RSS

27. Ankara Film Festivali İzlenimleri – 2

08 May

Love 3D

Gaspar Noe’nin “3 boyutlu porno” söylemlerine maruz kalan son aşırılığı Love, sadece aşkın ve seksin sineması değil, aynı zamanda şiiri, müziği, resmi ve dansı da olmayı başarabilen büyüleyici bir güzellik. Noe, önceki filmlerinden I Stand Alone’un dış ses anlatısını, Irreversible’ın sondan başa yapısını, Enter the Void’in atmosferini birleştiriyor, üzerine film afişlerinden oluşan bir tutam sinefillik serpiyor, muazzam soundtrack parçalarıyla sahne üzerinde müzik kullanımı dersi veriyor ve o son kare eşliğinde “3 boyutlu bir porno”da gözümüzden bir damla yaş süzülmesini sağlayacak kadar sarsıcı bir filme imza atıyor. Cinselliğin en çıplak haliyle gözler önüne serilmesiyle ilgili bir sorununuz yoksa Love’ın Noe sineması içerisinde en rahat izlenen filmi olduğunu, I Stand Alone, Irreversible ve Enter the Void’teki sert ve şiddet içerikli yapıdan ziyade bir nevi terapi gibi geldiğini söylemek mümkün.  5/5

love3d

Ansızın / Auf Einmal

Köprüdekiler ve özellikle Hayatboyu filmiyle Türk sinemasında görsel yapıya ve yönetmenlik sanatına en çok önem veren kadın yönetmen olduğunu kanıtlayan Aslı Özge, Almanya’da geçen ve tamamı Almanca çekilen yeni filmi Ansızın’la yine çok güçlü bir sinema deneyimine imza atıyor. Hayatboyu’na kıyasla Ansızın’da daha konvansiyonel bir anlatı peşinde olan Özge, adeta 1. sınıf Hollywood filmi  çekebilecek kapasitede bir yönetmen olduğunu bir kez daha kanıtlıyor. Bir parti esnasında beklenmedik bir ölümün gelmesiyle toplum içinde hedef haline gelen Karsten’in yalnızlaşmasını toplumsal, ahlaki ve psikolojik arka planını ekseninde işleyen film statükonun insan üzerindeki değişimini güçlü bir dramatik yapıyla işliyor. Emre Erkmen’in en az Hayatboyu’ndaki kadar mükemmel kadrajları ve renk çalışması da filmin Berlin’de “Yüksek Artistik Kalitesi” sebebiyle aldığı Label Europa Cinema ödülünü ne kadar hak ettiğini destekler bir nitelik kazanıyor. 4,5/5

auf einmal

Hail, Caesar!

Coen kardeşlerin merakla beklenen son filmleri Hail, Caesar!, 50’li yılların Hollywood sektörüne dair tipik Coen usulü bir hiciv. Roger Deakins’in her zamanki gibi usta işi görüntü yönetiminden set tasarımına, kostüm çalışmasına kadar göz alıcı bir film var karşımızda. Özellikle Scarlett Johansson ve Channing Tatum’un gözüktüğü ilk sahnelerin muazzam çekildiği bir gerçek. Buna rağmen filmin Coen filmografisi içerisinde yarınlara kalamayacağını, açıkçası birkaç sahne dışında bu sefer mizahıyla pek de güldürtmeyi başaramadığını söylemek gerekiyor. Coenlerin yıllarca akılda kalıcı tipik karakterleri burada yıldızlar geçidi içerisinde herkesin sırayla kendini gösterip kaybolduğu ve çok geçmeden de unutulduğu tiplemelere dönüşmüşler. Hail Caesar!, No Country for Old Men, Barton Fink, Fargo, Inside Llewyn Davis ve Blood Simple gibi güçlü Coen filmlerinin arasına giremeyecek olsa da yine de The Ladykillers, Burn After Reading ve Intolerable Cruelty gibi Coen filmografisinin en alt seviyedeki filmlerinden üstün bir yapım. 3/5

hailcaesar

Reklamlar
 
Yorum yapın

Yazan: Mayıs 8, 2016 in Festivaller

 

Etiketler: , , , , , , , , ,

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: