RSS

Aylık arşivler: Temmuz 2017

“Valerian and the City of Thousand Planets” Basın Gösterimi Sonrası Eleştiriler

valerian-banner-600x300

Halil İbrahim Sağlam: Görsel katmanları cezbedici, çizgi roman evreni dokulu, keyifli bir uzay operası. Süresi biraz sarksa da beklediğim buydu. Lucy gibi gülünç bir egoya sahip değil, ciddilik ve saçmalık arasında tutarlı bir denge gözetiyor ama Avatar derinliği de yok. 200 milyon dolara sinematik evren yaratan bir yönetmen elbette farklı CGI tasarımlarda birçok karakteri filme eklemek ister. Lakin, “bu da olsun” diye eklenen canlı çeşitliliği senaryonun ve kurgunun ritminin arada tökezlemesine sebebiyet verebiliyor. Dane DeHaan ve Cara Delevingne eğlenceli bir ikili olmuş. Filmin gişe başarısızlığını iki ismin üzerine yıkmak ne derece doğru, tartışılır. Luc Besson, The Fifth Element’i şimdi çekse ortaya yine böyle bir film çıkardı. Sonuçta 20 küsür yıldır başyapıt çıkaramayan bir yönetmenden bahsediyoruz. 6,5/10

Haktan Kaan İçel: Valerian, Luc Besson’un son yıllardaki en uçuk hayal gücüne sahip filmlerinden biri, ancak filmin senaryosu fazla tahmin edilebilir. Sanırım günümüzde Fifth Element çekilseydi, çoğunluğu CGI’a bürünmüş bir film olurdu. Tıpkı Valerian gibi. İyi o yıllarda çekilmiş. Hatta Valerian’ın kurulduğu dünyayı da biraz Fifth Element’e benzetebiliriz. 90’larda çekilse günümüzde kültleşebilirdi. Şu an ise bu durumdan uzak bir görüntü içerisinde. Bir yere kadar eğlenceli ve yaratıcı… Kurgusu sonlara doğru hantallaşmaya başlıyor. Seyircinin uzun zaman önce anladığı detayları film sonunda göze sokmaya çalışıyor. Aksiyon sahneleri de sınırlı kılınmış. Belki de 90 dakikalık eğlenceli bilim kurgulardan olmalıydı. Çok ciddiye alınmazsa eğlenmeniz olası diyebilirim. Kafanızda büyütmeyin yeter.

Gönül Durmaz: Valerian, yan karakter ve yan olayların fazla olması sebebiyle amacından uzaklaşıp boş yere süresi uzatılan bir film. Yine de keyifli. Kurguda bazı kısımlar filmden çıkarılsa kesildiğini dahi anlamayabilirsiniz. Yaratılan evren -en azından benim- oldukça dikkatimi çekti. Başrollerin cıvık aşk hikayesi keşke olmasaymış. Ethan Hawke ve Rihanna’yı az da olsa görmek güzeldi.

Tuğçe Madayanti Dizici: Luc Besson’un Valerian filmi, The Fifth Element ve Avatar’ın çocuk şubesi gibi. Ama o kadar uzun süre çocuklar nasıl oturacak? (4/10)

Banu Bozdemir: Luc Besson çıtayı yükseltmiyor ama ortalama bir çeşitlilikle gönlümüzü bir şekilde almayı başarıyor. Valerian için de düşüncem bu!

Serkan Çellik: Transformers’ta başı ağrıyanlar bunda gözünü kulağını oyar! 5/10

Fırat Sayıcı: Luc Besson, “Valerian”da yine büyülü bir dünya yaratmış. Daha kısa olabilirdi ama sorunsuz bir şekilde izletiyor kendini. Tavsiye…

Anibal Güleroğlu: ‘Valerian ve Bin Gezegen İmparatorluğu’ filmi beklentimin çok gerisinde kaldı ne yazık ki!

 
Yorum yapın

Yazan: Temmuz 24, 2017 in Haberler

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , ,

“Dunkirk” Basın Gösterimi Sonrası Eleştiriler

dunkirk54

Ali Ulvi Uyanık: Dunkirk/ Beklenmedik hikaye yapısı ve kurduğu azami gerçeklik, aksiyon ilerledikçe dramı şekillendiriyor. IMAX’te seyretmek şart!

Burak Göral: Bir İngiliz eleştirmen olsaydım “Dunkirk”e ben de haykırarak “best ever war film” filan diyebilirdim. Ama adamın yönetmenliğine laf yok, mühendis gibi düşünüp analitik becerisi çok yüksek Nolan’ın. Bu da öyle zor sahnelerin altından o kadar güzel kalkmasını sağlıyor ki hiçbir karakteri derinleştirmeden ilgiyle izlettirebiliyor. Sırf kullandığı açılar, H.Zimmer’in müziği ve dramatik etki yaratma kabiliyetiyle üç farklı zaman dilimini paralel kurguyla öyle cazip bir şekilde iç içe geçiriyor ki.. Ama keşke sonundaki o muhabbete hiç girmeseymiş.

Kerem Akça: Dunkirk, saat gibi işleyen, tüyler ürpertici ve hipnoz etkisi yaratan bir savaş filmi. Savaş atmosferi Nolan’a iyi gelmiş.

Halil İbrahim Sağlam: Görsel, işitsel ve kurgusal açıdan her Nolan filmi gibi kusursuz. Fakat ben tekniğinin yanında Nolan’ın senaryolarına da bayılırdım. Dunkirk’i yönetmenin filmografisinde nerede konumlandıracağınız senaryoyu ne kadar seveceğinizle alakalı. Nolan dünyanın en iyi yönetmenlerinden. Çektiği her türde de farkını çok bariz belli ediyor. O yüzden çıtası aşırı yüksek olduğundan Dunkirk filmografisi içerisinde biraz aşağıda kalıyor. Kendi başına gayet başarılı bir yapım ama yabancı basında sıklıkla çıkan “Nolan, bugüne kadar hiçbir savaş filminin yapmadığı şeyi yapıyor” ya da “masterpiece” gibi bir durum olduğunu söylemek fazla hayalci bir yaklaşım olur.

Kaan Karsan: Dunkirk, İngilizlikten aldığı tadı başka hiçbir şeyden almayan bir film. Nolan’ın reji şaheseri yeni filmi 110 dakikalık epik bir savaş sahnesinden ibaret. Evde kalmış fazla övgülerinizi toplamaya gelmiş bu kez. Atonement’ın beş dakikalık plan sekans Dunkirk sahnesinde bunun on katı fazla çaresizlik solumuştum şahsen. Bu hamasi naiflik bana fazla.

Banu Bozdemir: Kısaca Dunkirk gayet iyi. Savaş acizlik! Yönetmenlik harika, senaryo azıcık zayıf kalsa da…

Utku Ögetürk: Dunkirk iyi film değil. Keşke “en azından” senaryo yazmayı ihmal etmeselermiş.

Erdem Tatar: Dunkirk Nolan’ı özlediğimiz günlerine döndürecek o muhteşem film.

Ali Fuat Kısakürek: 18 Temmuz Hava Muhalefeti ve Dunkirk Gazileri Destanı…

Mert Tanöz: Dunkirk görsel ve işitsel olarak şahane. İnsanı büyüleyen, izleyenin içini ürperten bir yapım. Ama tatminkar mı, benim için soru işareti…

Tuba Büdüş: Dunkirk başyapıt değil. Ama kurgu, ses ve görüntü anlamında hakkını yemeyelim. Ama işte o kadar sanki. Dunkirk’de o kadar çok karakter var ki hiçbirini de tanımamıyor, yeterince yaşadıklarına ortak olamıyoruz. Hepsi öylesine varlar sanki.

İnci Tulpar: Dunkirk ‘ü başkalarının evlatlarını gözünü kırpmadan savaşa , askere gönderebilen dünyanın tüm siyasetçileri izlemeli. Bravo Nolan.

Serkan Baştimar: Dunkirk maalesef hayal kırıklığı. İnce Kırmızı Hat ve Er Ryan’ı Kurtarmak filmlerinin kötü yönlerinin birleşmesi.

 
Yorum yapın

Yazan: Temmuz 18, 2017 in Haberler

 

Etiketler: , , , , , , , , , , ,

“War for the Planet of the Apes” Basın Gösterimi Sonrası Eleştiriler

warfor

Ali Ulvi Uyanık: Sinemanın keşke mucize yaratma gücü olabilseydi de, her seyirci salondan iyi bir insan olarak çıksaydı..

Alp Turgut: War for the Planet of the Apes sayesinde artık elimizde üç filmlik bir Planet of the Apes başyapıtı var.

Alper Turgut: Maymunlar Cehennemi Savaş, aksiyon yerine drama abanan bir film olmuş. Aman be! İnsan buysa şayet, biz seve seve Sezar’ın maymunlarıyız!

Anibal Güleroğlu: Maymunlar Cehennemi: Savaş filmini tavsiye ederim. Azıcık insan olun diyor, maymunlaşmaktan korkan insanlara.

Banu Bozdemir: Gündeme uygun evrim teorisiyle ilintili izledim. Duygusallık kastırılmış, bu yine de insanları haklı çıkarmaz.

Burak Göral: Vietnam savaşı gibi başlayıp westerne dönen, toplama kampı filminden “Apocalypse Now”a da uğrayan vurucu bir epik “Maymunlar Cehennemi: Savaş”

Fırat Sayıcı: Maymunlar Cehennemi: Savaş” serinin en kötü filmi. Saçmasapan bir senaryo, gereksiz bakışmalar, replik boşlukları…vs. Hayal kırıklığı!

Gönül Durmaz: Maymunlar Cehennemi Savaş, serinin en ince işlenmiş senaryosuna sahip. Aksiyon azaltılmış olmasına rağmen oldukça iyi bir film.

Halil İbrahim Sağlam: Harika iki filmin ardından üçlemeye “Kralın Dönüşü” epikliğinde bir son beklerken ilk iki filmin altında çıktı. İyi çekilmiş açılış sekansının ardından uzun bir süre durağan sahnelerle ve duygusal hesaplaşmalarla kurgu akıcılığını yitiriyor. Ne aksiyon sahneleri ilk filmin köprüde geçen aksiyon sekansı gibi akılda kalıcı, ne de duygusal sahneleri ikinci filmdeki kadar etkili. Kuşkusuz kötü bir film değil, Maymunlar Cehennemi hala 2000 sonrası en iyi üçlemelerden biri olarak anılacak ama 140 dakikalık süresine daha sürükleyici bir kurgu, epik savaş sahneleri, etkileyici bir senaryo, uyumlu müzikler ve akılda kalıcı sahneler bütünü eşlik etmeliydi. 6,5/10

Kerem Sanatel: War for the Planet of the Apes’i gördüm. Jump-cut’la 5 saniyede anlatılacak bir sürü sahnenin niye 2-4 dk. sürdüğüne kafa yorayım azıcık.

Mert Tanöz: Aksiyonu da duygusal tonu da yerinde bir film olmuş. Kimi detaylar fazla göze sokuluyor mu, elbette ama filmin niteliğine zarar verdiğini de söyleyemeyiz. İlgimi çok çekmemesine rağmen keyifle, sıkılmadan izledim. İkilemleri ise düşündürücü!

Nusret Şen: Maymunlar Cehennemi: Savaş filminde abartılı şekilde drama abanılmış. Aksiyon beklentisi olanlar sıkılabilir..

Tuba Büdüş: War for the Planet of the Apes beni benden aldı. Serinin en iyisi kesinlikle. Duygusallık da bırakın tavan yapsın.

 
Yorum yapın

Yazan: Temmuz 12, 2017 in Haberler

 

Etiketler: , , , , , , ,