‘Karakomik Filmler’ Basın Gösterimi Sonrası Eleştiriler

karakomik filmler

Halil İbrahim Sağlam: Karakomik Filmler, Cem Yılmaz filmografisinde en fazla Ali Baba ve 7 Cüceler’in üzerine koyabileceğimiz bir film olmuş. İki filmlik yapının daha ciddi kısmı olan ve arthouse denemesi olduğu iddia edilen 2 Arada, ilgiye değer ana karakterini fazla basit ve kolaycı dönüşüm tercihleriyle ve kamu spotundan hallice finaliyle işleyince etkisini düşürüyor. İkinci bölüm Kaçamak ise daha çok bir arkadaş grubunun pek güldürmeyen saç ektirme ve bel altı esprileriyle uzaylı parodisi filmlerinin çok da parlak olmayan bir bileşim hali. İlk filmin dramatik açıdan, ikinci filmin de mizahi yönden yaratmak istediği etkiyi başarabildiğini düşünmüyorum.

Haktan Kaan İçel: Cem Yılmaz’ın yeni işi Karakomik Filmler’in ilki “2 Arada” iyi bir karakter filmi olmuş gibi. Net oldu diyemiyoruz. Biraz Yeşilçam’a, biraz da Hokkabaz’a benzeyen yapıda gerçekle rüyanın birbirine karıştığı aydınlık bir alacakaranlık kuşağı filmi tadında izleyiciye sunuluyor. “Kaçamak” ise sinemada tonla benzerlerini gördüğümüz uçkur – Türk insanı çakallığı üzerine kurulmuş bir durum komedisi… Ancak durumlar pek klişe meseleler üzerinden ilerliyor. Bu parçanın geneline kötü mizah kokusu sinmiş. Karakterler iki boyutlu, espriler bayat… Sonuç olarak genel seyircinin yine gülüp eğlenebileceği bir film var. Ama kalıcı olabilir mi bunu düşünmek lazım. Örneğin uzaylı krizinde ABD’ye girmek şart mıydı? Ya da “2 Arada”da ayrıntılar üzerine biraz daha düşünülebilir miydi? Bana göre 50/50 mutlulukla ayrıldığım bir iş…

Müjde Işıl: Sadece sinema sevgisi+desteği değil, orijinallik/yaratıcılık da önemli. Cem Yılmaz’ın Karakomik Filmler’inden Kaçamak eskiyi kopyalarken Yılmaz’ın kıvrak zekasını yansıtmaktan çok uzak. O bile kolaycılık yapıyorsa kime ne diyelim? 2 Arada ise ilgiye değer bir ‘arthouse’ denemesi.

Barış Saydam: Cem Yılmaz Karakomik Filmler‘de kendi standartlarının çok gerisinde kalıyor; güldürüsü mevcut filmlerinin kötü bir kopyası gibi draması da tam derinleşip katman katman açılacakken aniden sönüp gidiyor. Özellikle ilk bölüm potansiyeli olmasına rağmen çabucak finale erdirilmiş gibi.

Burak Göral: Cem Yılmaz’ın ‘iki film bir arada’ projesi Karakomik Filmler’in ilk ayağını oluşturan iki film farklı açılardan Türk erkeğinin kendisinin de farkında ol(a)madığı duygusal sefaletini hicvediyor aslında. İlk hikaye “2 Arada”da meseleye daha olgun, daha sinematografik bir bakış var. “2 Arada”da kurtarıcı olarak görülen ‘kadın’ın boşa çıkışı, ikinci hikayede ‘zaten kurtarılabilmemiz pek de mümkün değil’ sonucuyla bağlanıyor. Karılarından korkmalarına rağmen ‘hayat’ı çok para ve ‘erkeklik’le tanımlayan adamların zavallı hallerini izliyoruz “Kaçamak”ta da. Sıkıntı her iki hikayenin klişe çıkış noktalarının, daha fazla ve daha farklı bir mizahla zirveye taşınamamaları. Ama iki film de rahat ve sıkmadan izleniyor. 2 hikayelik film konseptini, değerli oyuncularını, ‘film göndermeli’ esprilerin birçoğunu ve müziklerini beğendim…

Banu Bozdemir: Cem Yılmaz çabalıyor, öykü dengesiyle mizahı tutturmaya çalışıyor ve bunu tüm iyi niyetiyle yapmaya çalışıyor ama son filmlerde olmayan, tutmayan bir doz var maalesef! Karakomik Filmler 2 Arada bağımsız gibi duran ama ufak tellerle bağlı iki film. Tiplemeler konusunda başarılı ama.

Çağnur Öztürk: Karakomik Filmler’de Cem Yılmaz’ın kafa karışıklığının yansımaları epey hissediliyor. “İki film tek seansta pazarlaması”ndan hiç hoşlanmıyorum. Keşke 2 Arada tek başına bir film olsaymış sevdiğim Isaac (Ayzek) karakterinin derinine inebilirdik…

Tuğçe Madayanti Dizici: Cem Yılmaz Karakomik Filmler’in ilk filminde, kişisel çıkarı patlayınca ‘aynı gemideyiz’ klişesine sığınma fikrine laf çakarken, ikinci filmde ‘bizi uzaylılar bile kurtaramaz’a getiriyor meseleyi. Yılmaz’ı bu nihilist noktaya getiren dünya bize neler yapmaz ki 

Serkan Çellik: Cem Yılmaz’ın beğendiğim tek filmi var yani sinemada aramız iyi değil fakat Karakomik Filmler tam bir “eline yüzüne bulaştırma” vakası. 2 Arada bir nebze izlenebiliyor ancak Kaçamak’ın sonunu acılar içinde getirebildim. Ne kara ne de komik. Özellikle 2 Arada Zebercet benzeri bir karakterin Tolga Karaçelik filmleri Gişe Memuru ve Sarmaşık’ın dünyasına yedirilmiş hali. Kağıt üzerindeki çabayı anlıyorum fakat Arthouse diye çıktığı yolda “kalkıyor mu” şakası yapmadan duramayan Cem Yılmaz’ı anlayamıyorum.

Tanju Baran: En son ne zaman iyi bir Cem Yılmaz filmi izlediğimi hatırlamadığımdan “Karakomik Filmler” için beklentimi düşük tuttum, buna rağmen sonuç tatmin edici olmadı. Ülkenin en önemli sinemacısı, yeni bir şey denerken bile eskilere sıkı sıkıya tutunacak kadar formsuz. Üzücü, her açıdan. İlgiyi hak eden “2 Arada”, filmin arkasındaki fikre de uygun ama “Kaçamak” gibi minyatür ve kötü bir Gora/Arog kopyasıyla tamamlandığından gücünü yitirmiş. Yarım ağızla da olsa günümüz Türkiye’sine dair söylediği sözler dikkat çekici, keşke daha doğru bir filmle tamamlansaymış.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s