RSS

Aylık arşivler: Ekim 2013

“Hitchcock 9” Seçkisi 7-17 Kasım “İstanbul Modern”

7-17 Kasım 2013

İstanbul Modern Sinema, British Council ve British Film Institute işbirliğiyle beyazperdede “gerilimin efendisi” olarak kabul edilen Alfred Hitchcock’un ilk dönem yaptığı dokuz sessiz filmi Türkiye’de ilk kez gösterime sunuyor. Yönetmenin 1920’lerdeki sessiz sinema döneminden hayatta kalmayı başarabilmiş bu filmler, British Film Institute tarafından geçtiğimiz yıl temizlendi ve onarıldı.

hitchcock

“Sessiz filmler sinemanın en saf halidir” diyen Hitchcock’un sonraki filmografisine ışık tutan, günümüz film gramerini oluşturan bir okul niteliğindeki sinemasının ipuçlarını taşıyanve yönetmenin son derece kendine has stilinin evrimini sergileyen bu dokuz film arasında yönetmenin 25 yaşında yaptığı kara komedi tarzındaki ilk filmi Zevk Bahçesi (The Pleasure Garden), 1929 yapımı gerilim-polisiye Şantaj (Blackmail) ve daha dışavurumcu gerilim örneği Kiracı (The Lodger) da yer alıyor. DCP formatında gösterilecek filmlere, İngiltere’den John Sweeney, Türkiye’den ise Hakan Ali Toker ve Erdem Helvacıoğlu gibi müzisyenler canlı performanslarıyla eşlik edecek. 7 Kasım Perşembe günü İngiliz sinema yazarı ve gazeteci Ian Haydn Smith, Alfred Hitchcock’un 50 yıllık sinema kariyerini değerlendireceği bir söyleşi gerçekleştirecek.

Ayrıntılı bilgi için; http://www.istanbulmodern.org/tr/sinema/pek-yakinda/hitchcock-9_1255.html

Reklamlar
 
Yorum yapın

Yazan: Ekim 25, 2013 in Haberler

 

Etiketler: , , ,

Fil’m Hafızası Sunar: Queer Shorts hosted by Gürcan Keltek

Queer Shorts ülkemizin tanınan kısa film ve klip yönetmenlerinden Gürcan Keltek’in sunumuyla 26 Ekim Cumartesi akşamı yine Ortaköy’ün renkli ve enerjik mekanı Bloom’da. Yurtiçi ve yurtdışında birçok uluslarararası film festivalinden prestijli ödüller kazanmış olan seçkideki lezbiyen, gey, biseksüel ve transeksüel (LGBT) temalı filmler yalnızca sizin için Tematik Gece’de.

Queer Shorts etkinliğinde Gürcan Keltek’le ve diğer sinefillerle tanışma ve sohbet etme imkanı bulacaksınız. Sürprizler ve eğlenceli oyunlarla zenginleşecek olan etkinliğin sonunda müthiş bir parti ile dansa doyacaksınız.

queer shorts tematik gece

Mekan sponsorluğunu beyaz zambak ödüllü Bloom’un ve medya sponsorluğunu da seçkin bir marka olan Beyogluin’in üstlendiği etkinliğe dünyanın önde gelen özel medya eğitim kurumlarından SAE Enstitüsü proje desteği sağlıyor.

Bir Fil’m Hafızası organizasyonu olan Queer Shorts hosted by Gürcan Keltek biletlerini 9 Ekim itibariyle Biletix web sitesinden, satış noktalarından ve etkinlik akşamı Bloom’un girişinden temin edebilirsiniz. Bu özel etkinlik için biletler sınırlı sayıdadır.

bloom fil'm@9

Bilet Fiyatları
Biletix: 29,5 TL
Kapıda: 34,5 TL
Biletix hizmet bedeli ve kredi kartı komisyonu dahildir.

KISA FİLM SEÇKİSİ

Atomes (2012)

Arnaud Dufeys / Belçika / 18’

Otuzlu yaşlarındaki lise öğretmeni Hugo’nun provakatif öğrencisi Jules ile yaşadığı yakınlaşma her ikisi için de zorlu bir sürecin başlangıcı olur. Hem duygusal hem de fiziksel olarak birbirinin etkisinden çıkamayan çift için ne uzak durmak ne de bir arada olmak bir çözüm değildir.

atomes

dik (2011)

Christopher Stollery / Avustralya / 9’

Andrew bir okuldan eve elinde çizdiği bir resimle döner. Baba resimde yazılanlardan hoşlanmaz. Gece uyumadan önce masumane bir şekilde karı – koca arasında başlayan sohbet birbirlerinin geçmişini deşifre eden, ilişkilerini yeniden gözden geçirten eğlenceli bir maceraya dönüşür.

dik

Tsuyako (2011)

Mitsuyo Miyazaki / Japonya / 23’

II. Dünya Savaşı’nın sonrasında bir anneyle kızı, görev, aile, aşk ve özgürlük arasında karar vermek zorundadır. Yoshie, Tsuyako’yu ziyarete geldiğinde kıza ailesinin nasıl kötü davrandığını görür ve duygularını hep bastıran genç âşığından kendisiyle birlikte kaçmasını, hep birlikte hayalini kurdukları hayatı yaşamalarını ister.

tsuyako

Hala (2013)

Veysel Akşahin / Türkiye / 20’

Bir köyde doğup büyüyen ‘İhsan Hala’, eşcinsel kimliğiyle köy halkı tarafından kabul görmüş ve çoğunun ailesinden biri hâline gelmiştir. Veysel Akşahin’in çarpıcı belgeseli İhsan’ın dünyasına, yaşadığı ama belli etmediği sıkıntılarına ve oldukça geniş ailesiyle sürdürdüğü yaşamına ışık tutmakta.

hala

Prora (2012)

Stephane Riethauser /Almanya / 23’

Nazi Almanya’sında 1939 senesinde Rügen’de inşa edilen turistik bir tesis olan Prora, artık bir harabedir. Issız, yıkık ve labirent koridorlarıyla bir gizem kaynağıdır. Jan ve Matthieu bir gün Prora’yı ziyaret etmek ister. Fakat tesisin terk edilmiş koridorlarında gezerken içlerinde bastırdıkları hisleri de keşfederler.

prora

Coffee & Pie (2011)

Douglas Horn /ABD / 15’

June, October ve Billy-Jean yolları bir kafede kesişen, anti-romantik bir öykünün üç kahramanıdır. Aşkın imkansızlığını anlamlandırmaya çabalayan çiftimizin imdadına sürpriz bir rehber yetişir. Birçok festivalden ödülle dönen film, lezbiyen bir çift üzerinden insan ilişkilerine ışık tutuyor.

coffee & pie

http://www.filmhafizasi.com/

 
Yorum yapın

Yazan: Ekim 16, 2013 in Haberler

 

Etiketler: , , , ,

50. Altın Portakal Ulusal Yarışma Filmleri Değerlendirmesi

50. Altın Portakal Ulusal Yarışma Filmleri Değerlendirmesi

Altın Portakal’a bu yıl rekor sayıda başvuru olmuş ve başvuran film sayısı 68’e çıkmıştı, üstelik bu sayının 46’sı ilk filmini çeken yönetmenlere aitti. Ulusal Yarışma’ya seçilen 10 filmin ise birkaçı haricinde kötü filmler oluşu kafalarda soru işaretleri bıraktı. Yarışmaya alınmayan 58 film içinde, yarışma filmlerinden daha iyileri var mıydı, yoksa bu yıl başvuran filmlerin çoğu gerçekten yarışmaya alınamayacak kadar kötü müydü? sorusunun daha uzun süre tartışılacağı kesin, zira Adana Altın Koza Film Festivali’nde yarışan filmlerin Antalya’da yarışmaya kabul edilmemesinin, festivalin film kalitesine ciddi oranda zarar verdiği aşikar.Dağıtılan ödüllerin genel anlamda hem sinema eleştirmenlerini hem de Antalya izleyicisini tatmin etmediği ortadaydı. Özellikle oyunculuk dallarında kimsenin tahmin listesine bile almadığı sürpriz kişilerin ödül alması, “en iyi” adı altında verilen bir ödülün ikiye bölünmesi gibi kararlar tepkiyle karşılandı. Festivale olan devlet desteğinin miktarının önceki yıllarda 7 milyon 700 bin tl iken, bu yıl 250 bin tl’ye kadar düşmesi de ayrıca düşündürücüydü.Bu yüzden festivalin gelecek yıl radikal kararlar alıp eski kalitesini, güvenilirliğini ve izleyici tatminini tekrar kazanması şart oldu.

Yarışma filmleri arasındaki Kürt sineması örneklerinden Cennetten Kovulmak ve Mavi Ring filmlerinin, kısa metraj yarışma filmlerinden ise Jinekolog ve Tercümanı’nın söyleşisinde ciddi tartışmalar yaşanması festivalin tatsız anlarındandı. Ödül töreni sonrası konuklardan birinden duyduğum şu söz festivalin genel hatlarını özetliyordu. “Değerlendirmede sanatsal nitelikler terkedilmiş, siyasi nitelikler öne çıkmış. Ama siyasi nitelik de kısırlaşmış, sadece Türk – Kürt çatışmasına dönüşmüş.”

10 ulusal filmin yarıştığı festivalde bu yıl “En İyi Film” ödülü, Ferit Karahan’ın Cennetten Kovulmak ve Ramin Matin’in Kusursuzlar filmi arasında paylaştırıldı. SİYAD Jürisi “En İyi Film” ödülü ise Serdar Temizkan’ın Kutsal Bir Gün filmine verildi. Uluslararası Yarışma’da ise “En İyi Film” ödülü Nawapol Thamrongrattanarit’in 36 filmine giderken, SİYAD Jürisi “En İyi Film” ödülü ise RamonZürcher’in TheStrangeLittleCat filminin oldu. En nihayetinden bu yıl 50.’si düzenlenen Antalya Altın Portakal Festivali, Cam Piramit’te düzenlenen törenle yine çeşitli tartışmalar eşliğinde son buldu.

Antalya’da Ulusal Yarışma kapsamında izlediğim 10 filmin kısa analizleri ve puanları şöyle;

Kusursuzlar (Ramin Matin)

İlk filmi Canavarlar Sofrası ile sağlam bir çıkış yapan yönetmen Ramin Matin, bu sefer Kusursuzlar ile iki kız kardeşin geçmişleriyle nasıl baş ettikleri üzerine sinemasal yönü çok kuvvetli bir filme imza atmış. Kalabalık ve hareketli bir tatil beldesi olan Çeşme’yi ıssız ve tedirgin edici bir fon olarak kullanma başarısı gösteren Matin, filme başka bir boyut kazandıran biçimsel tercihleriyle yönetmenlik ödülünü ne kadar hak ettiğini kanıtlıyor.

Yer yer Ingmar Bergman’ın Persona’sına ve David Lynch’in Mulholland Drive’ına göz kırpan Kusursuzlar, yönetmenliğiyle, yenilikçi ses tasarımı – kurgusuyla, sinematografisiyle ve kadın oyuncuların güçlü performanslarıyla gerçek bir “sinema ürünü” olmayı başarıp diğer yarışma filmleri arasında fazlasıyla profesyonel bir görüntü çizerek genel anlamda eleştirmenlerin de favorisi oldu.

Festivalde Elde Ettiği Ödül: En İyi Film, En İyi Yönetmen, FİLM-YÖN En İyi Yönetmen
Yazarın Puanı: 7.6 / 10

Sev Beni (Mehmet Bahadır Er, Maryna Er Gorbach)

Kara Köpekler Havlarken ile yeraltı filmleri klasmanına çok güçlü olmasa da kayda değer bir eser bırakan Mehmet Bahadır Er – Maryna Er Gorbach çifti, bu sefer aşk ve kültürel farklılık temasına yöneliyorlar. Sev Beni, yakın zamanda Elveda Katya ve Öyle Sevdim ki Seni gibi vasatı aşamayan işlerde gördüğümüz “Türk erkeğinin yabancı kadınlarla imtihanı” sorunsalını Ukrayna’ya taşıyarak, bu sorunu en doğru ve gerçekçi şekilde işleyen film olarak iz bırakıyor.

Popülist bir imkansız aşk filmi olup beylik laflar etmek yerine, karakterlerin iletişim – iletişimsizlik, güven – güvensizlik ikilemlerini çoğu zaman derin sessizlik ve bakışlarla vermeye çalışmak filmin en doğru tavrı olarak göze çarpıyor. Güven Kıraç’ın barda genç ve yabancı uyruklu kadınlarla hoplaya zıplaya dans eden ve sokak ağzı doğallığıyla parmak ısırtan performansının ödülsüz bırakılması ise üzücü.

Festivalde Elde Ettiği Ödül: –
Yazarın Puanı: 6.8 / 10

Meryem (Atalay Taşdiken)

Kız Kardeşim: Mommo ile dokunaklı bir taşra filmine imza atan yönetmen Atalay Taşdiken, yine ilk filmindekine benzer bir atmosfer kurarak sinemasını kasaba hikayeleri üzerinden devam ettireceğini gösteriyor. Feza Çaldıran’ın manzara odaklı kareleriyle sinematografik bir iş olan Meryem, aynı başarıyı iç çekimlerde ve hikayesinde tutturamayarak yer yer dizi anlatısına kaçıyor. Özellikle İsmail Hacıoğlu’nun oynadığı karakteri hikayeye etkileyici bir şekilde yedirememesi, yarım kalmışlık hissiyatı yaratarak dramatik yapının bir toparlanıp bir dağılmasına sebebiyet veriyor.

Youki Yamamoto’nun “En İyi Müzik” ödülü alan Japon ezgili besteleri çok iyi olmasına rağmen yörenin atmosferiyle uyuşmuyor. Fakat tüm bu kusurlarına rağmen yarışma filmleri arasında değerlendirdiğimizde öne çıkan Meryem, Yeşilçam’a öykünen yapısıyla Türkan Şoray’ın başkanı olduğu jüriden tahmin edildiği gibi en fazla ödül alan film olarak ayrıldı.

Festivalde Elde Ettiği Ödül: En İyi Kadın Oyuncu, En İyi Görüntü Yönetimi, En iyi Müzik, Dr. Avni Tolunay Jüri Özel Ödülü, Antalya Kent Konseyi Seyirci Ödülü
Yazarın Puanı: 6.2 / 10

Kutsal Bir Gün (Serdar Temizkan)

İki erkek kardeşin hikayesini bir günlük zaman diliminde, karakterlerin bol bol alkol tükettiği bir atmosferde anlatan yönetmen Serdar Temizkan, absürt sinema örneği olarak yenilikçi bir işe imza atsa da türüne göre çok uzun kalan 120 dakikalık süresinin handikabını yaşıyor. Ali Düşenkalkar’ın filmin başından sonuna kadar tutarlı bir şekilde sürdürdüğü “alkolik abi” performansı çok güçlü olunca, tezatlık olsun diye yazıldığı belli olan Arda Kural’ın fazlasıyla düz karakteri de ezilme tehlikesi yaşıyor.

Bu yılki yarışma filmlerinde pek bulunmayan bir özellik olan “teknik kalite” kısmındatatmin eden yapım, kimi yan karakterlerin iyi yazılamamasından dolayı yer yer sarkmaya başlıyor. Bu da filmin başarılı tiyatral yapısına rağmen yarım kalmış bir başarı hissiyatı yaratıyor.

Festivalde Elde Ettiği Ödül: En İyi Sanat Yönetimi, SİYAD En İyi Ulusal Film
Yazarın Puanı: 5.8 / 10

Cennetten Kovulmak (Ferit Karahan)

Tufandan Önce ve Yusuf’un Rüyası gibi kısa filmleriyle tanıdığımız yönetmen Ferit Karahan’ın ilk uzun metrajlı filmi olan Cennetten Kovulmak, politik bir Inarritu sineması örneği gibi dursa da Türk – Kürt meselesini fazla derin sulara girmeden anlatmayı tercih ediyor. Gösterim sonrası söyleşisinde çeşitli tartışmalara konu olan film, bir çok şey söyleme derdine girişince hikayenin kurgusu büyük zarar görüyor.

Gri tonlardaki renk skalası ekseninde belgesel – kurmaca karışımı bir sinematografi anlayışını tercih etmesi, sosyal gerçekçi tabanıyla uyum sağlasa da, ilk filmini çeken bir sinemacının amatörlük – profesyonellik arasında bir denge kuramaması sorunsalına takılıyor. Yine de Ferit Karahan, yarışma filmlerindeki diğer Kürt sinemacıların aksine yetenekli bir yönetmen olduğunu ispat ediyor, fakat Cennetten Kovulmak’ın “En İyi İlk Film” ödülüne layık görülmesi daha hakkaniyetli bir seçim olmaz mıydı diye düşünmeden edemiyoruz.

Festivalde Elde Ettiği Ödül: En İyi Film,  En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu, Jüri Özel Ödülü
Yazarın Puanı: 5.5 / 10

Mavi Dalga (Zeynep Dadak, Merve Kayan)

Altyazı dergisi yazarı ve SİYAD üyesi Zeynep Dadak’ın, Merve Kayan ile birlikte yönettiği Mavi Dalga, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Hubert Bals Film Fonu’ndan Senaryo Geliştirme Destek Ödülü’ne layık görülmüştü fakat görünen o ki, teknik anlamda gayet yeterli bir ilk film olmasına rağmen senaryo hala geliştirilmemiş!

Dramatik yapıdan yoksun bir gençlik filmi olarak nitelendirebileceğimiz Mavi Dalga, ergenlerin taşra bunalımını anlatırken kulaç atmakta zorlanıyor ve yan hikayelerin fazlalığı arasında bir batıp bir çıkıyor. Yönetmenlik, sinematografi, kurgu, müzik ve oyunculukların eli yüzü düzgün olduğu filmde ne yazık ki işin senaryo kısmı için aynı şeyi söylemek mümkün olmuyor. Buna rağmen filmin “En İyi Senaryo” ödülünü alması ise başlı başına bir tartışma konusu!

Festivalde Elde Ettiği Ödül: En İyi İlk Film, En İyi Senaryo, En İyi Kurgu
Yazarın Puanı: 4.5 / 10

Mavi Ring (Ömer Leventoğlu)

Fuat Kav’ın kitabından esinlenerek uyarlanan ve gerçek bir hikayeye dayandığı söylenen Mavi Ring, bir hapishanede yönetimi ve adalet sistemini protesto etme amaçlı açlık grevinde bulunan Kürt siyasi tutukluların havalandırmasız bir mavi ring içine sevk edilmesini ve bu ringin içerisindeki hayat mücadelesini anlatıyor.

Ağırlıklı olarak tek mekanda geçen film, oyuncuların bulunduğu konumun darlığı itibariyle sinematografik olamıyor. Zaten filmin amacı da, derdini söylemek olduğundan sinematografi ikinci planda kalıyor. Fakat atmosferin yaratılmasına ve konunun ciddiyetine rağmen oyunculuklardaki tiyatral hava, asker karakterlere olan tek boyutlu yaklaşım ve bazı diyaloglar inandırıcılık sorunlarıyla yüzleşmemize neden oluyor. Filmden sonra çıkan yumruklu tartışma ve propagandist sloganlar ise hiç hoş değildi.

Festivalde Elde Ettiği Ödül: Behlül Dal Jüri Özel Ödülü
Yazarın Puanı: 3.7 /  10

Uvertür (Alpgiray M. Uğurlu)

Alpgiray M. Uğurlu’nun ilk filmi olan ve ilaç mümessili Atıf’ın çalışma hayatı kaygılarını anlatan Uvertür, ilk film zaaflarının ve handikaplarının çoğunu bünyesinde barındıran bir iş. Yarışma filmleri içerisinde bütçe sıkıntısını en fazla yaşadığı hissedilen ve toplamda sadece 10.000 TL ile kotarılan film, şaşırtıcı bir görsel efekt metaforu ile açılsa da, hemen ardından gelen öğrenci filmi kalitesindeki görüntüsüyle bir ciddiyetsizlik yaratıyor. Sorunlu görüntülere, sorunlu sesler eşlik etmeye, uyumsuz renk skalasının ardından uyumsuz kararlar gelmeye başlıyor.Özellikle bir sahnesinde sevişme sahnesi olacakmış hissiyatı yaratıp (ki filmin gidişatına, gücüne ve karakterler arası tezatlığına büyük katkı sağlayacak son derece gerekli bir sahne olmasına rağmen) böyle bir sahne çekilmiyor. Yönetmeni muhtemelen bunu tercih olarak nitelendirecektir fakat bunun dışardan amatörlük ve oyuncu – yönetmen cesaretsizliği olarak göründüğünü belirtmek gerek. Filmin hem gerçekçi hem absürt olduğunu söyleyebileceğimiz eğlenceli ve leziz diyalogları da genele yayılan büyük teknik sıkıntıların altında ezilmekten kurtulamıyor.

Festivalde Elde Ettiği Ödül: –
Yazarın Puanı: 
2.3 / 10

Uzun Yol (Nihat Seven)

Yarışma filmleri içerisindeki en zayıf filmlerden biri olan Uzun Yol, daha filmin açılış jeneriğinde isminin Ozun Yol şeklinde yanlış yazılmasıyla seyircinin saygısını ve güvenini baştan kaybetti. İlk filmini çeken bir yönetmen olsa bile kabul edilemeyecek bu durumun, 4. filmini çeken bir yönetmene ait olması ve sorunu “Kurgucumuz yabancı, Türkçe bilmiyor” diyerek dile getirmesi kabul edilebilir gibi değil.

Seslerinde ve kurgusunda bariz hatalar bulunan filmi, Samanyolu Tv’de yayınlanan kötü bir Selvi Boylum, Al Yazmalım versiyonu olarak tanımlamak mümkün. Finalinde en dramatik olması gereken sahnede izleyicilerin çoğunun kahkaha atması, filmin durumunu özetler nitelikte. Bu sahnede kahkaha atılmasına neden olan bakışı yapan oyuncu Hakan Yufkacıgil’in “En İyi Erkek Oyuncu”, dizilerdeki basmakalıp kötü adamların bir varyasyonunu canlandıran Ahmet Özarslan’ın ise “En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu” dallarında ödüllendirilmesi ise hemen hemen herkesi şoke eden bir karardı.

Festivalde Elde Ettiği Ödül: En İyi Erkek Oyuncu, En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu
Yazarın Puanı: 1.8 / 10

Kısa Film (Ali Kemal Çınar)

Festivalin en zayıf halkası olan Kısa Film ise, 62 dakikalık kısa süresine rağmen 3 saatlik bir filmden daha uzun olduğu hissiyatı yaratıyordu. Basur sorunu çeken bir kısa film yönetmenini anlatan film, gereğinden uzun ve bıkkınlık veren basur sahneleriyle filmden çıktıktan sonra basur olmuşuz gibi hissettirdi.

5 dakikalık bir diyalog sahnesini filmin ana meselesiymiş gibi gösteren yönetmen, meselesinde “hata” olarak nitelediği şeyleri bizzat çektiği filmde sergilemesi gibi komik bir paradoksa yakalanıyor. Hiçbir karesi “sinema” olmayan filme harcanan 900 TL gibi komik bir bütçenin, adı gibi “kısa film” olarak çekilmeye harcanması çok daha hayırlı olabilirmiş.

Festivalde Elde Ettiği Ödül: –
Yazarın Puanı: 0.7 / 10

 
Yorum yapın

Yazan: Ekim 15, 2013 in Özel Dosyalar

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , ,

50. Antalya Altın Portakal Film Festivali Ödülleri Açıklandı

50-uluslararasi-antalya-altin-portakal-film-4946234_4379_o

En İyi Film: Cennetten Kovulmak / Kusursuzlar

Jüri Özel Ödülü: Rojin Tekin (Cennetten Kovulmak)

En İyi İlk Film: Mavi Dalga

En İyi Yönetmen: Ramin Matin (Kusursuzlar)

FİLM-YÖN En İyi Yönetmen: Ramin Matin (Kusursuzlar)

En İyi Senaryo: Zeynep Dadak, Merve Kayan (Mavi Dalga)

En İyi Müzik: Youki Yamamoto (Meryem)

En İyi Kadın Oyuncu: Zeynep Çamcı (Meryem)

En İyi Erkek Oyuncu: Hakan Yufkacıgil (Ozun Yol)

En İyi Görüntü Yönetmeni: Feza Çaldıran (Meryem)

En İyi Sanat Yönetmeni: Selda Çiçek, Sırma Bradley (Kutsal Bir Gün)

En İyi Kurgu: Çiçek Kahraman (Mavi Dalga)

SİYAD En İyi Film: Kutsal Bir Gün

En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu: Gülistan Acet (Cennetten Kovulmak)

En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu: Ahmet Özarslan (Ozun Yol)

Antalya Kent Konseyi Seyirci Ödülü: Meryem

Behlül Dal Jüri Özel Ödülü: Mavi Ring

Dr. Avni Tolunay Jüri Özel Ödülü: Meryem

Uluslararası En İyi Film: 36

SİYAD Uluslararası En İyi Film: The Strange Little Cat

Akdeniz Üniversitesi Gençlik Jürisi Uluslararası En İyi Film: The Strange Little Cat

En İyi Belgesel: Tek Başına Dans / Fecira

En İyi İlk Belgesel: Mustafa’nın Yaşam Zinciri

Belgesel Jüri Özel Ödülü: Hay Way Zaman

En İyi Kısa Film: Karpuz Cenneti / Patika

Kısa Film Jüri Özel Ödülü: Tornistan

Halkın Portakalı: Yansıma

 
Yorum yapın

Yazan: Ekim 12, 2013 in Haberler

 

Etiketler: , , , , , , , ,

50. Antalya Altın Portakal Film Festivali Ödül Tahminleri

Bu yıl 50.si düzenlenen Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin kazananları bu akşam 21.00’de Cam Piramit’te düzenlenecek ödül töreniyle sahiplerini bulacak. Ulusal Yarışma Filmleri ve festivalin bu yılki genel yapısını değerlendireceğim ayrıntılı bir yazıyı daha sonra kaleme alacağım. İzlediğimiz 10 yarışma filminin hem jüri dinamiklerine göre alacakları ödül tahminlerimi, hem de kendimce hak ettiğini düşündüğüm kişisel tahminlerimi sıralıyorum.

50-uluslararasi-antalya-altin-portakal-film-4946234_4379_o

Altın Portakal’ı Kim Alır?

En İyi Film: Meryem

En İyi İlk Film: Cennetten Kovulmak

En İyi Yönetmen: Ramin Matin (Kusursuzlar)

En İyi Erkek Oyuncu: Ushan Çakır (Sev Beni)

En İyi Kadın Oyuncu: İpek Türktan Kaynak, Esra Bezen Bilgin (Kusursuzlar) (ödül paylaştırılacak diye düşünüyorum)

En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu: Güven Kıraç (Sev Beni)

En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu: Ezgi Çelik (Mavi Ring)

En İyi Senaryo: Emine Yıldırım (Kusursuzlar)

En İyi Görüntü Yönetimi: Feza Çaldıran (Meryem)

En İyi Müzik: Youki Yamamoto (Meryem)

En İyi Kurgu: Serhat Solmaz (Meryem)

En İyi Sanat Yönetimi: Nurdan Tavukçuoğlu (Meryem)

Behlül Dal Jüri Özel Ödülü: Rojin Tekin (Cennetten Kovulmak)

Jüri Özel Ödülü: Mavi Ring

Altın Portakal’ı Kim Almalı?

En İyi Film: Kusursuzlar

En İyi İlk Film: Cennetten Kovulmak

En İyi Yönetmen: Ramin Matin (Kusursuzlar)

En İyi Erkek Oyuncu: Ali Düşenkalkar (Kutsal Bir Gün)

En İyi Kadın Oyuncu: İpek Türktan Kaynak (Kusursuzlar)

En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu: Güven Kıraç (Sev Beni)

En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu: Begüm Akkaya (Mavi Dalga)

En İyi Görüntü Yönetimi: Deniz Eyüboğlu Aydın (Kusursuzlar)

En İyi Müzik: Mavi Dalga

En İyi Kurgu: Theron Patterson (Kusursuzlar)

En İyi Sanat Yönetimi: Marketa Korinkova, Hülya Karakaş (Sev Beni)

 
Yorum yapın

Yazan: Ekim 11, 2013 in Özel Dosyalar

 

Etiketler: , , , , , ,

12. Filmekimi Değerlendirmesi ve Puan Listesi

Bu sene 12.si düzenlenen Filmekimi, programıyla bu sene festival severleri mükemmel bir seçkiyle heyecanlandırdı. Dünya sinemasından bu sene çok konuşulan “La vie d’Adele” ve “Moebius”un yanı sıra, “Only Lovers Left Alive”, “Heli”, “Le Passe”, “Fruitvale Station”, “A Field in England” gibi önemli ve merak edilen filmleri izleyiciyle buluşturdu. Türkiye’de bilinçli olarak vizyona sokulmayan “Sen Aydınlatırsın Geceyi” ise Filmekimi için toplam 3 seansta %100 doluluk oranıyla izleyiciyle buluştu. Salonlar yine %99 doluluk oranına ulaştı ve sürpriz film olarak getirilen, daha önce kimsenin duymadığı “Locke”, çoğu kişi için festivalin güzel sürpriz filmlerinden biri oldu. Festival atmosferi yine tıklım tıklım dolu olan Atlas, Beyoğlu ve Nişantaşı City’s sinemalarında her yıl olduğu gibi doruktaydı. Bu atmosfer eşliğinde bu yıl Filmekimi’nde gösterilen filmlerden izlediklerime dair hem kendi kişisel beğeni listemi hem de bu filmlerin “En”lerini baz alarak bir liste oluşturdum.

12. filmekimi

12. Filmekimi Puan Listesi:

1) La vie d’Adele (Abdellatif Kechiche): 10 / 10

2) Locke (Steven Knight): 8.9 / 10

3) Only Lovers Left Alive (Jim Jarmusch): 8.5 / 10

4) Sen Aydınlatırsın Geceyi (Onur Ünlü): 8.3 / 10

5) The Congress (Ari Folman): 7.9 / 10

6) When Evening Falls on Bucharest or Metabolism: (Corneliu Porumboiu): 7.8 / 10

7) Moebius (Kim Ki-Duk): 7.5 / 10

8) The Lunchbox (Ritesh Batra): 7.5 / 10

9) Ain’t Them Bodies Saints (David Lowery): 7.3 / 10

10) Le Passe (Asghar Farhadi): 7.2 / 10

11) Omar (Hany-Abu Assad): 6.7 / 10

12) Heli (Amat Escalante): 6.7 / 10

13) Like Father, Like Son (Hirokazu Kore-Eda): 6.2 / 10

14) Fruitvale Station (Ryan Coogler): 6 / 10

15) The Look of Love (Michael Winterbottom): 5.4 / 10

16) Gloria (Sebastian Lelio): 4.6 / 10

17) Les Salauds (Claire Denis): 3.9 / 10

18) The Canyons (Paul Schrader): 2.7 / 10

En İyi Film: La vie d’Adele

En İyi İlk Film: The Lunchbox

En İyi Keşif/Sürpriz Film: Locke

En “Arıza” Film: Moebius

En “Cesur” Film: La vie d’Adele

En “Underrated” Film: The Congress

En “Overrated” Film: Gloria

En Kötü Film: The Canyons

 

 

 

 

 

 

 
 

Etiketler: , ,

Fil’m@9 Premier “11 Ekim Cuma”

Giderek serinlemeye başlayan havaların en keyifli etkinliği, uluslararası festivallerde dikkatleri üzerinde toplayan kısa filmlerden oluşan seçkisiyle yeniden karşınızda! İstanbul’un hoş mekanlarını samimi bir sinefil ortamına çeviren Fil’m@9, haftaiçinin koşturmacasını biraz olsun unutmak için kaçırılmaması gereken bir seçenek.

Her gösterimde olduğu gibi misafirlerine DJ performansıyla keyifli dakikalar yaşatan etkinlik, bu kez Irak, Polonya, Almanya ve İngiltere’den kısalarla sinemaseverleri ağırlıyor.

fil'm@9 premier1
Eylül seçkisinde gösterilen ve oldukça beğeni toplayan Baghdad Messi (2012) filminin yönetmeni Sahim Omar Kalifa’ya ait Land of Heroes (2011) izleyicilerin beğenisine sunuluyor.

Staten Cousins-Roe’nin yönettiği İngiliz kara mizah örneği This Way Out (2013) etkinliğin önemli kısalarından biri olarak yerini alıyor.

Seçkisinde yerli yapımlara hassasiyetle yer veren ve gösterimlerinin akabinde film ekipleriyle kısa söyleşiler gerçekleştiren Fil’m Hafızası, bu defa Merve İnce’nin yönettiği Gassal (2012) filmine odaklanıyor.

Bloom’un ev sahipliğindeki Fil’m@9’un medya sponsorluğunu Açık Radyo ve Kültür Mafyası üstlenirken, özel medya eğitiminde dünya çapında önemli bir yeri olan SAE Enstitüsü etkinliğe proje desteği veriyor.

fil'm@9 bloom
Fil’m Hafızası ile keşfetmenin keyfi, sonbaharda da devam ediyor.

Etkinlik biletlerini 30 Eylül itibariyle Biletix web sitesinden, satış noktalarından ve etkinlik akşamı mekan girişinden temin edebilirsiniz.

Bilet fiyatı: 29,5 TL (Biletix hizmet bedeli ve kredi kartı komisyonu dahildir)

PROGRAM
20:00 Kapı Açılış
21:00 Fil’m@9 Premier (1. Bölüm)
22:00 Quiz Show
22:15 Ara
22:30 Fil’m@ Premier (2. Bölüm)
23:30 DJ Tim Owens

FİL’M@9 PREMIER SEÇKİSİ

Land of the Heroes (2011) 

Sahim Omar Kalifa / Irak / 17’

1988 yılında Irak ve İran sıcak bir savaşın içindedir. Bu, dayanılması güç ortamda Spiderman hayranı Iraklı Dilleer ve kız kardeşi Zienee, üstüne bir de Malo’nun zorbalıklarıyla baş etmek zorundadırlar.

land of the heroes

This Way Out (2013)

Staten Cousins-Roe / İngiltere / 19′ 

“Bırakın sizin için yapalım” mottosuyla yola çıkan bir intihar kliniği finansal kriz yaşamaktadır ve acilen intihar edecek birilerini bulmak zorundadır. Öyle ki müşterilerinden birinin reşit olmadığı gözlerinden kaçmıştır. İngiliz kara mizahıyla harmanlanmış film ölüm gibi karanlık bir konuyu farklı bakış açısıyla ele alıyor.

this way out

Gassal (2012) 

Merve İnce / Türkiye / 10’

Tecavüz sonucu hamile kalan Demet, doğurduğu kızını büyütmek için ölü yıkayıcılığı yapmaktadır. Hayatı ölüm, yaşam, şizofrenik hayalleri, inanç ve ibadet çemberinde ilerlerken mezara gönderdiği ölülerden farksızdır. Birçok festivalde beğeni toplayan film Demeter’in mitolojik öyküsüne saygı duruşu niteliğindedir.

gassal

Light Years (2012)

Florian Knittel / Almanya / 25’

Finn, istediği uzay görevi için seçilmiştir ancak ailesini bırakıp gideceği için kendisini iyi hissetmemektedir. Gördüğü kabuslar ve yaşadığı dejavular yüzünden sıkıntısı giderek katlanırken, aslında tüm bunların gizli bir anlamı olduğunu keşfeder.

light years

Frozen Stories (2011)

Grzegorz Jaroszuk / Polonya / 26’

Hayallerinizi elinizle tutabilir ya da gözünüzle görebilir misiniz? Gündelik gelgitler içinde yaşamdan bezmiş iki süpermarket çalışanı, patronlarınca cevaplamaları zorunlu tutulan “Hayattaki amacınız nedir?” sorusunun yanıtını bulmak amacıyla bir araya gelir. İki gün içinde yanıt vermeleri istenen bezgin ikili için yapılacak tek şey, “Ayın En Mutsuz İnsanı” programına katılmaktır.

frozen stories1

http://www.filmhafizasi.com

 
Yorum yapın

Yazan: Ekim 2, 2013 in Haberler

 

Etiketler: , , , , , , , , , ,