RSS

Aylık arşivler: Mart 2015

47. SİYAD Ödülleri Sahiplerini Buldu

Bu yıl 47.si düzenlenen SİYAD (Sinema Yazarları Derneği) ödülleri Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda düzenlenen törenle sahiplerini buldu. Altın Palmiye ödüllü Kış Uykusu beklenildiği gibi film ve yönetmen dalları başta olmak üzere 6 ödülle ayrılarak gecenin galibi oldu. Köksüz 2 dalda, Unutursam Fısılda 2 dalda, Sivas ise 1 dalda ödüle layık görüldü. İtirazım Var ise geceden ödülsüz ayrıldı. Ayrıca SİYAD tarafından belirlenen “100 Yılın 100 Türk Filmi”nin ilk 10’u ise gecede açıklandı. Yılmaz Güney’in “Umut”u Türk sinema tarihinin en iyi filmi seçildi.

47.siyad-odullerinde-berkin-elvan-unutulmadi-52774

 En İyi Film: Kış Uykusu

En İyi Yönetmen: Nuri Bilge Ceylan (Kış Uykusu)

En İyi Senaryo: Deniz Akçay (Köksüz)

En İyi Erkek Oyuncu: Haluk Bilginer (Kış Uykusu)

En İyi Kadın Oyuncu: Melisa Sözen (Kış Uykusu)

En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu: Ayberk Pekcan (Kış Uykusu)

En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu: Lale Başar (Köksüz)

En İyi Sinematografi: Gökhan Tiryaki (Kış Uykusu)

En İyi Kurgu: Yorgos Mavropsaridis (Sivas)

En İyi Müzik: Kenan Doğulu (Unutursam Fısılda)

En İyi Sanat Yönetmeni: Soydan Kuş (Unutursam Fısılda)

En İyi Belgesel: Tepecik Hayal Okulu (Güliz Sağlam)

En İyi Kısa Film: Müjdeler Var Yurdumun Toprağına Taşına, Erdi Sinemam 100 Şeref Yaşına! (Hakkı Kurtuluş – Melik Saraçoğlu)

YÜZYILIN 10 FİLMİ:
1) Umut – Yılmaz Güney
2) Yol – Şerif Gören
3) Sevmek Zamanı – Metin Erksan
4) Anayurt Oteli – Ömer Kavur
5) Vesikalı Yarim – Ömer Lütfi Akad
6) Muhsin Bey – Yavuz Turgul
7) Selvi Boylum Al Yazmalım – Atıf Yılmaz
8) Sürü – Zeki Ökten
9) Masumiyet – Zeki Demirkubuz
10) Bir Zamanlar Anadolu’da- Nuri Bilge Ceylan

Reklamlar
 
Yorum yapın

Yazan: Mart 12, 2015 in Haberler

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , ,

34. istanbul Film Festivali’nde Görülmesi Gereken 25 Film

4 – 19 Nisan tarihleri arasında İstanbul’da Atlas, Beyoğlu, Rexx, Feriye sinemalarında bu yıl 34.sü gerçekleşecek olan İstanbul Film Festivali, 2015 yılındaki seçkisine yine güçlü filmler getirerek festival severlerin iştahını kabartacağa benziyor. Bu yıl 200’ü aşkın film gösterecek olan İstanbul Film Festivali’nde “Uluslararası Yarışma”, “Yarışma Dışı”, “Sinemada İnsan Hakları Yarışması”, “Türkiye Sineması 2014-2015″, “Hisar Kısa Film Seçkisi”,  “Özel Gösterim: Ufak Hakikatler”, “Özel Gösterim: Türk Klasikleri Yeniden”, “Akbank Galaları”, “Ustalar”, “Dünya Festivallerinden”, “Yeni Bir Bakış”, “Ntv Belgesel Kuşağı”, “Mayınlı Bölge”, “Antidepresan”, “Çocuk Mönüsü”, “Geceyarısı Çılgınlığı”, “Aile Bağları”, “Balkanlar: Ateşin Sineması”, “Lisandro Alonso”, “Alman Animasyon Filmleri”, “Sinematek’in 50. Kuruluş Yıldönümü” ve “Anılarına” bölümleri bulunmakta.

iksv film

1) Victoria (2015) – Sebastian Schipper (140 dk)

64. Berlin Film Festivali’nde yarışıp “en iyi görüntü yönetmeni” ödülü alan ve Alman yönetmen Sebastian Schipper tarafından yönetilen Victoria, bir barda başlayıp Berlin sokaklarına yayılan, 140 dakika boyunca tek çekimde gerçekleştirilen bir soygun hikayesi anlatıyor. Sinema tarihinin baştan sona tek planda çekilen en uzun film unvanını alan deli işi Victoria’yı izlemek için sabırsızlanıyoruz.

Fragmanı: https://www.youtube.com/watch?v=qlG0nauf8fo

victoria

2) Knight of Cups (2015) – Terrence Malick (118 dk)

2011’deki başyapıtı The Tree of Life ile gönlümüzü fetheden fakat hemen ardından To the Wonder gibi bir vasatlık örneğine imza atarak hayranlarını üzen yönetmen Terrence Malick, son filmi Knight of Cups ile Berlin’de oldukça ikiye bölünen eleştiriler aldı. Fragmanı her açıdan To the Wonder’a kıyasla çok daha sinematografik, yapıbozumcu ve çekici duruyor. Yeni bir Malick şaheseri geliyor mu, biletimizi alıp bekleyeceğiz.

Fragmanı: https://www.youtube.com/watch?v=SI2j1FHCjtM

knight of cups

3) Lost River (2014) – Ryan Gosling (95 dk)

Oyunculuktan aynı zamanda yönetmenliğe de geçiş yapan isimler kervanına Ryan Gosling de katıldı. Cannes’da “Belirli Bir Bakış” ve “Golden Camera” bölümlerinde yarışan Lost River, fragmanından afişine kadar Nicolas Winding Refn tarzı ve esintileri içeren bir film olduğunu belli ediyor. Gosling, “Drive” ve “Only God Forgives”te oynarken Refn’den neler kapmış, merakla bekliyoruz.

Fragmanı: https://www.youtube.com/watch?v=H8ngDiG9V8w

lost river

4) It Follows (2014) – David Robert Mitchell (100 dk)

Cannes Film Festivali’nde “Eleştirmenler Haftası” bölümünde gösterildiği günden bu yana övgü dolu yorumlar olan korku filmi It Follows, kuşkusuz 2015 sonuna kadar yılın en çok konuşulan yapımlarından olmaya devam edecek. Her yıl bir korku filmi mutlaka türdeşlerine karşı açık ara bayrağı en önde götürür. Bu yıl o film “It Follows” olacak diye ümit ediyoruz.

Fragmanı: https://www.youtube.com/watch?v=96Itg4gjtts

it follows

5) Saint Laurent (2014) – Bertrand Bonello (150 dk)

Geçen yılki Cannes Film Festivali’nin ana yarışmasındaki tüm filmleri gerek festivaller, gerek vizyon olarak ülkemizde görme şansımız olmuştu, Saint Laurent hariç! Bertrand Bonello’nun bu son filmi genelde Fransızlardan oldukça olumlu, genelden ise vasat eleştiriler almıştı fakat fragmanı yönetmenlik, oyunculuk, sanat yönetimi ve sinematografi açısından oldukça çekici gözüküyor. Yine geçen yıl izlediğimiz “Yves Saint Laurent” vasatlığından sonra çok daha iyi bir film olduğu neredeyse kesin gibi. İzlemek lazım.

Fragmanı: https://www.youtube.com/watch?v=vhkSXbmm-uQ

saint laurent

6) Taxi (2015) – Jafar Panahi (82 dk)

Berlin’de “Altın Ayı” ödülünü hangi film kazanırsa kazansın başlı başına izleme sebebidir zaten. Bu ödülü kazanan hala ülkesinde yasaklı bir sinemacı olan Jafar Panahi ise daha da bir izleme sebebidir. In film Nist’te evini stüdyo niyetine kullanan Panahi, bu sefer taksinin içinde müşterileriyle olan diyaloglara odaklanıyor. Beklentimiz büyük.

Fragmanı: https://www.youtube.com/watch?v=Pl0UJLTtWjE

Taxi - 65th Berlin Film Festival

7) From What Is Before (2014) – Lav Diaz (338 dk)

Uzun filmleri sevenlere, bol sabrı olanlara ve Lav Diaz’ı takip edenlere 338 dakikalık eşsiz bir deneyim. Locarno Film Festivali’nden Altın Leopar dahil olmak üzere 5 ödülle dönen film, kesinlikle ağır sinefillerin kaçırmaması gereken filmlerden.

Fragmanı: https://www.youtube.com/watch?v=79EtADrXuvk

from what is before

8) Jauja (2014) – Lisandro Alonso (109 dk)

Cannes Film Festivali’nin “Belirli Bir Bakış” bölümünde yarışıp “FIPRESCI” ödülünü kazanan Lisandro Alonso filmi Jauja, izledikten sonra unutulması pek mümkün olmayan, hafızamızı allak bullak eden filmlerden. Garip ve halüsinatif etkiler bırakan bir anti-western olarak tanımlayabileceğimiz film, “iyi ki sinema var” dedirtecek ve izleyiciyi derin düşüncelere sevk edecek bir rüya. Kaçmaz.

Fragmanı: https://www.youtube.com/watch?v=QpsyW1Dq37Q

jauja2

9) 45 Years (2015) – Andrew Haigh (93 dk)

2011’de LGBT sinemasının “Before Sunset”i olarak anılabilecek etkileyici Weekend’e imza atarak sessiz ama derinden güçlü bir çıkış yapan yönetmen Andrew Haigh’ın yeni filmi 45 Years, Berlin’den oldukça iyi övgüler topladı. Evliliklerinin 45. yılını kutlamaya hazırlanan yaşlı çiftin bir anda kendilerini boşanmanın eşiğinde bulmasını anlatan filmde, Tom Courtenay “en iyi erkek oyuncu”, Charlotte Rampling ise “en iyi kadın oyuncu” ödülüne layık görüldü.

Fragmanı: https://www.youtube.com/watch?v=6ZT4fktMn2Y

45 years

10) The Postman’s White Nights (2014) – Andrey Konchalovskiy (90 dk)

3,5 dakikalık fragmanındaki muazzam şiirsellikteki sinematografisi bile başlı başına yeterince izlemek için sebep iken, Venedik’te aldığı “En İyi Yönetmen” ödülü, yurtdışında aldığı iyi övgüler ve son zamanlarda epey iyi filmler çıkaran Rus sinemasının bir örneği oluşu da cabası.

Fragmanı: https://www.youtube.com/watch?v=qGgC5CkPojk

postmans

11) The Duke of Burgundy (2014) – Peter Strickland (104 dk)

İlk iki filmi Katalin Varga ve Berberian Sound Studio ile iyi bir çıkış yakalayıp kendine has bir hayran kitlesi yakalayan yönetmen Peter Strickland’ın son filmini görmek için sebebe gerek var mı? Fragmanını izleyin ve heyecanınız ikiye katlansın.

Fragmanı: https://www.youtube.com/watch?v=P-xIMBnclyA

burgundy,

12) P’tit Quinquin (2014) – Bruno Dumont (200 dk)

Fransız sinemasında aykırı filmleriyle daha çok sinefiller tarafından bilinen ve sevilen yönetmen Bruno Dumont’un 200 dakikalık ve 4 bölümlük bir mini-dizi olarak çektiği P’tit Quinquin’i izlemek için en büyük sebep kuşkusuz “Cahiers du Cinema” tarafından yılın en iyi filmi seçilmiş olması.

Fragmanı: https://www.youtube.com/watch?v=ii2BzMaUr3M

quinquin

13) Sarmaşık (2015) – Tolga Karaçelik (100 dk)

Gişe Memuru filmi ile tanıdığımız Tolga Karaçelik’in yeni filmi Sarmaşık, başvuran 12.700 film arasından Sundance Film Festivali’nin 12 filmlik ana yarışmasına kabul edilmişti. Beş gemici ile bir kaptanın arasındaki hiyerarşik mücadeleye odaklanan film çok farklı yorumlar aldı, oyunculuk performanslarıyla da adından söz ettirdi. Merakla beklediğimiz Türk filmlerinden.

Fragmanı: https://www.youtube.com/watch?v=Jh-oflrjfTk

sarmasik

14) Gett: The Trial of Viviane Amsalem (2014) – Ronit Elkabetz, Shlomi Elkabetz (100 dk)

20 yıllık mutsuz evliliğini bitirmek isteyen Viviane’nin buna karşı çıkan pasif-agresif kocası Elisha ile haham hakimlere karşı yıllar süren mücadelesini ele alan filmin, İsrail’de evlilik kurumuyla ilgili kararların haham hakimlerin kontrolünde olması ve boşanmanın ancak kocanın rızasıyla mümkün olabileceği sorununa çarpıcı bir bakış attığı söyleniyor. İsrail sinemasının A Separation (2011)’ı olma ihtimali olabilir. İzlenmeli.

Fragmanı:  https://www.youtube.com/watch?v=3jWp4i9SqqU

gett

15) Far from the Madding Crowd (2015) – Thomas Vinterberg (119 dk)

Thomas Hardy’nin klasiği “Çılgın Kalabalıktan Uzak” en yeni uyarlamasıyla karşımızda. Yönetmen koltuğunda “Jagten” ile küllerinden yeniden doğan Danimarkalı yönetmen Thomas Vinterberg, oyuncu kadrosunda ise Carey Mulligan, Michael Sheen, Matthias Schoenaerts, Tom Sturridge, Juno Temple gibi isimler var. Kaçmaz.

Fragmanı: https://www.youtube.com/watch?v=D9MclJzXe9g

far from

16) Eksik (2015) – Barış Atay (110 dk)

Oyunculuğunun yanına yönetmenliğini de ekleyerek ilk filmine imza atan isimlerin sayısı gün geçtikçe artıyor. Barış Atay’ın 1980 darbesi sonrası parçalanan bir ailenin, 30 yıllık ayrılık sürecine ışık tutmaya çalıştığı filmi Eksik, merakla beklediğimiz yapımlar arasında ve festivalin ulusal yarışma bölümünde. Ülkemizde 12 Eylül üzerine yapılan filmlerin durumu ortadayken Barış Atay bu konuda bir ilaç olabilecek mi, bekleyip göreceğiz.

Fragmanı: https://www.youtube.com/watch?v=04O_LtXvhLs

eksik

17) Life in a Fishbowl (2014) – Baldvin Zophoniasson (129 dk)

İzlanda’nın Oscar’larında “En İyi Film” dahil olmak üzere 12 ödüle layık görülüp esip gürleyen “Akvaryumda Yaşamak”, fragmanıyla da hemen ilgiyi üzerine toplayan filmlerden. Tıpkı İzlanda gibi soğuk ama köklerinde sıcak ve dramatik bir film bizleri bekliyor gibi.

Fragmanı: https://www.youtube.com/watch?v=n61wmuQsIlI

fishbowl

18) Im Keller (2014) – Ulrich Seidl (81 dk)

Avusturyalı aykırı yönetmen Ulrich Seidl ne yapsa izlenir diyenlerdenseniz, onun son belgeseli “Im keller”ı da kaçırmazsınız o halde! Fragmanını bir izleyin ve bu belgeselin bildiğiniz belgesellerden olmadığını anlayın, için izleme şevkiyle coşsun!

Fragmanı:  https://www.youtube.com/watch?v=SSdJ6h-QEEU

Im Keller

19) Eisenstein in Guanajuato (2015) – Peter Greenaway (105 dk)

Berlin’de “Altın Ayı” için yarışan Eisenstein Meksika’da, usta yönetmen Peter Greenaway’in son filmi. En son yine festival kapsamında “Goltzius ve Pelikan Kumpanyası”nı izleyip sinemasal şoklar geçirdiğimiz yönetmen, bu sefer de kendine has tarzıyla aykırı ve sinefilleri mest edecek bir filme imza atmışa benziyor.

Fragmanı: https://www.youtube.com/watch?v=fb364B6u1XE

eisenstein

20) Charlie’s Country (2014) – Rolf de Heer (108 dk)

Sinema tarihinin en rahatsız filmlerinden Bad Boy Bubby (1993)’ye imza atan Rolf de Heer’in geçtiğimiz yıl Cannes’ın Belirli Bir Bakış bölümünde yarışan ve “En İyi Erkek Oyuncu” ödülüyle ayrılan son filmi Charlie’s Country, sade, dokunaklı ve kalp kırıcı bir film. Enfes sinematografisi ve David Gulpilil’in muhteşem oyunculuğu görülmeye değer.

Fragmanı: https://www.youtube.com/watch?v=qpcfNQ6tiiE

charlies country

21) Virgin Mountain (2015) – Dagur Kari

Noi Albinoi, Voksne Mennesker ve The Good Heart filmleri ile gönüllerimize taht kuran yönetmen Dagur Kari’nin dördüncü filmi de elbette herhangi bir sebebe gerek duymadan görülmesi gereken filmlerden.

Fragmanı: https://www.youtube.com/watch?v=jZoBLzLQrkI

virgin mountain

22) La isla minima (2014) – Alberto Rodriguez (105 dk)

Goya Ödülleri’nden “En İyi Film” dahil olmak üzere 10 ödülle ayrılan “Bataklık” yılın en çok konuşulan İspanyol filmlerinden. Şimdiden toplamda 31 ödüle layık görüldü ve filmin ünü gün geçtikçe daha çok yayılıyor. İzlemek için sabırsızlanıyoruz.

Fragmanı: https://www.youtube.com/watch?v=GErVX6VnJ2o

la isla minima

23) Hyena (2014) – Gerard Johnson (112 dk)

İngiliz suç filmlerinin yeri ve tadı ayrıdır. İlk filmi Tony (2009) ile neye uğradığımızı şaşırtan bir seri katil filmi yapan Gerard Johnson, ikinci filmi Hyena’da da oldukça sert ve mavi tonlardaki renk skalasıyla görsel anlamda büyüleyici bir iş çıkarmış gibi gözüküyor. Kaçmaz.

Fragmanı: https://www.youtube.com/watch?v=mR1A2e7Vx8A

hyena

24) H. (2014) – Rania Attieh, Daniel Garcia (93 dk)

Dünya prömiyerini Sundance’te, uluslararası Prömiyerini Venedik Film Festivali’nde yapan ve Berlin’de Panorama bölümünde gösterilen H. , bir meteorun düşüşüyle adı Helen olan iki kadının yaşamlarının nasıl alt üst olduğunu anlatıyor. Yılın ilginç bilim kurgu – gerilim – dramalarından biri olacağı aşikar.

Fragmanı: https://www.youtube.com/watch?v=0HW7Os6PRe0

H.

25) Yılanların Öcü (1962) – Metin Erksan (108 dk)

Bir Metin Erksan filmini 53 yıl sonra restore edilmiş bir şekilde festivalde tekrar izlemek paha biçilemez!

yilanlarin öcü

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Baştan Sona “Plan-Sekans” Çekilen Filmler

Sinemada bir sahneyi tek planda çekmek hikayenin gerektirdiği için de kullanılabilir, sahnenin yaratacağı gerçekçilik hissine güç katmak için de. Teknik anlamda gövde gösterisi yapmak için de kullanılabilir, sinema tarihine ilginç denemeler kazandırmak için de. Her açıdan uzun tek plan kullanımları hem kamerayı kullanan görüntü yönetmeni hem de sahnenin geneline hakim yönetmen için zorlu bir süreçtir. Amaçlanan plan sekanslar başarıya ulaştığında ise seyirci büyülenmiş ve hayran olmuş şekilde izler. “Vay be, nasıl çekmişler?” düşüncesi hafızamızın bir köşesinde sahneyi her gördüğümüzde belirir.

birdman99

El Secreto de Sus Ojos’un akıl almaz 5 dakikalık stadyum sekansı, Children of Men’in 7,5 dakikalık efsane savaş sekansı, Touch of Evil’in 3,5 dakikalık açılış sahnesi, Hunger’ın 17,5 dakikalık konuşma sahnesi, Gravity’nin 17 dakikalık açılış sekansı, Oldboy’un 2,5 dakikalık dövüş sahnesi, The Player’ın 8 dakikalık açılış sahnesi, Week-end’in 7,5 dakikalık trafik sekansı, Atonement’ın 5 dakikalık savaştan dönüş sahnesi, Boogie Nights’ın 3 dakikalık açılış sahnesi, Küf’ün 15 dakikalık açılış sahnesi, Goodfellas’ın 3 dakikalık restorana giriş sekansı, True Detective’in 6 dakikalık baskın sahnesi, Snake Eyes’ın 12,5 dakikalık açılış sekansı, Les Petits Mouchoirs’in 4 dakikalık açılış sekansı, Soy Cuba’nın yerden göğe kadar yükselen kamerasıyla binlerce kişiyi görüntülediği 2,5 dakikalık cenaze sahnesi ve diğerleri… Hepsi hafızalarda iz bırakan, tek planda çekilmiş sahneler. Özellikle iyi bir görüntü yönetmeniniz varsa tek planda sahne çekmek zor olmakla birlikte başarılmayacak iş değil. Peki baştan sona bir filmi tek planda çekmek ya da öyleymiş gibi gösterebilmek? İşte bunun örneği benim bildiğim kadarıyla sinema tarihinde sadece 10 filmde var. O filmlerden biri olan Birdman geçtiğimiz günlerde 4 dalda Oscar ödülü kazanarak efsaneleşti ve 27 Şubat’ta ülkemizde vizyona giriyor. Birdman’in vesilesiyle sinema tarihinde baştan sona tek planda çekilmiş ya da öyleymiş gibi tasarlanmış bu 10 filme bir göz atalım.

Rope (1948)

Hitchcock filmografisinin en özel eserlerinden biri olan Rope, 80 dakika boyunca tek plan hissiyatı yaratan film hileleriyle beraber bir evin içinde geçiyor. Zekalarını kanıtlamak için evde cinayet işleyip, ceset evin içindeyken arkadaşlarını partiye davet eden iki adamın özgüvenleri ve meydan okumaları ekseninde geçen film, tıpkı adı gibi birbirine iple bağlı gibi gözüken plan sekanslarıyla bu modeli sinema tarihine kazandırıyordu. Hitchcock aslında Rope’u gerçekten tek planda çekmek istese de o zamanlar tek çekim en fazla 10 dakika yapılabildiğinden 10’ar dakikalık 8 kutu makara kullanarak bu 8 çekimi kurguda birbirine bağlamıştır.

rope1

Timecode (2000)

İngiliz yönetmen Mike Figgis’in yönettiği Timecode, sinemada “tek plan” kavramına çok farklı bir boyut getiren ve işi iyice zorlaştıran, hayranlık uyandırıcı bir deneme. 97 dakika boyunca ekranın dörde bölündüğü, her biri ayrı bir başlangıç noktasından olmak üzere farklı dört hikayenin aktığı, zaman zaman bu hikayelerin kesiştiği, oyuncuların bir kareden çıkıp öteki karenin hikayesine dahil olduğu, repliklerin bir tema üzerinden doğaçlama geliştiği ve tüm bunların dört farklı kamera üzerinden tek planda aktığını düşünün! Kafanız karıştı ya da “Nasıl olur?” dediniz değil mi? Evet, işte Timecode böyle bir film.

timecode

Russian Ark (2002)

Aleksandr Sokurov’un sinema tarihine armağanı niteliğindeki Rus Hazine Sandığı, eksenine Rusya Devlet Hermitaj Müzesi’ni alarak Rusya’nın 200 yıllık kültür sanat tarihinin odaları arasında müziklerle, resimlerle, danslarla, mimariyle beraber rüya gibi bir gezintiye çıkarıyor izleyiciyi. 99 dakika boyunca tek plan olan ve dördüncü çekimde başarıya ulaşılan film, hem olağanüstü kamera kullanımıyla hem de 2000 kişilik figürasyon kadrosuyla tek plan filmler içerisinde akıl almaz bir başarıya imza atıyor.

russian ark

PVC – 1 (2007)

Spiros Stathoulopoulos’un ilk filmi olan PVC-1, yaşanmış gerçek bir olaydan yola çıkarak rehine gerilimini ve bomba imha anını gözler önüne seriyor, bunu yaparken tamamen gerçek zamanlı ilerleyerek 85 dakika içerisinde bir ailenin hayatının nasıl değişebileceğini hem sinirlerimizi iyice zorlayarak hem de oldukça detaylı bir tek plan kullanımı ekseninde anlatıyordu. Yönetmen, filme başlamadan önce 3 ay boyunca deneme çekimler yapmış.

pvc1

Nokta (2008)

Derviş Zaim’in geleneksel el sanatları üçlemesinin ikinci halkası olan Nokta, aynı zamanda üçlemenin tek plan olarak tasarlanan tek filmi. Bunun başlıca nedeni ise “hat sanatı”nın elin hiç kaldırılmadan bir kerede yazılmasıyla ilişkili, zira bu tekniği biçimsel ve içerik olarak Nokta’nın estetiği haline getiren Zaim’in “tek plan”ı kullanış amacı ziyadesiyle takdire şayan. Tek bir çekimde gerçekleştirilmeyen Nokta, Hitchcock’un Rope’unun başlattığı “sahnelerin tek plan bir çekimden oluşuyormuş gibi ustaca bağlandığı” filmlerden.

nokta_05

La Casa Muda (2010)

Gustavo Hernandez’in ilk filmi olan La Casa Muda, sıradan bir korku – gerilim hikayesini 78 dakikalık bir tek plan çekimiyle farklı olarak pazarlıyordu.  6 bin dolar gibi epey düşük bir bütçe, bir ev, birkaç kişi ve el lambası ışığı ile kotarılan filmin “tek plan” iddiası da aslında biraz sıkıntılı, zira 50. dakika civarlarında görüntü bir süre siyah ekrana düşüyor, bu da inandırıcılığı ve iddiayı zedeleyen bir durum. 71. dakikada bitmesine rağmen araya jenerik ve fotoğrafların bulunduğu 3 dakika giriyor, daha sonra ise film 5 dakika daha tek planla devam ediyor. Bu durumda baştan sonra tek plan film sayılması kuşkulu olsa da “korku” türünde tek örnek olması sebebiyle listede bulunmayı hak ediyor. Hollywood tarafından haklarının satın alınıp 2011’de The Silent House adıyla re-make’inin çekildiğini de belirtelim.

la casa muda

Manakamana (2013)

Stephanie Spray ve Pacho Velez’in yönettiği 118 dakikalık bir belgesel olan Manakamana, adını Nepal’de bulunan Hindu tapınağından alıyor. Oldukça yüksek bir tepede bulunan ve ulaşımı bir tek teleferik vasıtasıyla gerçekleşen tapınağa yapılan 11 yolculuğu, teleferiğin içerisine yerleştirilen kamera sayesinde izliyoruz. Her biri yaklaşık 9 dakika süren yolculuklarda sadece insanların oturuşlarını izlemek büyük sabır gerektirse de, festival gösterimlerinde seyirciler salonu akın akın terk etse de filmin tuhaf bir çekiciliği olduğunu kabul etmek gerekiyor. Ayrıca tek planı baştan sona sabit kamera olarak kullanan tek film olmasıyla da sinema tarihine adını yazdırıyor.

manakamana

Mahi va Gorbeh (2013)

İranlı yönetmen Shahram Mokri’nin ikinci filmi olan Mahi va Gorbeh, koca bir ormanı odak noktasına alarak 134 dakika boyunca sadece tek bir çekim ekseninde zaman ve mekan olgusuyla oynuyor, geriyor, şaşırtıyor, duygulandırıyor, türler arasında dolaşıyor,  hatta çekimi bozmadan içinde flashback bile barındırıyor! Günümüz İran sineması yönetmenlerinin mesaj odaklı yapısından uzak olarak sinemanın biçimiyle ilgilenen Mokri, görüp göreceğiniz en ilginç “teen-slasher”a imza atmış olabilir! Mahi va Gorbeh’in re-make için hakları Hollywood tarafından satın alındı bile.

fish-and-cat_H_14

Birdman (2014)

Alejandro Gonzalez Inarritu’nun son harikası olan ve 87. Oscar ödüllerinden “En İyi Film” dahil olmak üzere dört ödülle ayrılan Birdman, 20 milyon dolarlık bütçesi ve Michael Keaton, Edward Norton, Emma Stone, Naomi Watts, Zach Galifianakis gibi oyuncuları bünyesinde barındırmasıyla “tek planda çekilen filmler” içerisindeki en yüksek bütçeli, profesyonel ve popüler film olarak hafızalarda yer ediyor. Tamamı tek planda çekilmeyip, uzun plan sekansların birbirine profesyonelce bağlanarak 120 dakikalık tek çekim hissiyatı yaratan film, içinde fantastik sahneler barındırmasına rağmen bu inandırıcılığı sağlayarak dahiyane bir iş başarıyor.

birdman21

Victoria (2015)

Alman yönetmen Sebastian Schipper’in yönettiği Victoria, 64. Berlin Film Festivali’nde yarışıp “en iyi görüntü yönetmeni” ödülü aldı ve henüz izleme şansımız olmadı. Nisan ayında 34. İstanbul Film Festivali kapsamında ülkemizde izleme şansı bulacağımız filmin bir barda başlayıp Berlin sokaklarına yayılan, 140 dakika boyunca tek çekimde gerçekleştirilen bir soygun hikayesi anlattığı söyleniyor. Berlin’den gelen övgülerle birlikte meraklanıyoruz, zira Victoria 130 dakikalık Mahi va Gorbeh’i de geçerek tek planda çekilen en uzun süreli film unvanını şimdilik kapmış bulunmakta.

Victoria-Berlinale

Not: Bu yazı Cinedergi’nin 79. sayısında yayınlanmıştır.

 
Yorum yapın

Yazan: Mart 6, 2015 in Özel Dosyalar

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , ,