RSS

Aylık arşivler: Ocak 2017

16. !f İstanbul Film Festivali’nde Görülmesi Gereken 20 Film

16 Şubat – 26 Şubat tarihleri arasında İstanbul’da “Cinemaximum Budak”, “Cinemaximum Kanyon”, “Cinemaximum Akasya” ve “Cinemaximum Nişantaşı City’s” sinemalarında bu yıl 16.sı gerçekleşecek olan !f İstanbul Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali, 2017 yılındaki seçkisine çok güçlü filmler getirerek festival severlerin iştahını kabartmaya devam ediyor. Toronto, Venedik, Cannes, Sundance, Locarno, Karlovy Vary gibi önemli festivallerden önemli filmleri izleyeceğimiz !f İstanbul’da bu “Keş!f”, “Galalar”, “!f music”, “Aşk & Başka Bi’ Dünya”, “Gökkuşağı”, “Sanat Hayat İçindir!”, “Ev”, “Oyun”, “Görme Biçimleri: Yaratıcı Belgeseller”, “Karanlık & Köşeli”, “!f Kült”, “!f Özel Gösterimler”, “!f Yarın” ve “Türkiye’den Kısalar” bölümleri bulunmakta.

!f İstanbul’a gitmek isteyenler için yol gösterecek bir rehber olmasını amaçlayarak program içerisinde “kesinlikle görülmesi gerektiğine inandığım 20 film” listesi oluşturdum. İyi okumalar ve festivalde iyi seyirler!

ifistanbul

1) T2: Trainspotting (2017) – Danny Boyle (117 dk)

“Devam filmleri orijinal filmin hemen ardından gelince pek işlemezler. Biz bu tür projeleri kabul etmeyecek kadar uyanık davrandık. Bu film farklı -çünkü aradan tam 20 yıl geçti ve film de zaten bununla ilgili; bir yeniden çevrim yapmaya kalkışmadık.” Ewan McGregor (Oyuncu)

Danny Boyle’un 1996 yapımı kült filmi Trainspotting, 20 yıl aradan sonra Irwine Welsh’in “Porno” adlı devam kitabının uyarlamasıyla karşımıza geliyor. Uyuşturucuyla ilgili tüm zamanların en akılda kalıcı filmlerinden Trainspotting’i önce festivalde yenilenmiş kopyasıyla izlemek, ardından T2: Trainspotting’i izleyerek tarif edilmez bir nostalji duygusuyla heyecanı birleştirmek festivalin en güzelliği olsa gerek.

Fragmanı: https://www.youtube.com/watch?v=EsozpEE543w

Gösterim Tarihleri: 25 Şubat “21.30” (Cinemaximum Kanyon Salon 9), 25 Şubat “21.30” (Cinemaximum Kanyon Salon 8), 25 Şubat “21.30” (Nişantaşı City’s Salon 3), 25 Şubat “21.30” (Nişantaşı City’s Salon 7), 25 Şubat “21.30” (Akasya Salon 6), 25 Şubat “21.30” (Budak / CKM Büyük Salon), 26 Şubat “13.00” (Kanyon Salon 9)

t2

2) Moonlight (2016) – Barry Jenkins (111 dk)

“Ateşli bir rüya gibi bu film… Sizi hikâyemin içine sokmak istedim… Sizin de içinde büyüdüğüm saçmalığın içine dalmanızı istedim.” Barry Jenkins (Yönetmen)

Ödül sezonunda şimdilik tam 141 ödül kazanan, Altın Küre’de “en iyi drama” seçilen, 8 dalda Oscar’a aday olan Moonlight, yılın en merakla beklenen filmlerinin başında geliyor. Barry Jenkins’in henüz ikinci filmiyle tüm dünyayı etkisi altına alan draması, siyah Amerikalı bir adamın erkek olma yolculuğunu, insanın içine işleyen bir aşk ve özlem hikâyesini ve birbirimize bağlanma ihtiyacımızı üç katmanlı kurgu yolculuğunda anlatıyor.

Fragmanı: https://www.youtube.com/watch?v=9NJj12tJzqc

Gösterim Tarihleri: 16 Şubat “21.30” (Cinemaximum Kanyon Salon 9), 16 Şubat “21.30” (Cinemaximum Kanyon Salon 8), 16 Şubat “21.30” (Nişantaşı City’s Salon 7), 16 Şubat “21.30” (Nişantaşı City’s Salon 3), 16 Şubat “21.30” (Akasya Salon 6), 16 Şubat “21.30” (Budak / CKM Büyük Salon)

moonlight_ver2

3) Sausage Party (2016) – Greg Tiernan, Conrad Vernon (89 dk)

“Çocukları yiyorlar!” (Filmden)

Tüm zamanların en aykırı ve cesur animasyonları listesinin başında gelecek olan Sausage Party, 18+ içeriğinden dolayı ülkemizde vizyona girmeyecek bir filmdi. !f İstanbul sayesinde izleyebileceğimiz animasyon, özellikle şimdiden kült olan 3 dakikalık “orgy sahnesi” başta olmak üzere oldukça çılgın, çocuklarla izlenmemesi gereken, yetişkinler için bir animasyon.

Fragmanı: https://www.youtube.com/watch?v=9VoNgLnjzVg

Gösterim Tarihleri: 17 Şubat “19.00” (Cinemaximum Kanyon Salon 9), 17 Şubat “21.30” (Cinemaximum Kanyon Salon 8), 24 Şubat “21.30” (Akasya Salon 6), 24 Şubat “23.59” (Nişantaşı Salon 7)

sausage_party_ver2

4) The Lure (2015) – Agnieszka Smoczynska (92 dk)

İki denizkızı Varşova’da bir gece kulübünde kıyıya vurdu.

!f Keşif yarışmasının bu yılki yıldızı olan Sundance çıkışlı müzikal The Lure, Andersen’ın “Küçük Denizkızı” masalını Polonya’nın gece kulüpleri, vampirler, punk dünyası ve müzikal yapısıyla birleştiren, hayal dünyası çılgın bir fantezi dünyası. Agnieszka Smoczynska’nın henüz ilk filminde ustaca kurduğu sinematik evren hayranlık uyandırıcı.

Fragmanı: https://www.youtube.com/watch?v=vxhi_3hDUPE

Gösterim Tarihleri: 17 Şubat “21.30” (Akasya Salon 6), 23 Şubat “19.00” (Nişantaşı City’s Salon 3), 23 Şubat “19.00” (Nişantaşı City’s Salon 7), 25 Şubat “11.00” (Kanyon Salon 8)

corki_dancingu

5) Anti-Porno (2016) – Sion Sono (76 dk)

“Bu ülkenin kadınları kendi kalplerinin de kendi bedenlerinin de hâkimi değiller. Erkeklerin kontrolü altında boğuluyorlar.” (Filmden)

!f İstanbul’un çok sevdiği ve birçok sinefile de çok sevdirdiği aykırı yönetmen Sion Sono’nun çılgın filmlerini 2014’teki Tokyo Tribe’dan bu yana özlemiştik. Sono, 60’ların ve 70’lerin Japonya’sındaki ‘Pinku eiga’ erotik filmler furyasını hicveden yenilikçi, tuhaf ve rengarenk bir denemeye imza atıyor.

Fragmanı: https://www.youtube.com/watch?v=flLSILl4TEk

Gösterim Tarihleri: 18 Şubat “23.59” (Nişantaşı City’s Salon 7), 24 Şubat “19.00” (Akasya Salon 6)

antiporn

6) The Red Turtle (2016) – Michael Dudok de Wit (80 dk)

“Geçmiş ya da gelecek yok aslında, zaman öylece asılı duruyor.” Michaël Dudok de Wit (Yönetmen)

Oscar ödüllü Hollandalı animasyon film yönetmeni Midhaël Dudok de Wit ve Studio Ghibli’nin güçlerini birleştirdiği diyalogsuz, sade ve hipnotize edici animasyon, Cannes’ın Belirli Bir Bakış bölümünden Jüri Özel Ödülü’yle dönmüştü. Hem felsefik açıdan düşündürten hem meditatif yolcuğuyla ruhumuzu dinlendiren hem de büyüleyici çizgileri içerisinde şok edici sinemasal anlar yaratmayı başlayan animasyonu kaçırmayın.

Fragmanı: https://www.youtube.com/watch?v=t1Yw3AVDr6U

Gösterim Tarihleri: 17 Şubat “21.30” (Nişantaşı City’s Salon 7), 17 Şubat “21.30” (Nişantaşı City’s Salon 3), 18 Şubat “21.30” (Cinemaximum Kanyon Salon 8), 22 Şubat “21.30” (Akasya Salon 6), 26 Şubat “16.00” (Budak /CKM Büyük Salon)

red_turtle

7) Christine (2016) – Antonio Campos (123 dk)

“Sanki her birimizin içinde ‘gerçek biz’ olmak için birbiriyle kapışan farklı hikâyeler var.” (Filmden)

Televizyon muhabiri Christine Chubbuck’ın 1970’lerde geçen dudak uçuklatıcı gerçek hikâyesini, yılın en iyi performansları arasında gösterilen Rebecca Hall’un oyunuyla öne çıkaran Antonio Campos imzalı film yılın en çok merak edilen yapımlarından.

Fragmanı: https://www.youtube.com/watch?v=v0itmG80oLI

Gösterim Tarihleri: 18 Şubat “16.00” (Kanyon Salon 9), 19 Şubat “21.30” (Nişantaşı City’s Salon 7), 24 Şubat “21.30” (Budak / CKM Büyük Salon)

christine-1

8) Icaros: A Vision (2016) – Leonor Caraballo, Matteo Norzi (91 dk)

“Hepsini içinde bir yerde duyabilirsin, tüm yaşamın boyunca duyduklarının hatıralarında… Çünkü duyup duyabileceğin her şey, gece yarısı ormanın içinde yankılanan geçmişten seslerdir zaten.” Amazon şair César Calvo (Bir Matteo Norzi söyleşisinden)

Gerçek ile hayali birleştirerek uyku ile uyanıklık arasında şifa veren ilaç ayahuascaya dair zarif ve büyülü bir anlatı. Apichatpong Weerasethakul filmlerinin meditatif yolculuğunu andıran Icaros: A Vision, 600 bin dolarlık düşük bütçesiyle Peru sinemasından çıkıp gelen bir keşif.

Fragmanı: https://www.youtube.com/watch?v=Faa0ez4IS0Q

Gösterim Tarihleri: 20 Şubat “11.00” (Nişantaşı City’s Salon 7), 24 Şubat “13.00” (Nişantaşı City’s Salon 7), 26 Şubat “13.00” (Akasya Salon 6)

icaros

9) Koca Dünya (2016) – Reha Erdem (101 dk)

Bu koca dünyada sığınabileceğimiz bir yer var mı?

Usta yönetmen Reha Erdem’in Venedik Film Festivali’nin Orizzonti bölümünden “Jüri Özel Ödülü” ve Adana Film Festivali’nden “En İyi Film” ödülü ile dönen son filmi Koca Dünya, yönetmenin sinemasının genel özelliklerini yine içinde barındıran bir yapım. Arabesk hikayesiyle derinden sarsan, Florent Herry’nin görüntüleriyle yine sinemasal doygunluk yaşatan, hayvanlar ve doğa üzerinden yine göstergebilimsel okumalara olanak sağlayan film, son filmi Şarkı Söyleyen Kadınlar ile prestij kaybı yaşayan Erdem’in bir nevi geri dönüşü olarak tanımlanabilir. Hansel ve Gretel’e karşılık olarak bizim de artık bir Kum-Kum ve Mi-Mi’miz var!

Fragmanı: https://www.youtube.com/watch?v=gYv8ZRjlkdo

Gösterim Tarihleri: 17 Şubat “21.30” (Budak / CKM Büyük Salon), 26 Şubat “16.00” (Nişantaşı City’s Salon 7)

koca_dunya

10) The Eyes of My Mother (2016) – Nicolas Pesce (76 dk)

“Sinema salonundan ayrılırken insanların ‘Ne düşüneceğimi bilemiyorum’ demelerini istiyorum.” Nicolas Pesce (Yönetmen)

Nicolas Pesce’nin kötücüllüğü ürkütücü bir gerçeklikle vererek dehşete düşüren korku/gerilim filmi The Eyes of My Mother, siyah-beyaz atmosferiyle sanki Bela Tarr, Teksas Katliamı çekmiş kadar garip ve tüyler ürpertici bir deneme. Yılın keşfedilmesi gereken filmlerinin başında geliyor.

Fragmanı: https://www.youtube.com/watch?v=Gp2adx_ScA8

Gösterim Tarihleri: 18 Şubat “19.00” (Budak / CKM Büyük Salon), 25 Şubat “23.59” (Nişantaşı City’s Salon 7), 26 Şubat “19.00” (Kanyon Salon 9)

eyes_of_my_mother

11) Aloys (2016) – Tobias Nölle (91 dk)

“Anti-kahramanlarla ilgileniyorum, daha film başlamadan enkaz halinde olanlarla, anti sosyal enayilerle. Ama yalnızca gizli sırları, yavaşça açılan insani yönleri olanlarla… ” Tobias Nölle (Yönetmen)

Tobias Nölle imzalı Aloys, pastel renkleriyle tezatlık yaratan keskin ve köşeli estetiği,  karakterin algısının, yanılsamalarının ve hayal dünyasının içine doğru yol aldıkça, hayatla fantezi, sevgiyle sonsuz yalnızlık arasında bir yerlere düştüğümüz kurgusuyla yılın keşfedilmemiş gizli cevherlerinden. Belleklerde Upstream Color tadı bıraktığını da not düşelim.

Fragmanı: https://www.youtube.com/watch?v=y87h8JUoATI

Gösterim Tarihleri: 18 Şubat “13.00” (Budak / CKM Büyük Salon), 20 Şubat “21.30” (Kanyon Salon 8), 25 Şubat “19.00” (Kanyon Salon 8)

aloys-1

12) Planetarium (2016) – Rebecca Zlotowski (106 dk)

“Büyülü fener gibi bir araya getirildi: önce bir görüntünüz, sonra başka bir görüntü, sonra başka bir tane ve hepsi akışkan bir hareketin parçası.” Rebecca Zlotowski (Yönetmen)

En son Lea Seydoux ve Tahar Rahim’in başrollerini paylaştığı Grand Central filmini izlediğimiz yönetmen Rebecca Zlotowski’nin Natalie Portman ve Lily-Rose Depp’i buluşturduğu yeni filmi Planetarium, 1930’ların Paris’inde ölülerle konuşabilen iki gizemli kız kardeşin hikayesine odaklanan film, sinema sanatını Zlotowski’nin düşsel ve şiirsel dünyasıyla birleştiren ilginç bir tecrübe.

Fragmanı: https://www.youtube.com/watch?v=Ny9jTvDLGQI

Gösterim Tarihleri: 16 Şubat “19.00” (Budak / CKM Büyük Salon), 21 Şubat “21.30” (Kanyon Salon 9), 21 Şubat ”21.30” (Kanyon Salon 8)”, 23 Şubat “21.30” (Nişantaşı City’s Salon 7), 23 Şubat “21.30” (Nişantaşı City’s Salon 3), 26 Şubat “19.00” (Akasya Salon 6)

planetarium

13) The Giant (2016) – Johannes Nyholm (90 dk)

“Filmin gerçek hayatta yaşanan bir masal gibi olmasını istedim. Bir yönetmen olarak, her şeyin mümkün olabildiğini, bir umut kırıntısının ya da büyü parıltısının hep ihtimal dahilinde olduğunu göstermek istedim!” Johannes Nyholm (Yönetmen)

Johannes Nyholm bu ilk uzun metrajında bizzat engelli çocuklarla olan çalışma deneyiminin yanı sıra 4 yaşında gördüğü bir rüyadan hareket ediyor ve kurduğu kendine has, sıcacık atmosferiyle parıldıyor! Ana karakterinin otistik ve deforme olmuş bir bedene sahip Rikard olmasıyla David Lynch’in The Elephant Man’ini hatırlatan film, yılın en akılda kalıcı ve gerçeküstücü hikayelerinden biri olmaya aday gözüküyor.

Fragmanı: https://www.youtube.com/watch?v=MqJPv-6j-Kk

Gösterim Tarihleri: 16 Şubat “19.00” (Akasya Salon 6), 18 Şubat “13.00” (Kanyon Salon 9), 25 Şubat “13.00” (Nişantaşı City’s Salon 7)

jatten-327616047-large

14) My Scientology Movie – John Dower (100 dk)

“En açıklanamayacak davranışların kolayca ilişki kurabileceğimiz insani dürtülerden çıktığını görüyorum. “Louis Theroux (Filmden)

Scientology tarikatının adını çoğu kişinin Tom Cruise’un üyesi olmasıyla beraber öğrenmeye başladığı bir gerçek. Tuhaf konuları deşmesiyle bilinen belgeselci Louis Theroux merkezi Los Angeles’ta olan, ünlü üyeleri ve gizliliğiyle nam salan Scientology tarikatının içyüzünü araştırmak için film çekerken, Scientology tarikatının da Theroux hakkında film çekmeye başladığı ortaya çıkıyor!

Fragmanı: https://www.youtube.com/watch?v=s-9qUjE40wM

Gösterim Tarihleri: 19 Şubat “16.00” (Akasya Salon 6), 19 Şubat “21.30” (Nişantaşı City’s Salon 3), 21 Şubat “19.00” (Kanyon Salon 8)

my_scientology_movie

15) The Love Witch (2016) – Anna Biller (120 dk)

“İlk bakışta o kadar aşikâr olmayabilir ama beni en çok etkileyen yönetmenler Jacques Démy ve Joseph Von Sternberg.” Anna Biller (Yönetmen)

Technicolor döneminin renkleriyle 60’lı ve 70’li yılların korku ve cinsel istismar filmlerinin görsel estetiğini kullanan Aşk Cadısı, baş döndürecek kadar güzel ve zehirli bir feminist iksirle, kadın ruhunun hayalperest dünyasına büyü yapıyor. Hızla bir kült klasiğe dönüşmek bu filmin kaderi!

Fragmanı: https://www.youtube.com/watch?v=cD2T99T5kSs

Gösterim Tarihleri: 19 Şubat “16.00” (Budak / CKM Büyük Salon), 24 Şubat “21.30” (Kanyon Salon 9), 26 Şubat “16.00” (Kanyon Salon 8)

love_witch

16) David Lynch: The Art Life (2016) – Jon Nguyen (98 dk)

“Kamerayı görünce rol kesen tiplerden değil o. Anladım ki, tüm gününü sabahtan akşama kadar stüdyoda geçiren biri. Bu, çocukluğundan beri böyleymiş, stüdyoda hiç durmadan çalışırmış. Tüm hayatı bundan ibaret, o tam bir sanatçı. ” Jon Nguyen (Yönetmen)

Sinemanın bu nev-i şahsına münhasır kişiliğinin küçük karanlık anlarına tanıklık ettiğimiz David Lynch: Yaşam Sanatı onun çocukluğunu anlattığı, resim yaptığı, kısa filmlerini çektiği yıllara götürüyor seyirciyi. Jon Nguyen’in ustalıkla bir araya getirdiği arşiv görüntüleri Lynch’in muazzam hikâye anlatıcılığıyla birleşince, Lynch filmlerinden alışık olduğumuz tuhaf ve büyüleyici bir iç yolculuğun girdabına kapılıyoruz.

Fragmanı: https://www.youtube.com/watch?v=BVgQ8yAdLbI

Gösterim Tarihleri: 16 Şubat “19.00” (Nişantaşı City’s Salon 7), 18 Şubat “19.00” (Kanyon Salon 9), 18 Şubat “19.00” (Kanyon Salon 8), 20 Şubat “21.30” (Budak / CKM Büyük Salon), 26 Şubat “16.00” (Akasya Salon 6)

david-lynch-the-art-life

17) Prevenge (2016) – Alice Lowe (88 dk)

“Hamile kadının güvenli, tatlı, iyi yürekli biri olduğu imgesini kıran bir şey yazmak istedim.” Alice Lowe (Yönetmen)

İngiltere’nin son dönem kült komedi oyuncularından Alice Lowe, üstelik sekiz aylık hamileyken, gebelik ve cinayet öykülerini bir araya getiren bu karanlık komediyi yazmış, yönetmiş, üstüne bir de başrolünde oynamış. Karanlık komedi ayarı tam tadında, yaşam ve ölüm arasındaki alana yeni ve alışılmadık bir perspektifle bakan sıradışı bir film.

Fragmanı: https://www.youtube.com/watch?v=8bEPU_58akI

Gösterim Tarihleri: 23 Şubat “19.00” (Budak / CKM Büyük Salon), 26 Şubat “13.00” (Kanyon Salon 8)

prevenge-movie-poster-700x525

18) Destruction Babies (2016) – Tetsuya Mariko (108 dk)

“Kendilerini feodal çağın samurayları gibi gören ya da Otomatik Portakal’ın Japon versiyonunu hayal eden gençlerin şiddetle ilişkisi”. Libération

Çoklukla Dövüş Kulübü ve Otomatik Portakal’la karşılaştırılan Yıkım Bebekleri, insan ruhunun karanlık köşelerine uzanan sert, sarsıcı ve düşündürücü bir yolculuk. Japon toplumuna dair keskin gözlemleriyle, güçlü oyunculuk performanslarıyla, şoke edici sahneleriyle heyecan uyandıran bir film.

Fragmanı: https://www.youtube.com/watch?v=U-obik9VALI

Gösterim Tarihleri: 20 Şubat “16.00” (Nişantaşı City’s Salon 7), 26 Şubat “13.00” (Nişantaşı City’s Salon 3)

destruction-babies_poster_goldposter_com_5-jpeg0o_0l_400w_70q

19) The Darkest Universe (2016) – Tom Kingsley, Will Sharpe (90 dk)

“Hikâyelerle ilgili bir film; hepimizin ayakta kalmak için anlatmak zorunda olduğumuz hikâyelerle.” Will Sharpe (Yönetmen)

!f takipçileri, Will Sharpe ve Tom Kingsley’i ilk filmleri Kara Göl (2011, !f 2013) ile hatırlayacaktır. Duygusallıkla kara mizahın buluştuğu kendilerine has dünyalar kurmayı başaran ikili, bu kez sevmek ve kaybetmek üzerine tuhaf ve insanın içine işleyen bir filmle karşımızda. İçinde bilimkurgu, paralel evrenler, İngiliz su kanallarının karanlık geçitleri ve bol miktarda mizah da var.

Fragmanı: https://www.youtube.com/watch?v=lCrHB9i5W5Y

Gösterim Tarihleri: 16 Şubat “11.00” (Nişantaşı City’s Salon 7), 19 Şubat “11.00” (Budak / CKM Büyük Salon)

the-darkest-universe-movie-poster

20) Below Her Mouth (2016) – April Mullen (92 dk)

“Bir kadının gözünden mahremiyeti, dürüstlüğü, şehveti, cinselliği, aşkı ve baştan çıkarıcı şeyleri samimi bir şekilde anlatmak istedik… Toplumsal cinsiyetimiz ne olursa olsun, hepimizi geri dönüşü olmayan yollara sokabilen şeyleri.” April Mullen (Yönetmen)

Yılın en cesur ve en seksi hikâyelerinden biri olan Dudağının Altında, Jasmine ve Dallas arasında aniden gelişen tutkulu aşkın, iki kadının da yaşamını kökten değiştirmesinin hikâyesi. Dudağının Altında, iki kadın birbirine tutkuyla bağlandığında neler olabileceğini yürekten ve büyük bir cesaretle anlatıyor. Tamamen kadınlardan oluşan bir ekiple hayata geçirilen film, arzunun derinliklerine iniyor ve fantezilerle gerçek dünya buluştuğunda neler yaşanacağını keşfe çıkıyor. Fragmanında karakterleri ve sinemasal doygunluğuyla hafiften bir Blue is the Warmest Color tadı verdiğini de ekleyelim.

Fragmanı: https://www.youtube.com/watch?v=UlahbaaJqog

Gösterim Tarihleri: 23 Şubat “19.00” (Kanyon Salon 8), 25 Şubat “19.00” (Nişantaşı City’s Salon 3)

below-her-mouth-poster

 

 

 

 

 

 

 

 
 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

49. SİYAD (Sinema Yazarları Derneği) Adayları Belli Oldu

Sinema Yazarları Derneği (SİYAD), 2016 Türkiye sineması ödüllerinin adaylarını belirledi.  SİYAD üyelerinin yaptığı seçimde 2016 yılında Türkiye’de sinemalarda vizyona giren uzun metraj yerli yapım filmler içinden En İyi Film başta olmak üzere 11 kategoride beşer aday belirlendi.  11 kategoride sekiz adaylık alan Ana Yurdu ve Tereddüt başı çekerken, Babamın Kanatları yedi, Rüzgarda Salınan Nilüfer ve Kalandar Soğuğu altı, Albüm beş, Toz Bezi dört, Hasret ve Kor iki, Annemin Yarası, Baskın, Ekşi Elmalar, İftarlık Gazoz, İkimizin Yerine, Kasap Havası ve Saklı bir dalda aday gösterildi.

siyad-1

EN İYİ FİLM

Ana Yurdu

Babamın Kanatları

Rüzgarda Salınan Nilüfer

Tereddüt

Toz Bezi

EN İYİ YÖNETİM

Mustafa Kara (Kalandar Soğuğu)

Mehmet Can Mertoğlu (Albüm)

Kıvanç Sezer (Babamın Kanatları)

Senem Tüzen (Ana Yurdu)

Yeşim Ustaoğlu (Tereddüt)

EN İYİ SENARYO

Zeki Demirkubuz (Kor)

Ahu Öztürk (Toz Bezi)

Kıvanç Sezer (Babamın Kanatları)

Senem Tüzen (Ana Yurdu)

Seren Yüce (Rüzgarda Salınan Nilüfer)

EN İYİ KADIN OYUNCU PERFORMANSI

Esra Bezen Bilgin (Ana Yurdu)

Asiye Dinçsoy (Toz Bezi)

Funda Eryiğit (Tereddüt)

Songül Öden (Rüzgarda Salınan Nilüfer)

Ecem Uzun (Tereddüt)

EN İYİ ERKEK OYUNCU PERFORMANSI

Murat Kılıç (Albüm)

İnanç Konukçu (Kasap Havası)

Menderes Samancılar (Babamın Kanatları)

Haydar Şişman (Kalandar Soğuğu)

Cem Yılmaz (İftarlık Gazoz)

EN İYİ YARDIMCI KADIN OYUNCU PERFORMANSI

Tülay Günay (Rüzgarda Salınan Nilüfer)

Hanife Kara (Kalandar Soğuğu)

Kübra Kip (Babamın Kanatları)

Nihal Koldaş (Ana Yurdu)

Nuray Yeşilaraz (Kalandar Soğuğu)

EN İYİ YARDIMCI ERKEK OYUNCU PERFORMANSI

Taner Birsel (Kor)

Musab Ekici (Babamın Kanatları)

Mehmet Özgür (Toz Bezi)

Settar Tanrıoğen (Saklı)

Özgür Emre Yıldırım (İkimizin Yerine)

EN İYİ GÖRÜNTÜ YÖNETİMİ

Michael Hammon (Tereddüt)

Vedat Özdemir (Ana Yurdu)

Marius Panduru (Albüm)

Cevahir Şahin, Kürşat Üresin (Kalandar Soğuğu)

Gökhan Tiryaki (Ekşi Elmalar)

EN İYİ MÜZİK

Gökçe Akçelik (Rüzgarda Salınan Nilüfer)

Efe Akmen (Hasret)

Bajar (Babamın Kanatları)

Jingle House (Annemin Yarası)

Antoni Komasa-Lazarkiewicz (Tereddüt)

EN İYİ KURGU

Levent Çelebi (Hasret)

Ayhan Ergürsel (Albüm)

Agnieszka Glinska, Svetolnik Mica Zajs (Tereddüt)

Adam Isenberg, Yorgos Mavropsaridis (Ana Yurdu)

Mary Stephen (Rüzgarda Salınan Nilüfer)

EN İYİ SANAT YÖNETİMİ

Metin Çelik (Ana Yurdu)

Meral Efe, Yunus Emre Yurtseven (Albüm)

Olgun Kara (Kalandar Soğuğu)

Sıla Karakaya (Baskın: Karabasan)

Osman Özcan (Tereddüt)

 
Yorum yapın

Yazan: Ocak 17, 2017 in Haberler

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , ,

74. Altın Küre Ödülleri Değerlendirmesi

Dün gece gerçekleştirilen 74. Altın Küre ödülleri beklenildiği gibi Damien Chazelle’in müzikali La La Land’ın geceye damga vurmasıyla sonuçlandı. Komedi / müzikal kategorisinde en iyi film, en iyi erkek oyuncu (Ryan Gosling), en iyi kadın oyuncu (Emma Stone) ve genel kategorilerde en iyi yönetmen, en iyi senaryo, en iyi özgün müzik, en iyi özgün şarkı dahil olmak üzere 7 ödülle ayrılan La La Land, Altın Küre tarihinin rekorunu kırmış oldu. Bu rekor daha önce toplamda 6 ödül kazanan One Flew Over the Cuckoo’s Nest (1975) ve Midnight Express (1978) filmlerine aitti. En iyi drama ödülünü yılın favori filmlerinden Moonlight’ın kazanması zaten beklenilen bir durumdu. Esas sürpriz ise Moonlight’ın en iyi filmi kazanmasına rağmen başka hiçbir ödüle layık görülmemesiydi. Eğer La La Land ve Moonlight en iyi film için aynı dalda yarışmış olsaydı muhtemelen Moonlight geceden sıfır çekmiş olarak ayrılacaktı.

lalalandmovie

Bu yılki Altın Küre töreni özellikle 4,5 dakikalık muazzam açılışıyla hafızalarda yer edindi. Sunucu Jimmy Fallon başta olmak üzere, Nicole Kidman, Amy Adams, Ryan Reynolds, Stranger Things dizisindeki çocuk oyuncular, Evan Rachel Wood ve daha birçok ismin bulunduğu şov adeta La La Land’in geceye damga vuracağını en baştan ilan eder gibiydi. La La Land’in açılışındaki müzikal sahnenin ve filmin içinden birçok akılda kalıcı sahnenin parodisini oldukça eğlenceli ve kaliteli bir şekilde gözler önüne seren tören, sunum konusunda ilerleyen dakikalarda bu açılışı arattı. Fallon, geçtiğimiz yıl töreni sunan Ricky Gervais kadar akılda kalıcı bir sunum hazırlayamadı, zaten sahnede de toplamda 10 dakika bile görünmedi. Hafızalara kazınacak bir başka an ise Meryl Streep’e “Onur Ödülü” takdim edildiği andı. Alkışların ve gözyaşlarının durmadığı anda Streep, yakın zamanda A.B.D başkanı seçilen Donald Trump’ı eleştiren politik bir konuşma yaparak törene damgasını vurdu.

streep1

En iyi erkek oyuncu -drama- kategorisinde Casey Affleck, en iyi kadın oyuncu –komedi/müzikal- kategorisinde Emma Stone favori olarak çıktıkları yarıştan ödülle ayrıldı ve Oscar için iddialarını sürdürdü. Affleck’in en yakın rakibi Denzel Washington’un burada kazanamaması Affleck’in önünü daha da açmaya yaradı. Emma Stone’un şansı ise Oscar’da Affleck kadar kolay olmayacak, zira Küre’de aynı kategoride yarışmadığı Natalie Portman ve Isabelle Huppert ile karşılaşarak çetin bir yarışa girecek. En iyi erkek oyuncu –komedi/müzikal- kategorisinde Ryan Gosling tahmin edildiği gibi yakın rakipleri Ryan Reynolds ve Hugh Grant’i geride bırakarak ödüle uzandı. Bu ödülün normal şartlarda en iyi erkek oyuncu kategorisinde çok iddiası bulunmayan Gosling’in Oscar’da ilk 5’e girmesine yetip yetmeyeceğini bekleyip göreceğiz.

74th Annual Golden Globe Awards - Season 74

En iyi kadın oyuncu –drama- kategorisinde ise kesin bir şekilde Natalie Portman’ın üçüncü Altın Küre’sini kazanması bekleniyordu ama usta Fransız aktris Isabelle Huppert da yarıştan kopmayarak Portman’ın en yakın takipçisiydi. Huppert’ın Elle filmindeki performansıyla ödülü hak ettiği konusunda çoğu kişi hem fikirdi fakat Fransız oyuncu olması, Hollywood projelerinde genel olarak yer almaması, daha önce Altın Küre ya da Oscar’a aday gösterilmemesi gibi sebepler yüzünden ibre Portman’ın kazanacağını gösteriyordu. Nitekim, ödülü Huppert’ın kazanması sevinçle karşılandı ve büyük bir alkış tufanı koptu. Huppert, bu galibiyetle Oscar adaylığını garantiledi fakat Portman ve Stone ile çetin bir yarışa gireceğinden orada ödülü kazanmasının Küre’dekinden daha zorlu olacağı bir gerçek.

huppert

Yardımcı kadın oyuncu kategorisinde tiyatrodan uyarlanan Fences’taki performansıyla Viola Davis açık ara favoriydi ve ödülü kendisini geriden takip eden Michelle Williams’a kaptırmayarak Oscar’ı da garantiledi. Törenin en büyük sürprizlerinden biri ise yardımcı erkek oyuncu kategorisinde oldu. Eleştirmen birliklerinin hemen hemen hepsinde galip gelen Mahershala Ali’nin Moonlight’taki performansıyla ödülü alması en garanti dallardan biri olarak gözüküyordu. Eğer bir takipçisi olacaksa da Hell or High Water’daki performansıyla Jeff Bridges ikinci sıradaydı. Ödülü ise Nocturnal Animals’taki performansıyla Aaron Taylor-Johnson’ın kazanması şok etkisi yarattı. Hollywood’ta yeterince sevilmeyen ve Oscar’a aday olma şansını da gün geçtikçe iyice yitiren Nocturnal Animals’ın hakkını HFPA yönetmen, senaryo ve yardımcı erkek oyuncu dallarında aday yaparak vermişti. Fakat bu dalda bazı eleştirmen birliklerinde de olduğu gibi aynı filmden Michael Shannon’un aday olması beklenirken HFPA, Shannon’u aday yapmayıp Johnson’u seçti. Çoğu birliğe aday edilmeyen, edildiği zaman da muhtemelen 4. ya da 5. sıradan dahil edilen bir isimdi Shannon. Bu yüzden Johnson’ın dala 5. sıradan girdiği ve adaylık kontenjanını doldurduğu düşünülürken ödüle uzanması çok net bir sürprizdi. Johnson’un normalde Oscar’a aday olması için tahminlerde adı bile geçmemesine rağmen Altın Küre ödülüne uzanması onun Akademi’de ilk 5 aday arasına girmesine yetip yetmeyeceği merak konusu.

la-aaron-taylor-johnson-20170108

En iyi yönetmen dalının Damien Chazelle ve Barry Jenkins arasında geçmesi bekleniyordu. Neticede dramada Moonlight’ın, komedi/müzikalde La La Land’in galip geleceği herkes tarafından tahmin ediliyordu. Dolayısıyla yönetmen ödülünün bu ikisinden birine gideceği garantiydi ve Chazelle biçimi öne çıkaran gösterişli yönetmenliğiyle bir adım daha öndeydi. Beklenildiği gibi Chazelle en iyi yönetmen ödülüne ulaşarak Oscar’da da bu önemli kategorinin favorisi olacağını gösterdi. Törenin en büyük sürprizi ise senaryo ödülünde yaşandı. La La Land, yönetimiyle, oyunculuklarıyla, müzikleriyle, şarkılarıyla, sinematografisiyle, kurgusuyla, sanat yönetimiyle, kostüm tasarımıyla her ne kadar herkesin kalbini çalmış olsa da, bunlara kıyasla zayıf bir noktası varsa onun da senaryosu olduğu konusunda da filmin hayranları bile hem fikirdi. Neticede senaryosu kusursuz derecede çarpıcı Manchester by the Sea ve henüz izleyemesek de yılın en etkileyici senaryolarından biri olduğu söylenen Moonlight arasında geçmesi beklenen ödülün La La Land’a gitmesini çoğu kişi beklemiyordu. HFPA, La La Land’i o kadar çok sevmiş olacak ki, senaryo ödülünü de gözü kapalı vermekte bir sorun görmedi ama ödülün açık ara Manchester by the Sea’nin hakkı olduğunu düşünen birçok La La Land hayranı sosyal medyada yorumlarını esirgemedi.

74th Annual Golden Globe Awards, Press Room, Los Angeles, USA - 08 Jan 2017

Özgün müzik ve özgün şarkı dallarında adeta rakipsiz olan Justin Hurwitz, La La Land’teki olağanüstü besteleri ve filmden çıktıktan sonra herkesin defalarca dinlediği “City of Stars” şarkısıyla zorlanmadan zafere ulaştı. Oscar ödüllerinde de müzik ve şarkı dallarında durumun değişmeyeceğini gönül rahatlığıyla söylemek mümkün hale geldi. Animasyonda Zootopia ve Kubo arasındaki çekişme Zootopia lehine sonuçlanınca aylar önce müthiş bir çıkış yapmasına rağmen son zamanlarda popülaritesini kaybeden Zootopia, Oscar için tekrar favori olduğunu hatırlattı. Yabancı dilde en iyi film kategorisinde ise eleştirmenlerin ve izleyicilerin favorisi olan ve ödülü kazanmasına çoğu kişi tarafından kesin gözüyle bakılan Toni Erdmann, Cannes Film Festivali’nden sonra Altın Küre’den de eli boş döndü. Ödülü Paul Verhoeven’in sansasyonel filmi Elle’nin kazanması ve Isabelle Huppert’ın da kadın oyuncu ödülünü alması, Elle’yi La La Land’ten sonra gecenin en çok ödül kazanan ikinci filmi haline getirdi. Oscar’da “yabancı dilde en iyi film” kategorisinde ilk 9’da bulunmayan Elle, dolayısıyla orada Toni Erdmann’ın rakibi olamayacak. Fakat buna rağmen Toni Erdmann’ın aslında geçtiğimiz yıllardaki “Amour”, “A Separation”, “La Grande Bellezza”, “Son of Saul” zaferleri kadar kesin bir favori olmadığı anlaşıldı. Oscar’da Elle olmasa bile The Salesman ya da Land of Mine ile yine bir yarış içine gireceği kesinleşti.

154a2d-20170109-justin-hurwitz

La La Land, Altın Küre’den 7 ödülle ayrılmasının ardından Oscar’ın da favorisi haline geldi fakat Oscar ve Altın Küre tercihlerinin çoğu zaman farklı olabildiği gerçeğini de göz önünde bulundurmak gerek. Bu yüzden Moonlight’ın hala Oscar’da La La Land’in en güçlü rakibi olduğunu unutmamalı. La La Land’in burada kazandığı en iyi erkek oyuncu ve en iyi senaryo ödüllerini Oscar’da kazanamayacağı çok yüksek ihtimal. En kötü senaryoda en iyi kadın oyuncu ödülünü Portman ya da Huppert’tan biri, en iyi film ödülünü Oscar’da Moonlight kazansa bile garanti ödülü 3’e düşüyor. Fakat Altın Küre’de olmayan sinematografi, kurgu, ses kurgusu, ses miksajı, sanat yönetimi, kostüm tasarımı gibi dallar esasında La La Land’in en güçlü olduğu dallar. Bunların çoğunda favori olduğunu düşünürsek La La Land -en iyi filmi alamasa bile- en az Altın Küre’de aldığı 7 ödüle Oscar ödül töreninde de ulaşarak bu yıl en çok ödül kazanan film olarak ayrılacaktır.

 

 
Yorum yapın

Yazan: Ocak 10, 2017 in Haberler

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , ,

74. Altın Küre Ödül Tahminleri

74. Altın Küre ödülleri 8 Ocak 2017 akşamı sahiplerini bulacak. Drama dalında en iyi film ödülünün şu ana kadar 130’a yakın ödül kazanan Moonlight ile 85 ödüle sahip Manchester by the Sea arasında geçmesi beklenirken, komedi/müzikal dalında ise 100’den fazla ödülün sahibi La La Land favori gözüküyor. Oyunculuk dallarında ise Casey Affleck, Emma Stone, Natalie Portman, Ryan Gosling, Mahershala Ali ve Viola Davis’in rakiplerine kıyasla ödüle bir adım daha yakın olduklarını söyleyebiliriz.

14 dalda verilecek olan Altın Küre ödüllerinde La La Land’in 6 dalda ödül kazanarak geceye damga vurması garanti gözükürken, Moonlight ve Manchester by the Sea’nin de duruma göre 2 ya da 3 ödül kazanması olası duruyor. Ödül gecesine iki gün kalmışken “kim alır?”, “en yakın rakibi” “ve “kim almalı?” şeklinde tahminlerimiz ve isteklerimiz şöyle;

En İyi Drama

Adaylar: Moonlight, Manchester by the Sea, Lion, Hacksaw Ridge, Hell or High Water

Kim alır?: Moonlight -%70-

En yakın rakibi: Manchester by the Sea – %30-

Kim almalı?: Manchester by the Sea (Moonlight’ı henüz izleyemedik)

moonlight

En İyi Müzikal/Komedi

Adaylar: La La Land, Deadpool, Florence Foster Jenkins, 20th Century Women, Sing Street

Kim alır?: La La Land -%100-

En yakın rakibi: Deadpool

Kim almalı?: La La Land

la-la-land

En İyi Erkek Oyuncu – Drama

Adaylar: Casey Affleck, Denzel Washington, Joel Edgerton, Andrew Garfield, Viggo Mortensen

Kim alır?: Casey Affleck (Manchester by the Sea) -%75-

En yakın rakibi: Denzel Washington (Fences) – %25-

Kim almalı?: Casey Affleck (Manchester by the Sea)

casey

En İyi Erkek Oyuncu – Müzikal/Komedi

Adaylar: Ryan Gosling, Ryan Reynolds, Hugh Grant, Colin Farrell, Jonah Hill

Kim alır?: Ryan Gosling (La La Land) -%60-

En yakın rakibi: Ryan Reynolds (Deadpool) -%30-, Hugh Grant (Florence) – %10-

Kim almalı?: Colin Farrell (The Lobster)

ryan-gosling-la-la-land-trailer-2016-billboard-1548

En İyi Kadın Oyuncu – Drama

Adaylar: Natalie Portman, Isabelle Huppert, Ruth Negga, Amy Adams, Jessica Chastain

Kim alır?: Natalie Portman (Jackie) -%100-

En yakın rakibi: Isabelle Huppert (Elle)

Kim almalı?: Isabelle Huppert (Elle) (Jackie’yi henüz izleyemedik)

jackie

En İyi Kadın Oyuncu – Müzikal/Komedi

Adaylar: Emma Stone, Meryl Streep, Annette Bening, Lily Collins, Hailee Steinfeld

Kim alır?: Emma Stone (La La Land) -%75-

En yakın rakibi: Meryl Streep (Florence Foster Jenkins) -%25-

Kim almalı?: Emma Stone (La La Land)

la-la-land-movie-images-emma-stone-ryan-gosling1

En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu

Adaylar: Mahershala Ali, Jeff Bridges, Aaron Taylor Johnson, Dev Patel, Simon Helberg

Kim alır?: Mahershala Ali (Moonlight) – %100-

En yakın rakibi: Jeff Bridges (Hell or High Water)

Kim almalı?: Aaron Taylor-Johnson (Nocturnal Animals) –Moonlight’ı henüz izleyemedik-

mahershala-ali-moonlight

En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu

Adaylar: Viola Davis, Michelle Williams, Nicole Kidman, Naomie Harris, Octavia Spencer

Kim alır?: Viola Davis (Fences) -%100-

En yakın rakibi: Michelle Williams (Manchester by the Sea)

Kim almalı? Michelle Williams (Manchester by the Sea) –Moonlight, Lion ve Hidden Figures’i henüz izleyemedik-

violadavis

En İyi Yönetmen

Adaylar: Damien Chazelle, Barry Jenkins, Mel Gibson, Tom Ford, Kenneth Lonergan

Kim alır?: Damien Chazelle (La La Land) – %75-

En yakın rakibi: Barry Jenkins (Moonlight) – %25-

Kim almalı?: Tom Ford (Nocturnal Animals) (Moonlight’ı henüz izleyemedik)

LLL PP _0004.NEF

En İyi Senaryo

Adaylar: Manchester by the Sea, Moonlight, La La Land, Nocturnal Animals, Hell or High Water

Kim alır?: Kenneth Lonergan (Manchester by the Sea) – %60-

En yakın rakibi: Barry Jenkins (Moonlight) -%40-

Kim almalı?: Kenneth Lonergan (Manchester by the Sea) –Moonlight’ı izleyemedik-

casey-affleck-and-kenneth-lonergan-on-the-set-of-manchester-by-the-sea

En İyi Animasyon

Adaylar: Zootopia, Kubo, Moana, Ma vie de Courgette, Sing

Kim alır?: Zootopia -%75-

En yakın rakibi: Kubo -%25-

Kim almalı?: Zootopia

zootopia

Yabancı Dilde En İyi Film

Adaylar: Toni Erdmann, Neruda, The Salesman, Divines, Elle

Kim alır?: Toni Erdmann -%60-

En yakın rakibi: Neruda -%30-, Divines -%10-

Kim almalı?: Elle

tonierdmann

En İyi Özgün Müzik

Adaylar: La La Land, Arrival, Moonlight, Lion, Hidden Figures

Kim alır?: Justin Hurwitz (La La Land) -%100-

En yakın rakibi: Yok

Kim almalı?: Justin Hurwitz (La La Land)

lalalandmusic

En İyi Orijinal Şarkı

Adaylar: La La Land, Moana, Gold, Sing, Trolls

Kim alır?: City of Stars (La La Land) – %100-

En yakın rakibi: Yok

Kim almalı?: City of Stars (La La Land)

cityofstars

 

 
Yorum yapın

Yazan: Ocak 6, 2017 in 2012, Haberler

 

Etiketler: , , , , , , , , , ,