sürekli göndermeler yapan yapısıyla 2014’ün en iyi filmi olan sinefil bir şaheser olduğu için kaçırılmamalı.

Fragmanı: https://www.youtube.com/watch?v=0PdLmZG_6ZE

Gösterim Tarihleri: 13 Şubat “22.00” (Cinemaximum Fitaş), 16 Şubat “19.30” (Cinemaximum Budak), 19 Şubat “22.00” (Cinemaximum Kanyon), 22 Şubat “19.30” (Cinemaximum Kanyon)

birdman1

2) Plemya (2014) – Myroslav Slaboshpytskiy (130 dk)

“Bu, çok genç insanlar hakkında bir film. Gençler bütün duygularını saf ve şiddetli bir şekilde yaşarlar; aşkı, nefreti, öfkeyi, kızgınlığı da, çaresizliği de. Ve bu duyguları anlatmak için kelimelere gerek yoktur.” Myroslav Slaboshpytskiy

Cannes Film Festivali’nden üç ödülle dönen Plemya, 130 dakika boyunca tamamen diyalogsuz, herhangi bir anlatıcının olmadığı, müzik kullanımının olmadığı, her biri işitme engelli insanlardan oluşan oyuncu kadrosu eşliğinde dilinin sadece “işitme dili”nde olduğu, buna rağmen hiçbir şekilde herhangi bir altyazının olmadığı, kelimelerin değil, sessizliğin ve beden dilinin ön plana çıktığı ilginç bir tecrübeye benziyor. “Keş!f” bölümünün bu yılki yıldızı olabilir.

Fragmanı: https://www.youtube.com/watch?v=pXN7hS-Evao

Gösterim Tarihleri: 15 Şubat “19.30” (Cinemaximum Budak), 20 Şubat “19.30” (Cinemaximum Fitaş), 22 Şubat “13.30” (Cinemaximum Kanyon)

plemya

3) Starry Eyes (2014) – Kevin Kolsch, Dennis Widmyer (98 dk)

“Kesinlikle erken dönem Cronenberg ve tabii ki Zulawaski’nin Saplantı’sından etkilenmiştik.” Dennis Widmyer

Her biri birbirinden harika afiş çalışmalarıyla aylardır merakımızı cezbeden korku filmi Starry Eyes, David Cronenberg’in eski dönemindeki body-horror filmlerinin yapısıyla, Maps to the Stars’taki Hollywood eleştirisini birleştiriyor ve üzerine biraz da David Lynch filmlerinin tuhaf sosunu serpiyor. Kesinlikle deneyimlenmesi gereken bir bileşim. 2014’ün en iyi korku-gerilimlerinden.

Fragmanı: https://www.youtube.com/watch?v=2JbO0eIc3jM

Gösterim Tarihleri: 17 Şubat “19.30” (Cinemaximum Budak), 21 Şubat “00.00” (Cinemaximum Fitaş)

starry eyes2

4) Tokyo Tribe (2014) – Sion Sono (116 dk)

“Hip-hop, Punk ve Rock’ın aksine benim geldiğim yer değil. Ama bu müziğe karşı müthiş bir sempati duyuyorum.” Sion Sono

Hemen hemen her filmiyle izleyiciye farklı sinemasal şoklar yaşatan yönetmenlerden Sion Sono’nun yönettiği Tokyo Tribe, distopik bir Tokyo tasviri içerisinde her türlü aşırılığın, absürdlüğün cirit attığı hem bir müzikal, hem bir yakuza filmi, hem bir manga uyarlaması, hem de koreografik bir şölen. Festivalin bu yılki deneyimlenmesi en zor, en eğlenceli ve en çılgın filmi olabilir.

Fragmanı: https://www.youtube.com/watch?v=zYy7__R3sQ8

Gösterim Tarihleri: 12 Şubat “22.00” (Cinemaximum Budak), 15 Şubat “13.00” (Cinemaximum Fitaş)

tokyo tribe

5) Norviyia (2014) – Yiannis Veslemes (74 dk)

“Kahrolası bir vampir misin, yoksa şair misin?” (Filmden)

!f İstanbul’da her yıl en ilgincinden, en akılda kalıcısından bir Yunan filmi izlemek artık bir gelenek oldu. Bu yılın Yunan filmi bombası ise kuşkusuz vampir filmlerinin mitleriyle oynayan Norviyia olacak gibi gözüküyor. Fragmanından Yunan usulü bir Only Lovers Left Alive olabileceği izlenimini veren film, kuşkusuz çok tuhaf aynı zamanda çok keyif verici bir tecrübe olacak gibi.

Fragmanı: https://www.youtube.com/watch?v=GtXFc9L8sLI

Gösterim Tarihleri: 17 Şubat “17.30” (Cinemaximum Fitaş), 21 Şubat “17.00” (Cinemaximum Fitaş)

norviyia

6) In the Crosswind (2014) – Martti Helde (87 dk)

“Zaman durmuş gibi hissediyorum. Zihnim Sibirya’da geziniyor, ama aklım evde” (Filmden)

2. Dünya savaşına ve zorunlu göçe odaklanan bu Estonya yapımı siyah beyaz film, fragmanındaki şiirselliğiyle oldukça merak ettiriyor. Estonya yapımı çok fazla film izleme şansımız olmadığını düşünürsek ve In the Crosswind’in belki de bu yılın Tabu (2012)’su olabileceği ihtimalini katarsak kaçırılmaması gerekiyor.

Fragmanı: https://www.youtube.com/watch?v=G6q1OWCxxpQ

Gösterim Tarihleri: 14 Şubat “15.30” (Cinemaximum Budak), 20 Şubat “15.30” (Cinemaximum Fitaş), 22 Şubat “13.00” (Cinemaximum Fitaş)

crosswind

7) A Girl Walks Home Alone At Night (2014) – Ana Lily Amirpour (99 dk)

“Eğer bir vampir görsem, “Hadi ısır beni: Sonsuza kadar yaşamak istiyorum.” gibi bir tepki verebilirdim. Vampirler hakkındaki hislerim böyle.” Ana Lily Amirpour

Aylardır İran’in ilk vampir filmi olarak adını duyduğumuz A Girl Walks Home Alone At Night, siyah-beyaz atmosferi, etkileyici müzikleri ve vampir westerni yapısıyla merak ettiriyor. İran ilk vampir filmini çektiyse, Türkiye kim bilir ne zaman çekecek diye daha çok hayıflanana kadar şimdilik bu filmi izlemek en iyisi.

Fragmanı: https://www.youtube.com/watch?v=_YGmTdo3vuY

Gösterim Tarihleri: 17 Şubat “22.00” (Cinemaximum Fitaş), 20 Şubat “22.00” (Cinemaximum Budak), 22 Şubat “17.30” (Cinemaximum Fitaş)

a girl walks home

8) The Forbidden Room (2014) – Guy Maddin (130 dk)

“Film, stüdyoda, daha doğrusu birçok küçük stüdyoda çekildi ama beklenmedik bir şekilde insanların, halkın canlı stüdyolarda -önce üç hafta boyunca Georges Pompidou’da Paris’te sonra da üç hafta boyunca Montreal’deki Centre PHI’da- gelip çekimlere dahil olabildiği, oyuncuları yakından izleyebildiği bir şekilde ortaya çıktı.” Guy Maddin

Kanada sinemasının en aykırı ve auteur yönetmenlerinden Guy Maddin, yine kendine has büyüleyici, eşsiz, gerçeküstücü sinema dünyasında seyirciyi tuhaf bir yolculuğa çıkarırken, Mathieu Amalric, Charlotte Rampling, Udo Kier gibi oyuncuların da yer almasıyla merakımızı iyice cezbediyor. Ve Guy Maddin bu yıl !f İstanbul kapsamında Türkiye’ye geliyor. Kaçırılmamalı!

Fragmanı: https://www.youtube.com/watch?v=1mdcW4JswDU

Gösterim Tarihleri: 13 Şubat “19.00” (Cinemaximum Fitaş), 21 Şubat “16.00” (Cinemaximum Kanyon)

the forbidden room

9) Life Itself (2014) – Steve James (118 dk)

“Pek çoğumuz blog yazmayı tercih etti, ben gerek duydum.” Roger Ebert

Sinema yazarı denildiğinde dünyada akla gelen ilk isim olan büyük üstad Roger Ebert’a adanan ve her ne kadar Oscar’a aday yapılmasa da yılın en başarılı belgeselleri arasında görülen Life Itself’i izlemememiz için tek bir sebep var mı?

Fragmanı: https://www.youtube.com/watch?v=j9ud1HUHgug

Gösterim Tarihleri: 14 Şubat “19.00” (Cinemaximum Fitaş), 15 Şubat “22.00” (Cinemaximum Kanyon)

life itself1

10) Sayat Nova (2014) – Sergei Parajanov (77 dk)

“Ben, hayatı ve ruhu acılar içinde olan bir adamım” Sayat Nova

Usta yönetmen Sergei Parajanov’un başyapıtı olan “Narın Rengi”, dijital olarak yenilenmiş kopyasıyla bu yıl festivalin “!f Kült” bölümündeki tek film olma özelliğini taşıyor. Zamanının çok çok ötesinde olan bu deneysel, gerçeküstücü ve avant-garde yapımı mutlaka her sinefilin beyaz perdede bir kez deneyimlemesi gerekiyor.

Fragmanı: https://www.youtube.com/watch?v=P4nkm4xCnfg#t=43

Gösterim Tarihleri: 21 Şubat “19.30” (Cinemaximum Fitaş)

sayat nova1

11) The Man in the Orange Jacket (2014) – Aik Karapetian (71 dk)

Turuncu Ceketli Adam Kubrick’in Cinnet’inden von Trier’in Deccal’i veya Alexandre Aja’nın Yüksek Tansiyon’una sinema tarihinin bazı fevkalade klasiklerinden etkileniyor. (Hollywood Reporter)

Örneklerini çok az gördüğümüzü Letonya sinemasından çıkan bir korku filmi olan Turuncu Ceketli Adam, fragmanındaki tekinsizliğiyle, atmosfer kurma başarısıyla ve intikam temasını getirdiği farklı yorumla merak ettiriyor. Sadece yukarıda Hollywood Reporter’ın yayınladığı cümle bile filmi görmek için bir sebep olsa gerek. Festivalin sürpriz filmlerinden olması olası.

Fragmanı: https://www.youtube.com/watch?v=N9RrKbOAC2I

Gösterim Tarihleri: 17 Şubat “15.30” (Cinemaximum Fitaş), 20 Şubat “00.00” (Cinemaximum Fitaş)

orange jacket

12) The Tale of the Princess Kaguya (2014) – Isao Takahata (137 dk)

“Hikayenin kahramanı olan Prenses Kaguya’nın kalbinde ne olup bittiğini tam olarak anlamakta güçlük çekiyorduk. Bu yüzden, çok iyi bilindiği için çok az kişi bu hikayeyi ilginç bulmuştu.” Isao Takahata

Japon yönetmen Isao Takahata’nın uzun bir aradan sonraki yeni filmi olan Princess Kaguya Masalı, o kadar çok beğenildi ki, birçok eleştirmen yılın en iyi animasyonu olarak ilk sırada değerlendirdi. Anime hayranlarının mutlaka kaçırmaması gereken film, dokunaklı ve melankolik yapısıyla, usta işi çizimleriyle öne çıkıyor ve bu yıl “en iyi animasyon” kategorisinde Oscar adayı olan 5 filmden biri.

Fragmanı: https://www.youtube.com/watch?v=GRTqgv8QVe4

Gösterim Tarihleri: 13 Şubat “22.00” (Cinemaximum Budak), 16 Şubat “22.00” (Cinemaximum Fitaş), 19 Şubat “19.30” (Cinemaximum Kanyon)

kaguya

13) What We Do In The Shadows (2014) – Taika Waititi & Jemaine Clement (84 dk)

“İnsanların, ‘vampirler insanları öldürüyor ama onları çok seviyoruz,’ olmaları epey ilginç tabi.” Jemaine Clement

Amerika ve Yeni Zelanda ortak yapımı olan bu vampir komedisi, birçok farklı kişi ve mecra tarafından yılın en komik filmlerinden olarak nitelendirildi. Fragmanında mockumentary tarzını vampir komedisiyle birleştirdiği görülen yapım, festivalin ilginç ve bol kahkahalı seyirliklerinden olacak gibi gözüküyor.

Fragmanı: https://www.youtube.com/watch?v=2X9n5lSVfzw#t=100

Gösterim Tarihleri: 13 Şubat “22.00” (Cinemaximum Kanyon), 15 Şubat “19.00” (Cinemaximum Fitaş), 19 Şubat “22.00” (Cinemaximum Budak)

what we do shadows

14) Çekmeceler (2014) – M. Caner Alper & Mehmet Binay (120 dk)

“Geçmiş asla sona ermez ve hatta geçmez bile.” William Faulkner

İlk filmleri “Zenne” ile LGBT sineması içerisinde farklı ve cesur bir tarz yakalayan yönetmenler Caner Alper ve Mehmet Binay, ikinci filmleri Çekmeceler’in galasını !f İstanbul’da yapıyor. Sinematografi, sanat yönetimi ve kostüm tasarımı açısından gene rengarenk bir filmle karşılaşacağımız afişlerinden ve fragmanından belli. Ece Dizdar, Taner Birsel, Tilbe Saran ve Nilüfer Açıkalın’lı oyuncu kadrosu da iddialı.

Fragmanı: https://www.youtube.com/watch?v=5vvBtSu4eao

Gösterim Tarihleri: 15 Şubat “22.00” (Cinemaximum Fitaş)

çekmeceler

15) Fassbinder: At Elske Uden at Kraeve (2015) – Christian Braad Thomsen (102 dk)

“Toplumdaki herkesi memnun edemezsiniz. Sadece yanlış yapmanız yeterlidir.” (Filmden )

Usta yönetmen Rainer Werner Fassbinder’ın yakın arkadaşı olan Danimarkalı sinemacı Christian Braad Thomsen tarafından çekilen bu yepyeni belgesel, Fassbinder’in pek bilmediğimiz, hayatının değişik dönemlerine odaklanan kişisel ve samimi bir portresini çıkarıyor. Sinemadan aşka, psikanalizden deliliğe kadar Fassbinder’in hayatının derinliklerine arşiv görüntüler eşliğinde dalmak elbette sadece Fassbinder hayranlarına ve sinefillere önerebileceğimiz bir deneyim olur.

Fragmanı: –

Gösterim Tarihleri: 21 Şubat “15.30” (Cinemaximum Fitaş)

fasbinder

Reklamlar
 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , ,

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: