RSS

Etiket arşivi: the wailing

2016 Yılının En İyi 30 Filmi

Yine birbirinden güzel filmler izlediğimiz bir yılı kapatırken geleneksel liste oluşturma vakti geldi. “Birbirinden güzel filmler mi?” diye yine ana muhalefet çıkışını yapacak olan, her yıl “bu yıl da düzgün film yoktu ya” demekten bıkmayan, “listeyi tamamlayacak sayıda film bulamadım” diyen, “2000 sonrasında sinema zaten pek iyi değil ya, nerede Tarkovsky, Bergman” diyerek sinema dünyasını kurtaran, her daim atarlı,  az beğenen, artist sinefillerimize inat, gönül rahatlığıyla bir yıl sonu TOP 30 oluşturmayı başardım. Üstelik istesem bir 30 film daha çıkarmam mümkün olabilirdi. Hatta bunu yaparken kendi ilkelerime yine bağlı kalarak (Tarkovsky göndermesi de yaptım bak dayanamadım!) Türkiye’de 2016 yılında vizyona girmesine, festivalde gösterilmesine ya da hiç gösterilmemesine rağmen 2015 yılı içerisinde vizyon, festival ya da online ortamlarda (evet, torrent’ten bahsediyorum!) izleme şansını bulduğumuz filmlerin hiçbirini kişisel listeme almadım. Yazdığım mecralara elbette yine her mecranın kendine göre farklı kuralları olduğundan o kurallara bağlı kalarak farklı listeler gönderdim. Fakat insanın kişisel blogu olunca hiçbir kuralı iplemeyip kendi kurallarını oluşturması da en doğal hakkı. Hatta Criticker puanlarımda durum farklı olsa bile listeye dökünce sıralamayı kafama göre değiştirdim. Anlayacağınız canımın istediği filmi aldım, istemediği filmi almadım. Böylelikle yok bu film 2015’ti, şu 2016’ydı, bu film şu festivalde gösterildi de, bu film vizyona girmediği için dağıtımcılar kızar da, o filmi 2017 listesine koymak lazım da gibi bütün sorunları elimin tersiyle iterek özgür irademle bu yılın en beğendiğim 30 filmini beğenilerinize sunarım.

Not: Bu kadar açıklamama rağmen inatla anlamayacak olan arkadaşlar çıkarsa diye 2016 değerlendirmemde yer almayacak bazı filmleri tek tek yine de yazmak isterim.

 (The Revenant, Spotlight, The Hateful Eight, Carol, Joy, Creed, El Club, The Big Short, The Danish Girl, Room, Brooklyn, Dheepan, Youth, Son of Saul, The Brand New Testament, The Assassin, Love, Chronic, Goodnight Mommy, The Second Mother, daha yazardım ama yoruldum anlayın işte…)

1) Arrival – Yön: Denis Villeneuve

arrivalmovie

2) Nocturnal Animals – Yön: Tom Ford

nocturnalmovie

3) Manchester by the Sea – Yön: Kenneth Lonergan

manchester

4) La La Land – Yön: Damien Chazelle

la-la-land

5) Elle – Yön: Paul Verhoeven

elle1

6) High-Rise – Yön: Ben Wheatley

highrise

7) Der Nachtmahr – Yön: AKIZ

der-nachtmahr

8) The Wailing – Yön: Hong jin-Na

the-wailing-1

9) Sieranevada – Yön: Cristi Puiu

sieranevada-cannes-2016-till-1000x555

10) Toni Erdmann – Yön: Maren Ade

tonierdmann

11) Neruda – Yön: Pablo Larrain

neruda-filmloverss-1

12) The Red Turtle – Michael Dudok de Witttheredturtle_clip_attack

13) The Childhood of a Leader – Yön: Brady Corbet

childhood-of-a-leader

14) The Woman Who Left – Yön: Lav Diaz

womanwholeft

15) Auf Einmal – Yön: Aslı Özge

auf-einmal

16) Eye in the Sky – Yön: Gavin Hood

eye-in-the-sky-movie-wallpaper-08

17) Graduation – Yön: Cristian Mungiu

bacalaureat-the-graduation-still-1000x571

18) The Age of Shadows – Yön: Kim jee-Woon

the-age-of-shadows

19) The Neon Demon – Yön: Nicolas Winding Refn

neondemon-photoshoot-opening

20) The Student – Yön: Kirill Serebrennikov

muchenik2

21) American Honey – Yön: Andrea Arnold

americanhoneysashashia-0-0

22) Doctor Strange – Yön: Scott Derrickson

doctor-strange-movie-tilda-swinton-benedict-cumberbatch

23) Deadpool – Yön: Tim Miller

DEADPOOL

24) Demolition – Yön: Jean Marc-Vallee

demolition

25) The Salesman – Yön: Asghar Farhadi

salesman-1

26) Train to Busan – Yön: Sang ho-Yeon

busan_0823

27) Neon Bull – Yön: Gabriel Mascaro

neon_bull

28) Green Room – Yön: Jeremy Saulnier

greenroom

29) Paterson – Yön: Jim Jarmusch

PATERSON_D26_0049.ARW

30) Interruption – Yön: Yorgos Zois

interruption-image-c

 

Reklamlar
 
Yorum yapın

Yazan: Aralık 30, 2016 in Özel Dosyalar

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

2016 Yılının En Kült 10 Sahnesi

1) Toni Erdmann

Dünya çapında izleyicilerin, sinema eleştirmenlerinin, yönetmenlerin, oyuncuların “yılın filmi” ilan ettiği Toni Erdmann, özellikle afişinde gözüken ve Cannes prömiyerinde kırmızı halıda kanlı canlı karşımıza çıkan 3 metrelik dev tüylü kostümle ilgimizi çekmişti. Filmde evin içinde çıplak bir şekilde verilen parti sahnesine Toni Erdmann’ın kostümle daldığı an izleyici için kahkaha tufanı, sinemasal bir şok, belki de tüm zamanların en komik çıplak sahnesiydi. Evin içinde bol kahkaha attırarak dışarı çıkıldığı ilk anda izleyiciyi en duygusu yoğun sahneye hazırlayan Maren Ade, defalarca izlenilesi bir sahneye imza attı.

tonierdmann

2) The Wailing

Sinemada birçok şeytan çıkarma sahnesi izlediniz ama iddia ediyoruz ki böylesini görmediniz! Güney Kore sinemasının yükselen yönetmenlerinden Hong jin-Na’nın korku, suç, polisiye, fantastik, gerilim demeden tür kombininde coşan benzersiz filmi The Wailing, paralel kurguyla tam 16 dakika süren, heyecandan ve gerilimden izleyiciyi hipnotize eden bir ritüel ortamında şeytan çıkarma sekansına sahipti.  Üstelik tavuk, ateş, bıçak, et, davul, kan, müzik, ateş, mum, kılıç, put, fotoğraf, çivi, boğa ve domuz kafası gibi nesnelerin cirit attığı bu sekansta şeytan ve şeytanı çıkarmak isteyen kişi aynı mekanda bile değildi!

the-wailing

3) Sausage Party

Sadece yılın değil, tüm zamanların en cesur ve aykırı animasyonlarından olan Sausage Party, “çocuklar izlemesin” kelimesini en sık duyduğumuz animasyon oldu belki de. Amerika’da bir sinemada başka bir animasyon öncesinde yanlışlıkla fragmanı gösterilince çocuklar ağlamaya başlamış, aileleri olay çıkarmıştı. “R-Rated” alan ve 18+’dan başka seçeneği de gözükmeyen animasyonun Türkiye’de vizyona girmesi zaten konuşulmadı bile. Finale doğru tüm yiyeceklerin adeta hardcore bir karnavala çevirerek seks yaptıkları 3 dakikalık çok çılgın bir “orgy sahnesi” vardı ki, yanınızda değil çocuk, yetişkin bir insan varken bile şaşkınlığınızı gizlemek elde değildi. Şimdiden “kült” oldu bile.

sausage2

4) Arrival

Kelimelerin kifayetsiz kaldığı türden bir sinemasal mucize anı. Denis Villeneuve’un yıla damgasını vuran ve yıllar geçtikçe artarak değerlenecek bilimkurgusundan ileride çoluğumuza, çocuğumuza, torunumuza anlatacağımız bir “o an.”

arrival2

5) Nocturnal Animals

Tom Ford’un yılın en güçlü filmlerinden birine imza attığı Nocturnal Animals’ın 3 dakikalık açılış sahnesi aynı zamanda bir sanat galerisinin açılış anına denk geliyordu. Günümüzde güzel, genç ve alımlı kadınların cinsel bir meta olarak gösterilişine alışık olduğumuz sisteme karşı olarak kilolu ve çıplak kadınların dans edişini bir kutlama edasında gözler önüne seren Ford, toplumun dayatmalarını ortaya çıkaranların esas utanması gereken kişiler olduklarını akıllardan çıkmayacak bir sahneyle ele alıyordu.

nocturnal3

6) Swiss Army Man

Yılın Sundance çıkışlı bağımsızlarından Daniels imzalı Swiss Army Man, osuruk ve ereksiyonu bolca kullanarak sanatsal değeri / felsefesi yoğun film de çekilebileceğini kanıtlayan bir çılgınlıktı. Paul Dano’nun ölü ama osuran bir Daniel Radcliffe’ın tepesine çıkarak onu tekne niyetine kullanıp dalgaları aştığı açılış o kadar uçuk ve absürt bir sahneydi ki, kahkaha attık, dumur olduk, neye uğradığımızı şaşırdık. Filmin geri kalanını düşündüğümüzde bu sahne daha başlangıçtı ve yönetmeninin dediği “İlk osuruk sizi güldürecek ama son osuruk sizi ağlatacak” önermesinin hakkını finalde saçma bir şekilde duygulandığımızda verdik!

swiss-army-man

7) Allied

Robert Zemeckis’in Notorious güzellemeli 2. Dünya Savaşı’nda aşk ve casusluk gerilimi anlatısı Allied, 50’li yıllardan bir klasik izliyormuş hissiyatı yaratırken Zemeckis’in 2000 sonrasındaki nadir iyi işlerinden birine dönüşüyordu. Film ne kadar klasik anlatılı olsa da çölde arabanın içerisindeki sevişme sahnesini ele alışı oldukça farklıydı. Brad Pitt ve Marion Cotillard’ın sevişmesini dışarıdan arabayı bir yöne doğru döndürerek kum fırtınası yaratırken, içeriden ise kamerayı hareketin tam tersi yöne doğru çeviren görüntü yönetmeni Don Burgess son derece estetik ve unutulmaz bir an yaratıyordu.

allied1

8) Don’t Breathe

Çoğu sinemaseverin de takdir edeceği üzere yılın en iyi gerilimlerinden biri olan Fede Alvarez imzalı Don’t Breathe, görme engelli bir psikopat ev sahibi ile onun evini soymaya çalışan hırsızlar arasında sıkı bir gerilim yaratıyordu. Fakat elektriğin giderek ekranın birkaç dakikalığına siyah beyaza döndüğü, karakterlerin birbirini göremeyerek durumun eşitlendiği ve seyircinin parmak ısırma noktasına gelerek bu gerilim duygusuna ortak olduğu sahne unutulmazlar arasında yerini aldı.

dontbreathe1

9) Neruda

Pablo Larrain’in şiir gibi bir sinemasal anlatıyla şair adaşı Pablo Neruda’nın hikayesini belki de yılın en çarpıcı kurgu çalışmasıyla anlatırken izleyiciyi salondan büyülenmiş bir şekilde çıkarmayı başarıyordu. Filmden çıktıktan sonra konuştuğum birçok kişi en çok etkilendiği sahnenin Neruda’nın ülkeyi terk etmek için beyaz ceketiyle yolda yürürken arkadan gelen evsiz çocuğun ona seslenmesi ve Neruda’nın ona sarıldığı an olduğunu söylemişti. Filmin içinde 1 dakika bile sürmeyen bu an 2 saatlik bir film içerisinde birçok kişinin en unutulmaz anı olabiliyorsa fazla söze gerek yok.

neruda1

10) Babamın Kanatları

Kıvanç Sezer’in ilk filmi olan ve yılın en başarılı yerli filmleri arasına adını yazdıran Babamın Kanatları, işçi sınıfının, emeğin ve insan onurunun yanında olan senaryosuyla Ken Loach’un bu yılki Türkiye şubesiydi. Küpe takan Kürt işçi Yusuf ve türbanlı kadın Nihal’in içlerinde bulunduğu bir grup insanın meydanda Grup Bajar’ın Kürtçe rock müziği Nana çalarken ve Türk bayrağı sallanırken halay çektikleri sahne filmin gri tonlardaki atmosferine kıyasla coşkulu tavrıyla öne çıkıyordu. Parçanın ve sahnenin güzelliği, birlik ve beraberliğe davet eden mesajıyla önemi büyüktü.

babaminkanatlari

 
Yorum yapın

Yazan: Aralık 27, 2016 in Özel Dosyalar

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , ,