RSS

Etiket arşivi: toz bezi

49. SİYAD (Sinema Yazarları Derneği) Adayları Belli Oldu

Sinema Yazarları Derneği (SİYAD), 2016 Türkiye sineması ödüllerinin adaylarını belirledi.  SİYAD üyelerinin yaptığı seçimde 2016 yılında Türkiye’de sinemalarda vizyona giren uzun metraj yerli yapım filmler içinden En İyi Film başta olmak üzere 11 kategoride beşer aday belirlendi.  11 kategoride sekiz adaylık alan Ana Yurdu ve Tereddüt başı çekerken, Babamın Kanatları yedi, Rüzgarda Salınan Nilüfer ve Kalandar Soğuğu altı, Albüm beş, Toz Bezi dört, Hasret ve Kor iki, Annemin Yarası, Baskın, Ekşi Elmalar, İftarlık Gazoz, İkimizin Yerine, Kasap Havası ve Saklı bir dalda aday gösterildi.

siyad-1

EN İYİ FİLM

Ana Yurdu

Babamın Kanatları

Rüzgarda Salınan Nilüfer

Tereddüt

Toz Bezi

EN İYİ YÖNETİM

Mustafa Kara (Kalandar Soğuğu)

Mehmet Can Mertoğlu (Albüm)

Kıvanç Sezer (Babamın Kanatları)

Senem Tüzen (Ana Yurdu)

Yeşim Ustaoğlu (Tereddüt)

EN İYİ SENARYO

Zeki Demirkubuz (Kor)

Ahu Öztürk (Toz Bezi)

Kıvanç Sezer (Babamın Kanatları)

Senem Tüzen (Ana Yurdu)

Seren Yüce (Rüzgarda Salınan Nilüfer)

EN İYİ KADIN OYUNCU PERFORMANSI

Esra Bezen Bilgin (Ana Yurdu)

Asiye Dinçsoy (Toz Bezi)

Funda Eryiğit (Tereddüt)

Songül Öden (Rüzgarda Salınan Nilüfer)

Ecem Uzun (Tereddüt)

EN İYİ ERKEK OYUNCU PERFORMANSI

Murat Kılıç (Albüm)

İnanç Konukçu (Kasap Havası)

Menderes Samancılar (Babamın Kanatları)

Haydar Şişman (Kalandar Soğuğu)

Cem Yılmaz (İftarlık Gazoz)

EN İYİ YARDIMCI KADIN OYUNCU PERFORMANSI

Tülay Günay (Rüzgarda Salınan Nilüfer)

Hanife Kara (Kalandar Soğuğu)

Kübra Kip (Babamın Kanatları)

Nihal Koldaş (Ana Yurdu)

Nuray Yeşilaraz (Kalandar Soğuğu)

EN İYİ YARDIMCI ERKEK OYUNCU PERFORMANSI

Taner Birsel (Kor)

Musab Ekici (Babamın Kanatları)

Mehmet Özgür (Toz Bezi)

Settar Tanrıoğen (Saklı)

Özgür Emre Yıldırım (İkimizin Yerine)

EN İYİ GÖRÜNTÜ YÖNETİMİ

Michael Hammon (Tereddüt)

Vedat Özdemir (Ana Yurdu)

Marius Panduru (Albüm)

Cevahir Şahin, Kürşat Üresin (Kalandar Soğuğu)

Gökhan Tiryaki (Ekşi Elmalar)

EN İYİ MÜZİK

Gökçe Akçelik (Rüzgarda Salınan Nilüfer)

Efe Akmen (Hasret)

Bajar (Babamın Kanatları)

Jingle House (Annemin Yarası)

Antoni Komasa-Lazarkiewicz (Tereddüt)

EN İYİ KURGU

Levent Çelebi (Hasret)

Ayhan Ergürsel (Albüm)

Agnieszka Glinska, Svetolnik Mica Zajs (Tereddüt)

Adam Isenberg, Yorgos Mavropsaridis (Ana Yurdu)

Mary Stephen (Rüzgarda Salınan Nilüfer)

EN İYİ SANAT YÖNETİMİ

Metin Çelik (Ana Yurdu)

Meral Efe, Yunus Emre Yurtseven (Albüm)

Olgun Kara (Kalandar Soğuğu)

Sıla Karakaya (Baskın: Karabasan)

Osman Özcan (Tereddüt)

 
Yorum yapın

Yazan: Ocak 17, 2017 in Haberler

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , ,

18. Eskişehir Film Festivali İzlenimleri – 2

Çırak

Emre Konuk’un ilk filmi olan Çırak, son derece takıntılı, paranoyak ve her daim korku işinde yaşayan bir karakter yaratarak hikayesini komple bu “karakter portresi”nin üzerine şekillendiriyor. Görüntü yönetmenliğinden gelen Konuk, filmin gerilimli atmosferini yaratma konusunda son derece sinemasal ve akılda kalıcı kareler yakalamayı başarıyor. Özellikle açılıştaki rüya sahnesiyle birlikte izleyicinin ilgisini en baştan diri tutmayı sağlayan film, Hakan Atalay’ın mimikleriyle ve vücut diliyle adeta karakterin kendisi olduğu üstün performansından ve Çiğdem Selışık Onat’ın filmin ilginçleşmesine büyük katkı sağlayan yan karakterinden güç alıyor. Finale doğru gerçekleşen sürprizleriyle “Acaba başka türlü mü olmalıydı?” dedirtmesine rağmen karakter çalışmasıyla ve teknik yeterliliğiyle iyi bir ilk film olarak hafızalarda yer ediyor Çırak. 3,5/5

çırak1

Toz Bezi

Ahu Öztürk’ün yönettiği Toz Bezi, İstanbul Film Festivali’nde “En İyi Film” seçildiğinden bu yana tartışmaların odak noktası haline gelmişti. Evlere temizliğe giden iki gündelikçi kadının yaşam mücadelesini sade ve yalın bir dille anlatan filmin aslında sosyo-politik meselelere “belirli bir bakış” atan iddiasız bir yapısı var. Buna rağmen filmin “Kürt sineması” örneği olmamasına rağmen yaşanan tartışmalardan ötürü öyle zannedilmesi durumu mevcut. Filmin hesapçılığı da tam bu noktada ortaya çıkıyor. İki gündelikçi kadının Türkiye’nin şartlarındaki çıkışsızlığını anlatır gibi gözüken film, daha sonra aralara “Hiç Kürt demezsin!”, “Ben de Kürt’üm” gibi replikler sıkıştırmaya başlıyor ve o ana kadar Türkçe konuşan Asiye Dinçsoy’un sadece film boyunca ağladığı iki sahne ne hikmetse Kürtçe olarak veriliyor. Dinçsoy ve Nazan Kesal’in başarılı oyunculuklarına rağmen yönetmenlik ve sinematografi açısından “ilk film zaafiyeti” bütün olarak hissediliyor. Özellikle Aslı Özge’nin “Ansızın” ve Senem Tüzen’in “Ana Yurdu” filmleri düşünüldüğünde Toz Bezi’nin sinemasal açıdan oldukça yetersiz kaldığı söylenebilir. Dolayısıyla sinemasal açıdan birbirinin benzeri yetersizlikte olan sosyal gerçekçi filmlerin, sadece meselesini ön plana çıkararak, lobi faaliyetleriyle beraber ödül sezonunda yakaladığı başarıya tekrar değinmekte fayda var.

Toz Bezi Filmi

BirGün gazetesinden Tuğçe Madayanti Dizici’nin bu konuda olay haline getirilen yazısına ilişkin olarak film ekibinden birinin Beyoğlu Sineması’ndaki ön gösterimde “Sinema yazarları kendisine gereken cevabı verecektir” demesi ve bunun üzerine belirli eleştirmenler tarafından hemen bir ittifak yaratılarak konunun Altyazı Dergisi’nin önsözüne kadar taşınması durumu açıklar bir vaziyet taşıyor. Ankara Film Festivali kapanış yemeğinde gerçekleştiğine bizzat şahit olduğum bir durum da şu: Ödül töreninde Yoğurt adlı kısa filmiyle ödül alırken “Bizi önce yakıyorlar, sonra kurşuna diziyorlar. Önce kurşuna dizin, sonra yakın.” diye propagandist bir konuşma yapan yönetmen Tahsin Özmen, bizim de bulunduğumuz masada yemek yemek üzereyken birden Toz Bezi’nin yapımcısı Çiğdem Mater yanına gelir ve sarılır. Kısa çaplı bir “Niye burada oturuyorsunuz? Gelin bizimle oturun” muhabbetinin ardından Özmen ve gecede ödül alan bir diğer Kürt yönetmen masadan kalkarak Mater ve film ekibinin bulunduğu masaya transfer olur. Toz Bezi ekibinin ve ekiple yakın olan sinema yazarlarının yer aldığı masada boş yer olmamasına rağmen Mater tarafından itinayla boş yer yaratılır!  Kerem Akça’nın da yazısında bahsettiği “Elbette filmin ortak yapımcısı Çiğdem Mater sebebiyle otomatik olarak oluşan lobinin, eş-dost ilişkilerinin, Erol Mintaş ve Özgür Doğan’ın cameo olmasının karşılığı alınacaktı.” cümlesinin ne ifade ettiğini anlamak pek de zor olmasa gerek! 2/5

 
Yorum yapın

Yazan: Mayıs 14, 2016 in Festivaller

 

Etiketler: , , , , , , ,