RSS

53. Antalya Film Festivali İzlenimleri

25 Eki

Antalya’da festival coşkusu bu yıl 53. defa düzenlenen Uluslararası Antalya Film Festivali’yle başladı ve devam ediyor. SM360 Digital Agency’nin (www.sosyalmedya360.com)’nin davetiyle katıldığımız festivalde neredeyse sona gelindi. Buna rağmen şehrin her yanına yayılan festival havası tam gaz devam etmekte.

antalya

Audrey Tautou, Asghar Farhadi, Harvey Keitel, John Savage, Rachid Djaidani, Armand Assante, Esai Morales, Andie Macdowell ve Tara Fitzgerald gibi dünyaca ünlü yönetmen ve oyuncuların her an karşınıza çıkabileceği festival Darth Vader, Chewbacca, Transformers gibi animasyon karakterlerle şenlenen festival yolu, her yıl önemi daha da artan Antalya Film Forum, günlük çıkan festival gazetesi, Tarık Akan anısına oluşturulan anı defteri, söyleşiler, konferanslar,  kitap imza günleri, atölyeler, konserler, kutlamalar ve partilerle ihtişamını koruyor.

tarik-akan

Ulusal yarışma seçkisinin son birkaç yıla oranla daha güçlü olduğu festivalin en çok öne çıkan yerli yapımları Albüm, Tereddüt, Rüzgarda Salınan Nilüfer ve Babamın Kanatları. Cannes Film Festivali başta olmak üzere birçok festivalden dünya sinemasının en yeni örneklerini gördüğümüz Uluslararası Seçki de gayet güçlü. Özellikle yılın merakla beklenen yapımlarından Manchester by the Sea ve Neruda’yı Türkiye’de ilk kez izleyebilme olanağının sağlanması Antalya dışından birçok sinemaseveri şehre getirmeye yetti bile.

actors-panel

Ulusal Yarışma seçkisinde izleme fırsatı bulduğumuz Rüzgarda Salınan Nilüfer, Tereddüt, Genç Pehlivanlar ve Toz filmlerine dair düşüncelerimiz ise şöyle;

Tereddüt

Yeşim Ustaoğlu’nun Toronto Film Festivali’nde dünya prömiyerini yapan, Antalya Film Festivali’nde ise Türkiye’de ilk defa izleyiciyle buluşan son filmi Tereddüt, farklı sınıftan gelen iki kadının iç içe geçen yaşamlarını “erkek tahakkümü” ortak paydasında birleştiriyor. Psikolog – hasta ilişkisi şeklinde hikayeleri bir araya getirilen Şehnaz ve Elmas karakterleri Funda Eryiğit ve Ecem Uzun’un güçlü performanslarıyla oyunculuk gösterisine dönüşüyor. İkili arasındaki terapi seansı filmin en güçlü sahnelerinden biri. Ustaoğlu’nun usta işi yönetimi, deneysel kadrajları ve gerçeküstücü rüya sahneleriyle öne çıkan sinematografi çalışması, Türk sineması içerisinde cesurluğuyla öne çıkan sevişme sahneleri takdiri hak ediyor.

4/5

 tereddut

Rüzgarda Salınan Nilüfer

Seren Yüce, Çoğunluk’tan tam 6 yıl sonra çektiği ikinci filmi Rüzgarda Salınan Nilüfer ile aynı başarısını devam ettiriyor. Çoğunluk’ta muhafazakar ve milliyetçi orta sınıf bir aileyi mercek altına alan Yüce, burada eleştiri oklarını elit tabakaya, burjuvaya çeviriyor. İki filmde de çok iyi bir gözlemci olduğunu kanıtlayan Yüce, yine nokta atışı tespitleriyle, güldürürken düşündüren eleştirileriyle dolu, ele aldığı kesimin ahlaki ikiyüzlülüğünü yüzümüze vuran güçlü bir senaryoyla karşımızda. Yüce’nin yönetmenliği ve filmdeki görüntü yönetimi çalışması Çoğunluk’ta olduğu gibi senaryonun önüne geçmeyen bir sadelikte ve bütünü içinde tutarlı. Tolga Tekin, Songül Öden, Tülay Günal ve Eraslan Sağlam’ın başarılı oyunculukları filmin gücünün bir tık daha artmasında büyük etken.

4/5

nilufer1

Genç Pehlivanlar

Mete Gümürhan’ın belgesel filmi Genç Pehlivanlar, şampiyon olması için yetiştirilen güreşçi çocukların yatılı güreş okulundaki yaşantılarına, hırslarına, çekişmelerine, ergenlik sancılarına ve gündelik sorunlarına odaklanıyor. Genç Pehlivanlar’ı çoğu türdeş filminden ayıracak en öne çıkan özelliği ise içinde herhangi bir röportaj bulundurmaması. Baştan sonra kurmaca / belgesel havası taşıyan film, kamerayı gözlemci konumunda karakterlerin peşinden sürüklüyor. Filmin “kurmaca” türüne de göz kırpması belgeseldeki bazı kişilerin repliklerinin yapay gözükmesine neden olabiliyor, zira kurmaca ve belgesel arasındaki dengeyi sağlayabilmek zor iş. Deneyimli kurgucu Ali Aga’nın kurgusuyla yenilenen Genç Pehlivanlar, önceki versiyonuna göre daha bir dinamizm kazanıyor ve en azından “belge” niteliği taşıyor.

2,5/5

genc-pehlivanlar

Toz

Gözde Kural’ın ilk uzun metrajlı filmi olan Toz, İstanbul’dan Afganistan’a uzanan bir yol hikayesi. Annesinin ölümünün ardından vasiyetini yerine getirmek için Afganistan’a tek başına yolcuğu çıkan Azra’nın, aile sırlarını çözmeye çalışırken savaşın insanların kaderleri üzerindeki etkilerine tanık olduğu ve Afganistan’da kadın olarak yaşamanın zorluklarını deneyimlediği bir yolculuk bu. Hikayenin giriş, gelişme ve sonuç kısımlarında işlemeyen çok sahne mevcut. Filmin kendine biçim arayışı ise bir noktadan sonradan tutarsız olmaya başlıyor. Kısa sürmesi gereken kimi sahneler çok uzun, uzun sürmesi gereken kimi sahneler çok kısa tutulmuş. Afganistan genel planları başarılıyken, yakın planlarda dizi estetiğine kayış söz konusu. Afganistan’daki yan karakterlerin dramatik çatısı kurulmuş ama Azra’nın iki erkek kardeşi işlevsiz kalmış. Öykü Karayel ise filmin bu çelişkili tercihleri arasında baştan sona tutarlı performansıyla öne çıkmayı başarmış.

2/5

toz

Reklamlar
 
Yorum yapın

Yazan: Ekim 25, 2016 in Festivaller

 

Etiketler: , , , , , , , , , , ,

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: