RSS

“Son of Saul” Basın Gösterimi Sonrası Eleştiriler

15 Şub

son of saul1

Halil İbrahim Sağlam: Son of Saul’un bir “ilk film” olduğuna insanın inanası gelmiyor. Laszlo Nemes’in yönetmenlik gücüne şapka çıkarılır. Tempo ve gerilimin bir saniye bile durmadığı cehenneme hazır olun.

Müjde Işıl: Saul’un Oğlu: Schindler’in Listesi’nin kısmi iyimserliğine, Macaristan’tan tahammülü çok zor, katıksız sertlikte cevap.

Güzin Tekeş: Son of Saul, Yahudi soykırımı hakkında bugüne kadar çekilmiş filmler arasında en güçlü atmosfere sahip yapım.. Öyle ki filmden çıkınca kendinizi bir an önce duşa atıp üzerinizdeki insan küllerinden arınmak istiyorsunuz..

Kerem Akça: Son of Saul, ‘savaş’ ve ‘sinema’ üzerine düşünmeye sevk eden iyi çekilmiş bir Macar filmi.

Tanju Baran: Saul’un Oğlu “kusurlarıyla” güzel. Bir “Mr. Klein” olmamak için feda ettikleri iç burksa da son dönemin en iyilerinden biri olmayı başarıyor.

Batu Anadolu: Son of Saul, Auschwitz’ten sonra şiir yazılabileceğini ve hatta neden yazılması gerektiğini ortaya koyan müthiş bir film.

Soner Yıldırım: Son of Saul bir yönetmenlik harikası. Tamam, 2. Dünya Savaşı’nı anlatan zilyon tane film var ama soykırımı bu kadar iyi, net ortaya koyan?..

Tuğçe Madayanti: Holokost hakkında kadar yapılmış en sarsıcı film. Sığ alan derinliğindeki görüntüler nefessiz bırakıyor.

Ercan Dalkılıç: Son of Saul şimdiye kadar izlediğim en sert filmlerden biri oldu. Biçim olarak olağanüstü bir yapıt gerçekten de..

Seçil Toprak: Son of Saul, 2000’ler anıldığı zaman adı geçecek filmlerden biri olacak. Böylesi bir ilk film. Biçim-içerik konusunu çok iyi kullanıyor, insanı nefessiz bırakıyor ki zaten her şeyin içindesin hissiyatını yüklüyor izleyene. Özellikle “göstermeyerek” etkileyiciliği artırıyor. Şiddeti, vahşeti illa canlı göstermenin gerekli olmadığını bir kez daha anlıyoruz. Anlattığı şeye alet olmuyor ancak sizi o atmosferin içine çekip “göstermediklerinin” baskısını kuruyor üzerinizde. Çok iyi film…

Hasan Nadir Derin: Son of Saul iyi film. Seyirciyi alıp cehennemin göbeğine bırakıyor ama büyük beklenti ve biçimin içeriğin önüne geçmesinden mağdur.

Cem Erdog: Son of Saul, sıfır ajitasyonla sert kalabilen bir savaş dönemi draması. Başyapıt değil ama takdir edilesi.

Onur Kırşavoğlu: Son of Saul yönetmenlik “becerisi” ile sizi aşık da edebilir, konsantrasyon kaybı da yaşatabilir.

Teksin Begeç: Son of Saul nefes kesen bir yönetime sahip. Hikayedeki kutsal olguların çeşitliliği ise bir yerden sonra anlam arayışını felç ediyor.

Alp Turgut: Hikaye anlatım şekli ve teknik açıdan Son of Saul gerçekten çok başarılı; karakterlerin eylemlerini açıklamada ise ciddi eksikleri var.

Reklamlar
 
Yorum yapın

Yazan: Şubat 15, 2016 in 2012, Haberler

 

Etiketler: , , ,

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: