18. Eskişehir Film Festivali İzlenimleri – 1

Hitchcock / Truffaut

1960’larda sinefillerin başucu kitaplarından biri olan “Hitchcock / Truffaut”un Kent Jones yönetimindeki sinema uyarlaması, sinefiller ve Hitchcock aşıkları için adeta bir nimet. Truffaut’un Hitchcock’la 8 gün süren röportajını temel alan belgesel, Martin Scorsese, David Fincher, Wes Anderson, Olivier Assayas, Richard Linklater, Peter Bogdanovich, Kiyoshi Kuroawa, Arnaud Desplechin ve Paul Schrader’ın yorumları ekseninde Hitchcock sinemasının ölümsüzlüğünü, evrenselliğini ve neredeyse 100 yıl sonra bile hayranlık uyandırıcı gizemler barındırdığını gözler önüne seriyor. Hitchcock filmografisinden özellikle Vertigo ve Psycho’nun sahne sahne incelendiği kısımlar alınacak en iyi sinema derslerinden biri aynı zamanda. Hitchcock’un dediği gibi “İşte sahne böyle çekilir. Kaydı kapatabilirsiniz!” 4/5

kent jones

Death in Sarajevo

Danis Tanovic’in Berlin’den “Jüri Büyük Ödülü” ile dönen son filmi Death in Sarajevo, Bernard Henri-Levy’nin “Hotel Europe” isimli oyunundan serbest bir uyarlama. Bir oteli mesken edinen filmin diyaloglara dayalı yönü tiyatro oyunu uyarlaması olduğunu belirginleştirirken çok karakterli yapısı ise Bosna-Hersek tarihinin keskin bir alegorisine dönüşüyor. Bürokratlar, oyuncular, otel çalışanları, otel müdürü, gazeteci, mafya, grev derken kapalı alanda adeta büyük bir “kriz” anına tanıklık ettiğimiz film, özellikle resepsiyon, çamaşırhane ve kırmızı tonlardaki renk skalasıyla öne çıkan bar / kumarhane arasında geçen kaydırmalı plan-sekanslarıyla Scorsese filmi dinamizmi kazanıyor. 3,5/5

sarajevo

Belgica

The Broken Circle Breakdown ile müziğe ve sinemaya doyuran, izleyicinin gözünden de birkaç damla yaş süzülmesine sebebiyet veren Belçikalı yönetmen Felix Van Groeningen, yeni filmi Belgica’da izleyiciyi yine müziklere ve parti sahnelerine doyuruyor. Belgica’nın temelde iki kardeş arasındaki basit hikayesinin “göçmenlik” kavramıyla biraz daha derinlik kazandığı aşikar fakat birbirinden güzel soundtrack parçalarının ve eğlencenin çoğu zaman hikayenin dramatik yapısının önüne geçtiğini söylemek mümkün. Bu konuda Groeningen, The Broken Circle Breakdown’daki hikaye ve müzik arasındaki mükemmel dengeyi yakalayamasa da karakter yaratma konusunda yine çok başarılı. Özellikle Stef Aerts (Jo)’in potansiyeli çok yüksek bir oyuncu olduğu ve keşfedilmesi gerektiği göze çarpıyor.  Tom Vermeir (Frank)’i ise ses tonu ve fiziksel görünümü sebebiyle yakın zamanda bilindik filmlerde “kötü adam” rollerinde görmek mümkün olabilir. 3/5

belgica2

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s